Kafamda yazacağım konuyu belirleyememenin vermiş olduğu kargaşayla birlikte yepyeni, tertemiz bir sayfa açarak başlıyorum yazıma… Bir yandan yolsuzluk iddaları, bir yandan bitmek üzere olan 2013’ün muhasebesi, 2014’ün umutları, beklentileri, bunun yanında soğuktan donan çocuklar, evlerinden kasalar çıkan çocuklar, beddua eden cemaat lideri, ülkemizde oynanan kirli oyunlar, dersaneler, twitter gündemleri…
Hangi birini köşeme taşımalıyım bilmiyorum. Kısa kısa değerlendirmeler yaparak sizleri sıkmama gayreti içerisinde olacağım. Tüm kimliklerden sıyrılarak bir Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşı olarak yazıyorum dizelerimi…
Malumunuz seçim süreci yakın. Perde önünde ve perde arkasında türlü çalışmalar yapılıyor. Çalışmalar devam ederken patlak veren rüşvet ve yolsuzluk iddaaları ülke gündemini hayli meşgul ediyor. 12 yıllık icraatlarıyla büyük işler başaran bir partinin bakanlarının adı böyle bir skandalda geçmesi şüphesiz ki hükümeti yıpratıyordur. Başbakan ve parti kurmayları gereken adımları doğru zamanda atarak, bu süreçten en az zararla çıkmanın hesabını yapıyorlar. Benim şahsi görüşüm Sayın Başbakan ve parti mensupları yolsuzluk varsa buna göz yummayacaktır. Gereken adımları atacaktır. Aksi takdirde zaten partiye gönül verenleri incitmiş olurlar.
Başbakan mitinglerini, açıklamalarını ve cemaate yakın kaynakları son derece sıkı şekilde takip etmeye çalışıyorum. Takip ettikçe de üzülüyorum. Özellikle Sayın Fethullah Gülen’in bedduasını duyunca tüylerim diken diken oldu. Geçmiş yıllarda vaazlarında ne olursa olsun beddua etmeyin diyen hoca efendi ağzına geleni söylemekten çekinmedi. Öyle ki kendi cemaat mensuplarını bile şaşırttı. İslam hoşgörü dini deriz ya hani. İslam’ın ruhuyla birebir zıt düştü bu açıklamalar. Öyle ki cemaat mensubu olan dostlarımız da bunu itiraf edebiliyorlar. Tekrarının yaşanmamasını umut ediyorum. Tüm inananların bir ve beraber olması gerek. Hele ki şu kritik günlerde.
Başbakanın Halk Bankası ve soruşturmayla ilgili söylemlerini de dinledim. Evet, Başbakan haklıdır. Ülkemizde bir komplo var, fakat ne olursa olsun bu bakanların soruşturma bitene kadar görevden alınması gerektiğini düşünüyorum. Hem soruşturmanın selameti açısından, hem de spekülasyonları engellemek için kendi adıma doğru bir adım olarak değerlendiriyorum bunu.
2013 yılını düşündüğümüz de ülkemiz adına yoğun ve yorgun geçti. Reyhanlı, gezi olayları, malum soruşturma ve diğer olaylar siyasi iradeyi yıpratmaya yönelikti. Arkasında dış destekçileri vardı. Şu operasyonda Halk Bankası’nın değer kaybı milyar dolarlarla ifade ediliyor. Bu kayıp kimlerin cebine gitti bunları da görmek gerek.
2014 yılının 2013’e nazaran ülkemiz adına daha huzurlu geçmesini umuyorum. İnşallah, daha güçlü bir Türkiye’ye kavuşuruz.