Canım Anne’min ölümü nedeniyle geçtiğimiz hafta bu köşede sizlerle birlikte olamadık. 
Öncelikle, 83 yaşında bizleri yalnız bırakan,  sevgili Anne’min ölümü nedeniyle, cenazemize katılan, bizlerin yanında olan, telefonla veya elektronik ortamda bizleri arayarak taziyelerini belirten tüm tanıdık, akraba, dost ve arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, Yüce Mevla’dan onlara sağlık, esenlik, sıhhat diliyorum.
Hepinizin bildiği gibi Bölgesel Amatör Lig 4. Grupta mücadele eden Sorgun Belediyespor şampiyonluk mücadelesi için çıktığı bu yolda, hedefe doğru ilerliyor. Şampiyonluk amacıyla kadro kuruldu, ona göre transferler yapıldı, ona göre hocalar getirildi. Hocalarımız ve yönetimde bu çerçevede çalışmalarını yaparak şampiyonluk sevincini yaşatabilecek bir takım oluşturdu.
Oluşturulan bu takım iyi de başlangıç yaptı. Zaman zaman bizleri ‘Bu takımı kimse yenemez’ düşüncesine götürecek kadar iyi futbol oynadı, zaman zaman da tüm taraftarlarını karamsarlığa sürükledi. Devre arası yapılan isabetli transferler takıma büyük katkılar sağladı. Böyle olunca, haklı olarak da bu takımdan hepimiz şampiyonluk beklemeye başladık. Ancak umulmadık bir şekilde Çarşamba’da aldığımız ağır yenilgi bizleri çok üzdü. Bunlardan da önce ilk yarıda Gümüşhane’de oynadığımız Kelkit Hürriyetspor ve burada oynadığımız Yıldızeli maçında kaybettiğimiz 2 şer puan hiç hesapta yoktu. Bu maçlarda sayamayacağımız kadar  pozisyona girmişiz ve bunlardan sadece birer tanesini gol ile sonuçlandırabilmişiz.
Üç puanın çantada keklik olduğu maçlarda bile, büyük ümitlerle alınan Ali Kunter, bir türlü takıma uyum sağlayamayıp, bir türlü kendi egolarından kurtulamayınca, takımımız Sorgun Belediyespor hiç kimsenin beklemediği puanlar kaybetti. Tüm bu olumsuzluklar içinde bile ilk yarıyı puan cetvelinin çok iyi bir yerinde tamamladı.
Ligin ikinci yarısına Antalya ‘da hazırlanan takımımızda, sakatlanan Ali Kunter ile takımın ilişiği kesildi ve yerine Metin Telle getirildi.
Telle’yi ilk kez Kelkit Hürriyetspor maçında izledim. Ayağının tozuyla maça çıkan Telle’nin, bu maçta yaratılan 22 pozisyonun, 16 sının içinde bulunması ve 3 gol atarak Hat Trick yapması, Sorgun Belediyespor’un forvette yaşadığı sorunun çözümü gibiydi.
Kim ne der, nasıl değerlendirir bilmem ama, Metin Telle, Kelkit maçında her pozisyonun içinde olan, her pozisyonda topa vurabilen ve vurduğu her topta da kaleyi görebilen bir oyuncu imajı yarattı bende. Üstelik, Ali Kunter gibi hiçbir genç futbolcuya yaptığı hatalardan dolayı kızmıyor, onları oyuna küstürmüyor, onlara yaptığı hataların normal olduğunu ifade ederek oyunda kalmasını sağlıyor. Bu durum Sorgun Belediyespor için gerçekten, ama gerçekten çok önemli bir kazançtır. Ben bu oyuncuyu takımımıza kazandıran yöneticimiz Metin Yücel’e önce teşekkür ediyor, sonrada bu değerli futbolcumuza ‘Hoş geldin Telle’ diyorum.’
iyi transfer yapmak çok zordur. Hele hele iyi forvet bulmak daha da zordur.  Sevgili Metin Yücel bunu gerçekleştirdi. Feridun Hoca da sanıyorum bu transferden çok memnun.
Feridun Hoca fazlasıyla şampiyonluk mücadelesine kilitlenmiş. Bunun içinde zaman zaman kendisinden beklenilmeyen tepkilere şahit oluyoruz. Bunun en canlı örneğini da son oynanan Erbaa Güreş İhtisas maçında gördük.
Sevgili Hocam, ‘Sakin ol, bilgin ve görgün heyecanının önüne geçsin. Sen sen ol rakibini küçük görme. Kimi zaman temkinli, kimi zaman atak, kimi zaman da sabırlı ol. Sana dışarıdan bakan biri, seni sabrınla Mevlana, azminle dağları delen Ferhat gibi sansın.
Erbaa maçında takımımız iyi oynadı. Bu maçta tamı tamına 17 net pozisyon yakaladık. Bunlardan dördünü gole çevirdik. Ben bu maçta, Metin Telle’ yi biraz daha forvet arkası, Emre’yi forvet oynuyor gibi gördüm.  Çünkü, Kelkit maçında ceza sahası içerisinde tüm gol pozisyonlarının içinde olan Telle, bu maçta kendini fazla gösteremedi. Daha az pozisyona girdi, ama yinede golünü attı. Şimdi önümüzdeki hafta benim bu ligdeki çok taktir ettiğim, son maçların en formda ekibi Soyaspor maçı var. Bu maç şampiyonluk yolunda en çok korktuğum maçtır. Soyaspor’u çok seven ve ona her şeyiyle destek olan, onu bu ligde tutmak için elinden geleni de yapan, çalışkan bir başkanı var. Bu kadar takımına aşık olan bir başkan, bırakın takımının kümede kalmasını, şampiyon olmasını bile hak ediyor. Biz de takım olarak bu şampiyonluğa kilitlendik. O zaman akıllı olalım. Akıllı futbol oynayalım. Öyle haldır haldır rakip kaleye saldırmayalım. Bizim süratli topçularımız var. Onlara güvenelim. Zara ve Çarşamba’nın düştüğü hataya düşmeyelim. Ne deyim? Herkes sana imparator diyor, hadi bakalım göster imparatorluğunu!!!