Barış ile yattık, barış ile kalktık.
Oysa ne güzel bir sözcük barış…
Her yere, her duvara, her sokak başına yazsan kimse itiraz etmez.
Barış isteyenlerin asıl derdi savaş olunca, kimse özlenen barışa erişemedi.
Yani çözüm sürecinde ‘barış istiyoruz’ diyen teröristler ve arkalarındakiler o günde barış istemiyordu, bugünde istemiyor.
Zaten bugünlerde istemediklerini alçak saldırılarıyla yüreğimiz yanarak görmekteyiz.
Elazığ’ı PKK.
Gaziantep’i IŞİD patlattı deniyor.
Ha PKK, ha IŞİD fark var mı?
***
Türkiye’nin gündeminde artık ‘iç savaş’ senaryoları var.
Türkiye’de artık iç savaş konuşuluyor.
İç savaş ile ilgili uyarılarda bulunuluyor.
Vay gözüm ne hallere düştük göresin…
Görüp de halimi ahvalimi bilesin…
Nereden nerelere geldik.
Güven yok.
Huzur yok.
İstikrar yok.
Yarınlardan endişe eder olduk.
***
Ekranlarda sihirli sözcüklerle geçiştirilse de gerçekler güneş gibi ortada.
Türkiye patlıyor yetkililerden açıklama yerine gazeteci gibi saldırının detay bilgileri geliyor.
Muhabir edasıyla patlamaların nasıl gerçekleştiğini aktarıyorlar.
Çözüm sıfır…
İçişleri Bakanı 81 vilayetin 76 tanesinin bir dönem paralel emniyet müdürleriyle yönetildiğini söyleyebiliyor mesela.
***
İktidar görüntüde kudretli, gerçekte aciz.
Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun ne yapmaya çalıştığını anlayabilen yok.
MHP lideri Bahçeli her zamanki gibi sadece açıklama yapıyor, terörün beli kırılacaktır falan filan…
Sözün özü ne iktidarda umut var, ne muhalefette.
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.
Allah sonumuzu hayır etsin.
Tek güvencem feraset sahibi necip Türk Milleti’dir.
Yine kendi göbek bağını kendi kesecek, haine ve zalime fırsat vermeyecektir.
Gazi vilayetimiz bir kere daha gazi olmuştur.
Lakin şehit düşmeyecektir…
Selametle.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Açılışı ardından toplanıp, vatandaşa sergilenmeyen fotoğraf sergisini.
*FETÖ operasyonlarında serbest bırakılan bazı isimleri.
*Askeri birlik beklentileri havada kalan, kaderine terk edilen, yarınlara umutla bakamayan ve her gün eriyen vilayeti.