Ben doğma büyüme Yozgatlıyım. Her zamanda Yozgatlı olmaktan gurur duydum. Bir çok platformda Yozgat’ı gururla temsil etmeninde haklı gururunu yaşadım çok zaman...Bu yüzden ne yapılacaksa Yozgat’a en iyisi olsun isterim.
Ama hep de belirtirim önce alt yapı. Önce insan zihniyeti... Önce gereksinimler... Bunları oluşturduktan sonra yapılmalı ne yapılması gerekiyorsa...
Yıllarca mücade ettik, üniversite üniversite,alt yapısı oluşmadan yapıldığı için bir çok aksaklığını yaşadık. Büyümek, daha da gelişmek için harcanması gereken paralar malum alt yapıya, yurda, otobüse, nebiliyim anlamsız bir çok şeye harcandı.
Geçenlerde bir sosyal paylaşım sitesinde ‘"Yozgat'a havaalanı istediklerini ve bunun şart olduğunu" belirten bir grup oluşturmuş bir kaç Yozgatlı gence ratsladım.
Bencede şart amaaa önce alt yapı. Kaç kişi uçakla seyahet edecek, üniversite öğrencisi memleketine gititği zaman bile suyu çekilmiş değirmen gibi olan Yozgat’ta kaç kişinin havaalanına illa ihtiyacı var.
Tamam, tam teşekküllü bir havaalanı yapıldı diyelim. Yozgat'ta kim binecek uçağa? Tarlasında yetiştirdiği 5 kilo fasülye, 10 kilo salatalığı Yozgat'ta satmak için Salı ve Cuma günleri gelen köylü mü binecek? Yoksa işsizler kahvehaneye gitmekten sıkılıp "Her gün kahve, her gün Lise Caddesi bıktık, bugün de bir Roma veya Paris yapalım" diyecekler de onlar için mi istiyorsun? Diye sormazlar mı adama?
Biraz gerçekçi olmak lazım. Biraz realist bakmak lazım sorunlara. Önce Yozgatlının cebine uçak bileti alacak paranın girmesini sağlayacaksın. İstihdam alanları açacaksın, "mevcut fabrikayı kapatmadan" fabrika açacaksın, tarımı hayvancılığı destekleyeceksin. Havaalanını sonra yapacaksın. Buraya, değil havaalanı, NASA üssü de kursan, cebinde uçak biletine verecek parası olmayan Yozgatlı için mevcut göçü hızlandırmaktan başka hiç bir işe yaramaz.
Yani, bir şehre havaalanı yapmadan önce o şehrin gelir düzeyine bakarsın, nüfusuna bakarsın. Sürekli göç veren, alım gücü sürekli düşen, nüfusunun yarısından fazlası açlık sınırının altında aylık gelir hayatta kalmaya çalışan, kalan kısmının da işsizlikten ne yapacağını şaşırdığı, sosyal yardımlaşma fonlarının verdiği 3 kap yemeği almak için saatlerce uzun kuyruklarda beklediği bir şehre havaalanı yapmak, bunu istemek garip bence.
Mesleğim gereği yakinen biliyorum. Dünyanın ismi duyulmadık bir ülkesinde bile bir Yozgatlı bulunuyor, biz de bununla gurur duyuyoruz ve "Vay be ne memleketiz, dünyanın her yerine kök salmışız" diyoruz. Aslında düşündüğünde, bir insanın kendi memleketinde ekmek bulamayıp, yarı aç yarı tok, gurbet ellerde, evinden, toprağından, yurdundan, akrabalarından uzakta yaşıyor olması ne acı, değil mi?
Senelik iznini memleketinde geçirmek için, en az 4-5 gününü yolda harcayarak, bir yıl boyunca dişinden, tırnağından artırdığıyla, artıramayan ise kredi çekerek içindeki memleket ve aile hasretini bir nebze olsun hafifletmek için gelmiyor mu?
Diyebilirsin ki, en azından havaalanı olursa gurbetçilerimizin işine yarar, yurtdışından gelip giderler. Ama inan bu da olmaz. Çünkü uçakla gelip gitmek, özel araçla gelip gitmekten daha pahalıya maloluyor. Nasıl mı? Ufak bir hesap yapalım; izne gelecek gurbetçinin izin süresi boyunca kullanacağı özel eşyaları ve giyecekleri zaten bagaj limitini aşıyor. Bunların yanında eşe dosta bir kaç hediye dese, ekstra bagaj masrafı var. İzin süresi boyunca ulaşım, başlı başına bir bütçe. Hani yazının başında önlenemeyen bir göç var demiştik ya, bu gurbetçimizin 5-6 köyde, ilçede veya şehirde akrabaları da muhakkak oluyor. Gelince onları da görmesi ve bunun için de epey bir bütçe ayırması gerekiyor. Zaten adam bunun için gelmiş. Uçak bileti gidiş dönüş alındığı için gidiş günü de belli, dakika geciksen uçak da kaçıyor, bilet de yanıyor. Gurbetçi, izin öncesi bütçesini düşünüyor ve sonuç itibariyle arabası olan arabasıyla, arabası olmayan araba kiralıyor ve yolda başına ne geleceğini bilmeden gözünü karartıp memleketine gelmek için yola çıkıyor. Dönüşte de yine aynı cesaretle güle oynaya yaşadığı şehre dönüyor.
Uçakla gelip giden kesimi de unutmayalım ama toplasan 1 uçak dolusu gurbetçi bile etmez. Onlar da ya çok önemli ve acil bir iş için veya bir yakınının vefatı sebebiyle havayolunu seçiyor.
Değişik dönemlerde değişik zihniyetlerle,Türkiye'nin değişik illerine yapılan havalimanlarını bir araştırın bakalım. Kaç tanesinde ayda 1-2 seferden fazla sefer düzenleniyor, kaç tanesi sinek avlıyor, kaç tanesi atıl (kullanılmaz) durumda, kaç tanesinin personeli mesaisini çift kale maç yaparak dolduruyor.
Sonuç olarak Yozgat'a havaalanı yapılması, yerine yapılabilecek daha önemli bir yatırımın önünü keseceği için Yozgat adına önemli bir kayıp olacaktır. Yozgat'ın bundan sonra Ankara'dan isteyeceklerini ince eleyip sık dokuduğu bir liste haline getirmesi ve bu listeye göre hareket etmesi gerekmektedir. Bu listede havaalanının yeri son sıralarda olmalıdır. Çünkü Yozgat'ın çözmesi gereken daha önemli sorunları var.
Yozgat'ın daha önemli sorunları varken ve bu sorunlar çözülmeden önce yapılacak bir havalimanı, Yozgat için faydasız, gereksiz bir lükstür.