Ggeçtiğimiz Cumartesi günü Sabah Gazetesi ekonomi servisinin yaptığı haberde, iktidar tarafından ''Çözüm Süreci'' olarak adlandırılan sürecin yansımalarına yer verilirken, Yozgat'ta da Organize Hayvancılık Bölgesi'nin tesis edilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğine yer verildi. Yakından takip ettiğim bir konu olduğundan dikkatimi çekti, irdeledim, ''Aceba başlatılan çalışmalardan bizim mi haberimiz yok!'' diye.
Haberde, ''Hükümetin sürdürülebilir tarımı hayata geçirmek için kredi ve hibelerle çiftçiyi destekleyen girişimleri, Türkiye'nin her bölgesine yeni yatırım olarak dönmeye başladı'' denilerek, Türkiye Ziraatçiler Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin'in ''50 baş ve üzeri hayvan barındıran işletme sayısı 24 bini aşan Türkiye'de, organize hayvancılık bölgeleri de kurulmaya başlandı'' ifadesine yer verilip, şöyle denildi:
''Diyarbakır, Kelkit Havzası, Burdur, Afyon, Kayseri, Yozgat, Balıkesir, Erzurum ve Kars'ta yeni OSB'lerin kurulmaya devam ettiğini açıkladı. Yatırımlarla hayvanların bir yerde toplanarak çevrenin koruma altına alınması hedefleniyor. Çiftçinin de üretim konusunda daha verimli çalışması planlanıyor.''
Bu ve buna benzer haberleri, yorumları okuyup, dinleyince kendimden şüphe duymaya başlıyorum, ''Aceba Yozgat'ta yaşayan ben değil miyim?'' veya ''Benim yaşadığım il Yozgat değil mi?'' diyerek.
Yozgat'ın neresinde tesis ediliyor bu Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi?. Bilen veya duyan varsa lütfen bir adım öne çıksın, bizlere de yerini göstersin, bilelim...
Dönemin Yozgat Valisi Amir Çiçek, çamlıkta bulunan Galata Çamlık Oteli'nde bir çalıştay düzenledi. Bu çalıştayda ilin kalkınmasına yönelik öncelikleri belirlendi. Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası da bu çalıştay verilerinden yola çıkarak, Yozgat'taki hayvancılığın geliştirilebilmesi için ''Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi'' tesis edilmesine yönelik proje hazırladı. Proje Bakanlığa sunuldu, kabul görmedi ama hemen ardından Ardahan'a tesis edildi, biz de havamızı aldık.
Durum bundan ibaretken, bireliri herşeyi ''Tozpembe'' gösterme gayretine girmesi, bu halkın aldatılması kabul edilir bir durum değil. Kendileri tarafından adlandırılan ''Çözüm sürecinin'' yarattığı olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek bu kadar basit olmamalıdır. Bugün için söylem karşılık bulabilir ama uzun vadede içerisinden çıkılmayacak sorunlar yumağı da örülmüş olur. Konuların tartışılmasından korkarak, suni gündemler yaratarak, olmayanı varmış gibi göstererek, elde edilecekler sonuçda koskocaman bir hiç olacaktır.
Bırakınız böylesine gerçeği yansıtmayan konularla, tartışılmak istenilen konuların tartışılmasının önünü kesmeye yönelik gayretleri. Devam eden sürecin getirisi kadar götürüsü de olacaktır. Önemli olan bunları tartışıp, vereceği zararları asgari düzeyde tutulabilmesini sağlayabilmektir. Ötesi hikaye...