EVDE yazı yazmak adetim değildir, adeta ilham gelmez.
Lakin bugünkü yazımı evde yazdım.
Aslında siyaset yazmak istemiyorum, uzak duruyorum.
Lakin Yozgat’ta bir boşluğu doldurmak, Yozgatlıyı bilgilendirmek, gazeteci olarak gözlemlerimi aktarmak adına güncel konuları yazıyorum.
Rahatsız olan abiler oluyor, bazen yazmaktan dahi vazgeçiyorum.
Zaman zaman öyküler yazıyorum, lakin vatandaşlar güncel konular okumak istiyor.
Neyse konuyu dağıtmayalım.
Evde yazı yazarken, gözüme, kitaplığımdaki Abbas Sayar kitapları takıldı.
Okuduğum kitaplar oldukları için bana yine Yozgat’ı hatırlattılar.
Özellikle Abbas Sayar’ın “Yozgat Var, Yozgatlı Yok” adlı eseri, gözümde bir anda eski Yozgat’ı canlandırdı.
Yazı konusu da öyle oluştu zaten…
HEYECAN VE RÜZGAR YOK
Mevcut belediye başkan adaylarımız seçmende heyecan ve rüzgar uyandıramadılar.
Dışarısı eksi 7 derecelerde olmasına rağmen, siyasetçinin rüzgarı esmiyor abi.
Abbas Sayar’ın kitabında anlattığı o nostaljik Yozgat, beni adeta büyülemişti.
Görev süresi boyunca Kazım Arslan da Yozgatlılara o nostaljik Yozgat’ı anlatmaya ve yeniden yaşatmaya gayret etti.
Böylece şehirde bir nostaljik rüzgar estirmeyi başarmıştı.
Konakları restore ediyordu, hoşumuza gidiyordu.
Konağın tarihçesini, o mahallenin geçmişteki tarihi dokusunu anlatıyordu ve ardından şöyle hedef çiziyordu:
“Oluşturacağımız bir bölgede bu havayı yeniden yaşatacağız”.
Bu söylemler bize ne tatlı, ne hoş geliyordu…
Öyle ya, Yozgat’a gökdelenler dikilip, metropol şehir olamayacağına göre…
Özümüzü yansıtacak projeler hayata geçtikçe, biz de mutlu oluyorduk.
Her Yozgatlı, bir mahallede restore edilen konağı gördükçe seviniyordu.
Kimisi, yıkılan kendi dede yadigarı konağına üzülüyor, kimisi köyünde viran olan evini hatırlıyordu.
MEDENİYET KODLARI VARDI
Kazım Arslan, hayata geçirdiği projelere medeniyet kodlarımızı da işliyordu.
Mesela Şeyh Osman Mahallesinde sıradan bir konak…
Sıradan bir semt konağı…
Adı neydi?
Zarife Nine Konağı…
Laf olsun diye verilmiş bir isim değildi.
Özellikle düşünülüp seçiliyordu cadde, sokak ve yapı isimleri.
Bizi yansıtan, bizden olan, bize ait…
Beyaz Han, Nohutlu Tepe, Cevizli Konak…
Şenliklerde söylenen Kerkük türküleri…
Konaklarda okunan TSM ezgileri…
Velhasıl, şehre medeniyet penceresinden bakıyordu.
NE KOYUYORSUNUZ ORTAYA?
Mevcut adayları dinliyorum, izliyorum, takip ediyorum.
Lakin Yozgat için ne koyuyorsunuz ortaya?
Heybenizi bir dökün hele bize abiler.
Bu işin sonunda “City’ler, palace’ler, centrum’lar” kazanacaksa bize ve şehrimize yazık olacak.
Bana medeniyetimden, kültürümden,  geleneğimden, kadim devlet geleneğimden neler sunuyorsunuz?
Onları anlatın.
Bilmem anlatabildim mi?
BUNLARA DİKKAT
*Seçim çalışmasını duygusal yürütenlere.
*İkili ilişki meraklısı olanlara.
*Her seçimde ‘dava’ dayatması yapanlara.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*İlk çıkıştaki havasını yitiren siyasetçiyi.
*İlçe listelerine odaklanan isimleri.
*Sempatisini koruyan siyasetçiyi.