Yozgatlı çiftçiler bu yılki hasadın ardından özellikle dün şehre akın ederek şehirde gözle görülür bir yoğunluk oluşturdu. Köylerdeki işlerini toparlayan ve tarlasındaki ürünü satıp cebine senede bir defa para koyabilen çiftçi ailesiyle birlikte şehrin yolunu tuttu.

Özellikle Un Pazarı ve civarındaki manzarada yoğun bir alışveriş trafiği ve çarşıda gözle görülür bir kalabalık göze çarpacak kadar belirgindi. Köylü hasat işlemini tamamladıktan sonra ilk olarak akaryakıt aldığı benzinlikçinin, sonra gübre ve ilaç aldığı esnafın borcunu ödedikten sonra cebinde kalan son kuruşunu da ailesine harcamak üzere Yozgat’ın yolunu tuttu.

Okulların açılmasına az bir süre kala köylü vatandaşlarımız çocuklarına kırtasiye alışverişi, hanımlarına ve kendine bir iki parça giyimlik kıyafet aldı. Bu küçük miktarlı birkaç kuruşluk alışveriş bile Yozgat esnafına bir canlılık getirdi. Büyük Cami çevresi, Sarraflar Caddesi, Un Pazarı şehre yakışır bir yoğunluk yaşadı dün.

Yozgat sektörel bazda tam olarak adı konulamayan kentlerin başında geliyor. Yani ne tam olarak üniversite kentiyiz diyebiliyoruz, ne de tarım kentiyiz diyebiliyoruz. Sanayiden yoksun olduğumuz apaçık bir gerçek.

Demem o ki Yozgat’ın tarımsal ürün çeşitliliğini artırabilsek, yılda bir kez hasat yapmak yerine ürün çeşitliliğiyle bunu birden fazlaya çıkarabilsek senede bir kez yaşanan o yoğunluk ve ticari canlılığı altı ay görebiliriz belki.

Çiftçinin ödediği faiz oranları, zirai ilaçların pahalılığı ve ithal ürün fazlalığı, mazottan alınan vergiler özellikle başta Yozgat gibi Anadolu çiftçisini perişan etmekte ve çiftçinin kalkınmasını doğrudan etkilemekte. Yozgat çiftçisi bu yıl doluyla mücadele etti.

Doğal afete maruz kaldı ancak ona rağmen tarlasında yaptığı hasatla birkaç günde olsa, bir haftada olsa Yozgat’ın ekonomisine canlılık getirdi bu göz ardı edilmemeli ve üstüne düşülmeli bence.