Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamak üzereymiş. Öğrencisi mezun olmadan önce hocası son bir ricada bulunmuş. Öğrencisine demiş ki;
    “Yaptığın son resmi şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın? Resmin yanına kırmızı bir kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi unutma.”
    Öğrencisi, ustasının bu istediğini yerine getirmiş. Bir gün sonra gelip baktığında resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam üzülmeden yeniden resme devam etmesini önermiş.
    Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez yanına bir paket dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş. Yanına da insanların beğenmedikleri yerlerini düzeltmelerini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış.
    Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş:
    “İlkinde insanlara fırsat eşitliği verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatta resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
    İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. Unutma ki emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın. Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma ve asla bilmeyenle tartışma.”
TÜYAP
    29. İstanbul Tüyap kitap fuarına ilk katılışımdı. Bitmesine 2 gün kala ordaydık. Beylikdüzü’ndeki fuara gidiş gelişimiz yaklaşık 3 saat sürmesine rağmen değdiğini hissettim.
    Bir emekli öğretmen olarak öğrencilerin, emeklilerin ücretsiz olarak giriş yapabildiği kitap fuarı ve sanat fuarı bana kendimi ayrıcalıklı hissettirdi.
    Tüyap’ı görünce kelimenin tam anlamıyla gözlerim, ruhum bayram etti. Benim gibi tüm kitapseverler oradaydı. Bu durum beni çok etkiledi. Otobüsleriyle gruplar halinde çevre illerden gelen ilköğretim öğrencileri ise ortamı renklendirdiler.
    Salonların, standların neredeyse tıklım tıklım olduğu fuarda imza günü ve söyleşi yapan yazarları görüp tanıma fırsatımız oldu. Etkinlik takvimine göre zamanımızı değerlendirdikten sonra en seçkin ve en yeni kitapların bulunduğu Tüyap kitap fuarından ayrılırken “Asla öğrenmeyi öğrenmekten vazgeçme” diye kendi kendime bir kez daha söz verdim.
** ** **
Haftanın incisi: Cesur ol, değilsen bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz. Montaigne