Bir televizyon programında illerimizle özdeşleşen meyveler, sebzeler anlatılırken programı sunan kişinin iki lafından biri kaysı, kaysı, kaysı oldu.
Kayısıya kaysı denmesi durumu herkesin herkeş diye ifade edilmesi gibi midir? Hele bir de herkeşler dendiğinde söyleyen kişi bir o kadar sempatik geliyor insana nedense. Herkeşler diyen samimidir, candır…
Televizyonun, cep telefonunun, bilgisayarın vs hastanesi olur da koltuk döşemenin hastanesi neden olmasın? O da var artık.
Sosyete mantısı söylemi kulağa nasıl gelirse gelsin tarifine birebir uyularak yapılıp yenildiğinde doğrusu mideye iyi geliyormuş da haberim yokmuş diyorlar.
Bugün 27 Şubat çarşamba günü ikinci cemre de suya düştü.
Cemrelerin önce havaya, sonra suya daha sonrada toprağa düştüğü söylenir. Birer hafta arayla oluşan düşmelerin sonuncusu da bu durumda Martın 6’sı oluyor. Birincisi mi? O, 20 Şubat çarşambaydı.
İşte o zıman havalamız, sulamız, topraklamız ısını ısınıvecek gari…
***
PAKLAVA
Temel Dursun’a sorar.( Bu seferki soru Fadime’ye sorulmamış.)
“ Bugün öğleye doğru çok güzel bir şey yedum”
Pil bakayum nedir?
_ Ne pileyum.
_Pi kolaylık olsun sana. Yediğim şey “p” harfi ile paşlayı.
_Pilav
_Naaaayır!
_Patlıcan
_Nolamazzz!
_Peki, o halde sen söyle ne yeduğini.
_Paklava
*
Zengin çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
Hz. Muhammed(s.a.v)