CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, partesinin Trabzon daki kongresinden, tüm Türkiye'ye 'Son zamanlarda bürokrasinin ağır işlediğine dair şikayetler gelmeye başladı. İmza atmaktan imtina eden, yeni projeler üretmekte yetersiz kalan hiçbir bürokrat bulunduğu makamı fuzuli yere işgal etmesin. Bunun affı yok, versin istifasını çeksin gitsin. Bizim işimiz var, yapacağımız çok şey var' diye seslendi. Bu sesleniş, Yozgat hariç Türkiye'nin 81 ilinden 80'inde, ilçesin, beldesin, köyünde, mezrasında yankı bulduğunu, bürokratların bu uyarıları dikkat alıp, tartıştıklarını tahmin ediyorum...
KİMSE ALINMADI!..
Yozgat'ta görev yapanların hiçbirisinin bu uyarıdan kendilerine pay çıkarttıklarını sanmıyorum. Çünkü bizim bürokratların önemli bölümü görev ve sorumluluklarının gereğini fazlasıyla yerine getirdiklerinden eminler. İstisnalar kaideyi bozmayacağı için, getirildiği makamda en iyi hizmeti sunabilmek için çaba sarfedenleri, aynı kategori de değerlendirmiyorum. Ama sırtını bakana, milletvekiline, iktidar partisinin yöneticilerine dayayıp, sadece buralardan gelen talepleri yerine getirmeyi 'görev' kabul edenlerden söz ediyorum. Bu insanlar, göreve getirildiklerinde, altını çizmek için tekrar ediyorum 'göreve getirildiklerinde' kurumun var olan özelliklerinin önemli bölümü artık yok olmuştur. Örnek vermek için söylüyorum; göreve getirildiğinde bin lirası bulunan kurumun kasasında fareler çift kale maça başlamıştır. Ancak, kurum müdürü Ankara'dan açılan telefon ile birlikte ayağa kalkıp, önünü iliklemek suretiyle görev ve sorumluluğunu yerine getirmiş olmanın mutluluğunu doya doya yaşamaktadır. Koltuğunu koruma adına, bu şehrin önüne engeller çıkartıp, bunun adına da 'yatırım' veya 'hizmet' diyenler de, Cumhurbaşkanı'nın uyarısından, tepkisinden zerre etkilenmemiştir...
UMARIM DEĞERLENDİRİLİR...
Yozgat'ta 'ben yaptım oldu' anlayışı, 'bakandan, milletvekilinden onay aldım, tamamdır' noktasına taşınmıştır. Gariptir, 'onay aldım!' dediği konuyla ilgili bakanın, milletvekilinin haberi bile yoktur, eminim. Gitmiştir, 'biz bunu böyle yapıyoruz' demiştir, siyasetçi de, 'tamam, bize düşen neyse yaparız' yanıtını vermiştir. İlgili kurum yöneticisi, yapılmak istenilenle ilgili ayrıntı vermemiştir, emin olabilirsiniz. Sonra sorun bir şekilde siyasetçiye iletildiğinde veya sorulduğunda 'haberim yok!' demiştir/demektedir. Böyle yapılınca, Yozgatlı hizmeti eksik almakta, kişi koltuğunu korumaktadır. Ama bilmez ki; bu kevran böyle gitmez. Hizmet eden, proje üreten kalıcı olur. Üretmeyen, siyaseten getirildiği koltuğu babasının çiftliği gibi gören, gün gelir bunun hesabını vermek durumunda kalır. İşte Cumhurbaşkanının uyarısı, seslenişi budur, bu yöndedir. Tabi ki; anlayana...