Spor salonundan fotoğraf çektik çıktık.
Terminal kavşağındayız ve Seyfi Çelikkaya gördüğü bir manzaranın fotoğrafını çekti.
Karşıya geçmiştik ki arkamızdan bir tok ses ‘Hey şapkalı!’
Döndük iki polis memuru.
Buraya gelin diye bizi çağırdı.
Bu arada bana ‘Sen niye gülüyorsun!’ diye bir çıkışta bulundu.
Terminal kavşağının polis okulu ve jandarma alayına yakın bir nokta olduğunu ve niye fotoğraf çektiğimizi sorarak GBT sorgulaması yapacağını söyledi ve kimliklerimizi istedi.
Her şey normal, olması gereken şeyler de üslup bizi üzdü ve rahatsız etti.
Yani, ‘Hey sen şapkalı!’ diye çağrıda bulunmak ve ‘sen neden gülüyorsun’ tarzı cümleler hoş değildi.
Kendi halimizde, sohbet ederek yürüyoruz ve gülüyoruz.
Tamam, GBT’mi sorgulayabilirsiniz ama hislerimi ve yüz mimiklerimi de mi sorgulayacaksınız.
Biz sizlere her zaman saygı ve sevgiyle yaklaşıyoruz, sizden de aynı saygıyı görmek istiyoruz.
Yoksa aramanız, sorgulamanız, tetkik etmenizde hiçbir sakınca yok.
Selametle…
YASAKTI

Bir dönem yasak gibi bir şeydi.
Çoğu insan ağzına dahi alamıyordu.
Mırıldanamıyordu bile.
Devletin içine sızan hainler ciddi rahatsız oluyorlardı.
Rahmetli Dilaver Cebeci’nin ‘Türkiyem’ şiirinden bahsediyorum…
O dönemler yasak olmasına rağmen, biz bu şarkıyı duyduğumuz her yerde eşlik ediyorduk.
Cennet vatanımızı anlatan bir şarkıya eşlik etmekten doğalı ne olabilir ki?
Şimdi dün Cumhuriyet Alanı’nda Gençlik Haftası kutlamaları vardı.
Bir grup öğrenci ‘Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa!’ sloganlarıyla geldi alana.
Törende meşhur ‘Türkiyem’ şarkısını da çaldılar.
Ne de olsa alanlarda ve meydanlarda tutulan demokrasi nöbetlerinde, Türk insanının hissiyatını bu şarkı ortaya koymuştu.
Gençler şanlı ecdadın mehter marşlarına da hep bir ağızdan eşlik etti.
Mutlu olduk…
HOCAYI BULDUK
Bu köşeyi okuyanlar bilir.
Spor ve futbol konusunda pek kalem oynatmam.
Dün Yozgatspor yeni teknik direktörüyle anlaşma sağladı.
Memduh Fidan, Yozgatspor’un yeni hocası oldu.
Hayırlı-uğurlu olsun.
Görevinde başarı dilerim.
Aklıma takılan şu oldu.
Biz şimdi Feridun Dündar ile yolları ayırdık ya.
Böyle mi ayırmalıydık?
Zor bir süreçte bir çağrıyla takımın başına getirmiştik Feridun Hoca’yı.
Feridun Hoca’nın diğer hocalardan farkı ‘Yozgatlı’ olmasıydı.
Hani bir teşekkür ve veda toplantısı yapılamaz mıydı?
Kendisine katkısı ve emeği için teşekkür edilemez miydi?
Kucaklaşıp, helalleşsek daha güzel olmaz mıydı?
Neticede Yozgat’ın bir evladıydı.
Yozgatlı olmak bazen ucuz olmak gibi geliyor bana.
Yeni sezonun ve yeni hocanın hayırlar ve başarılar getirmesini temenni ederim.
Selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Pazar günü il kongresini gerçekleştirecek olan MHP’yi.
*Yatırımları yerinde inceleyen milletvekili Yusuf Başer’i.