Yanlış hatırladığımı sanmıyorum...
Çedaş yöneticileri geçen yıl düzenledikleri basın toplantısında, Yozgat il genelinde yapılan yatırımları sıralandı, yapılan bu yatırımlar ile elektrik arızalarına son verileceği gibi ani elektrik kesintisinin olmayacağı, yüksek veya düşük voltaj olaylarının yaşanmayacağı, olsa bile kısa süreli kesintilerin yaşanılabileceği vurgulanmıştı.
Verilen bilgiler iştah kabartıcı cinsindendi...
Kurulan yeni sisteme göre, elektrik arızaları bilgisayar sisteminden takip edilip, arıza nerede ise oraya hemen müdahale edilip, bu arada diğer bir kanaldan kesintinin bulunduğu bölgeye elektrik enerjisi verilerek, vatandaşa sıkıntının yansıtılmayacağı kaydedilmiş, mevcut sistemin çok eski, aynı zamanda da arızanın olması durumunda şehrin tamamına yakınında kesinti yapılmak durumunda kalındığının altı çizilmişti.
Peki nerede?...
Cuma günü kar yağdı, Çedaş sınıfta kaldı...
Hadi Cuma günü fırtına vardı, elektrikler aniden kesildi...
Peki ondan önce?...
Hafif bir esintide elektrikler kesildi...
Yüksel voltaj verildi...
Cuma günü yaşanılan durum çok garip...
Aniden elektrikler kesildi...
Herkes telefona sarılıp, sordu; ''Elektrik ne zaman gelecek?'' diye...
Yanıt, ''Vallahi biz de bilmiyoruz!'' şeklinde oldu...
Arızanın nerede olduğu konusunda da Çedaş bilgi sahibi olmayınca, sorunu çözmek de pek kolay olmadı.
Elektrikler geldi, gitti...
Herkes saç baş yoldu...
Elektrik enerjisi bir nimet...
Günümüzde yaşamımızın bir parçası haline gelen elektrik enerjisi olmadan yaşamak artık neredeyse imkansız hale geldi.
Sadece aydınlatmada değil, diğer bir çok alanda da elektrik enerjisi kullanıyoruz...
Doğalgaz ısıtmadan tutunda çok katlı binalardaki konutlara gidebilmek için, teknolojilerden yararlanabilmek için, ekmek ihtiyacımızdan, su ihtiyacımıza kadar bir çok ihtiyacımızı karşılamak için elektrik enerjisine ihtiyaç duymaktayız.
Aksi takdirde yaşam duruyor, işlemiyor...
Cuma günü de öyle oldu, Yozgat'ta...
Yaşam elektrik kesintisi ile birlikte durdu.
Yakınmaları bir dinleseniz, o zaman yazılanların ne kadar haklı, bir o kadar da eksik olduğunu görmeniz daha kolay olurdu...
Bir kadın, perşembe günü aldığı et, kıyma, tavuk gibi kısa sürede bozulma ihtimali olan gıda maddelerini buzdolabına koyup, köye gittiklerini, ertesi gün, yani cuma günü akşam döndüklerinde bu gıda maddelerinin tamamını çöpe atmak durumunda kaldıklarından söz etti, ''Bir aylık yiyeceğimiz, elektrik kesintisi yüzünden çöpe attık'' diye yakındı.
Buna benzer hikayeleri çoğaltmak mümkün...
Ama hikaye anlatmak istemediğimiz gibi, hikaye de dinlemek istemiyoruz.
Zira amacımız sorunu dile getirip, çözümlenmesinoktasında ilgili makamların devreye girmelerini sağlamaktır.
Yozgat insanıolarak hepimiz bu ezayı, cezayı çekmek gibi bir zorunluluğumuz yok...
Biz bunların hiçbirisini hak etmiyoruz...
Tek isteğimiz; yaşamımızı zehir etmeyin yeter...