Gülümse ,hayata gülümse O sana belkide herzaman hüzün ve keder dolu günler verdi. Hiç ummadığın deryalarardan çılgın dalgalar vurdu,gülümse...
Belkide çok uzaklarda kızgın bir bulut şimşekler yağdırdı yüreğine Ağlama , icindeki nefret kini bulaştırma ruhuna ,gülümse Alacakaranlık kuşagında, düşlerin bile acı cektiği sonsuzlukta.
Hadi sende gülümse.
Yıllanmış bir adam,geride bıraktığı belki acı belkide gökkuşağı kadar renkli anılarının arkasında çökmüş bir beden,off çeken bir ruh.
Nostaljilere boğulmuş birkaç yaprak ,ve yılların eskitemediği sevgisini verdiği hayat arkadaşının kabri.
Gülümse hayata gülümse.
Her günbatımında geçen saatlerin anısı ve yeni bir dünya yıldızlarının kol gezdiği gecenin verdiği gizem.
Gülümse bi tanem yaşama gülümse. Elinde şekerine sımsıkı sarılmış yavru ceylan gibi titrek çocuğun gözlerindeki ürkek, sahib olma savaşı.
Sırtında heybesi,umut ışığının geldiği noktaya göz dikmiş,gece bilmeyen gündüzü seçemeyen bir avarenin yaşama savaşı.
Gülümse ,hadi yeni ufuklara gülümse. Sana acı çektiren belkide ufkunu şiddetle karartan eski dostlarına,
Kalbini zincirlemiş bir avuç dostlarına, Platonik bir rüzgarın hortumunda durdurak bilmeyen , çıkmaz karanlığa bir hayalet gibi, umutsuzluğa düşen sevgiline.
Geçmişe eyvallah,hadi gülümse.
Hiç doyamamış ,bir lokma ekmeği kurak topraklarda çıkaran bir babanın yavrularına titremesi,hayata umutla bakışı.
Hiç yaşanmamış ,hayallerine yaldızdan süsler veren,padişahlar diyarının sultanı,belkide böyle mutlu , heyecan dolu bir kız.
Hadi ,hayallerine gülümse.
Bir gün seni beyazlara bürüyecek,kırmızı güllerle dolayacak,kızıl atın sırtında gökkuşağının altındaki dünyaya coşarak.
Kalbindeki sır dolu odaya Damla Damla akacak yeni bir yaşama merhaba..
Hoşçakal geride bıraktığım acımasız nemrutun oğlu.
Gülümse, yeni dünyaya gülümse Bin pişmanlığın fayda etmediği,acımasızların af dilediği hayata şiddetle çek kılıncını,hiç acıma ,yeni hayata hiç acıma ,yeni hayata hiç bir dumandan is bulaştırmadan gülümse.
Hoşgeldin yakamozun ışıldattığı ,gökkuşağının renklendirdiği,engin mavi deryaların berraklığını verdiği yaşama.
Gülümse, bir DAMLA mutluluğa ,hadi gülümse.
Güzellik ve Çirkinlik
Asırlardır birbirlerine kırgın olan güzellik ve çirkinlik birgün artık barışmaya karar verirler. Çirkinlik güzelliğe der ki "EY GÜZELLİK BİZ SENİNLE YILLAR YILI KAVGA ETTİK BUNA ARTIK SON VERELİM VE BARIŞALIM"..İyi kalpli güzellik ise buna hayır diyemez ve kabul eder.
Günler birbirini kovalar ve çirkinlik güzelliği denize, yüzmeye davet eder güzellikte onu kıramaz ve giderler.
Güzellik ve çirkinlik giysilerini çıkartır ve yüzmeye başlarlar.
Tabi çirkinlik yine bir kötülük yapacak ya, denizden çıkar ve güzelliğin giysilerini giyer, kendi giysilerini bırakır ve ordan hızla uzaklaşır.
Güzellik de belli bir süre sonra denizden çıkar ve bir bakar ki giysileri çalınmış ve sadece giyebileceği çirkinliğin giysileri kalmış.
Ve de güzellik çirkinliğin giysilerini giyer ve oradan uzaklaşır.
Uzun lafın kısası; işte o günden beri insanoğlu güzellikle çirkinliği herzaman birbirine karıştırır olmuştur.
Fakat gönül gözleri açık olanlar her güzelliğin içindeki çirkinliği ve her çirkinliğin içindeki güzelliği görür...