TÜRKİYE'nin tarım bölgeleri arasında önemli bir yere sahip olan Yozgat'ta çiftçi emeğinin karşılığını alamamaktan yakınıyor. Gerçekten de girdi maliyetleri üretimi olumsuz yönde etkiliyor. Ancak, yakınmaktan öteye gitmenin zamanı geldi/geçip gidiyor. Bilesiniz...
Yakınmaların hepsi kabul. Ancak yakınmakla ele bir şey geçmiyor. Üretim giderek düşüyor. Boş bırakılan tarım alanlarının miktarı her geçen yıl artıyor. Tarımsal faaliyet gösteren kurumlar, örgütlenmeler hantallaşmış durumda. Üye aidatını ödeyip, ödemediğine bakıyor. Ödenmemesi halinde çiftçinin kredi alması, ekipmanlarını yenilemesi, destek alması gibi konularla ilgili önüne gelen evrağa mührü basmıyor. Çiftçinin tarlada pancarı kalmış, ödeyemediği sulama bedeli nedeniyle icra takibine uğrayıp, hapse girmiş umurunda değil...
Yani, mevcut yapı içerisinde sivil toplum kuruluşları, 'sivil' olan bölümlerini bir kenara bırakıp, 'holding' havasında çalışıyor. Yapılan yasal düzenlemer nedeniyle. Al gülüm/ver gülüm. Gerçek manada bir birlikteliğin olması için çiftçilerin birlik olması gerekir. Gerçek anlamda 'Sivil' bir örgütlenme ile sorunlarının çözümünü aramalı, birlikte üretim yaparak, maliyetleri düşürmelidir. Düşürmesi gerekir...
Herhangi bir köy, çevre köylerler birlik olabilir. Her köyde, her evin önünde bulunan tarımsal ekipmanlar yerine ihtiyaç kadar ekipmanla ekimin/biçimin yapılması masrafları düşürür. Bir dönümlük tarlaya da yüz dönümlük tarlaya da zaman harcanıyor. Emek veriliyor. Emekler, birikimler, üretimler ve paylaşımlar adil olduğunda maliyetler, girdiler düşecektir. Merkezi köylerde deneyelim/deneyin. Göreceksiniz, birlikten nasıl bir gücün ortaya çıktığını. Yoksa ağlamakla ömür geçmez...
Yakınmaların hepsi kabul. Ancak yakınmakla ele bir şey geçmiyor. Üretim giderek düşüyor. Boş bırakılan tarım alanlarının miktarı her geçen yıl artıyor. Tarımsal faaliyet gösteren kurumlar, örgütlenmeler hantallaşmış durumda. Üye aidatını ödeyip, ödemediğine bakıyor. Ödenmemesi halinde çiftçinin kredi alması, ekipmanlarını yenilemesi, destek alması gibi konularla ilgili önüne gelen evrağa mührü basmıyor. Çiftçinin tarlada pancarı kalmış, ödeyemediği sulama bedeli nedeniyle icra takibine uğrayıp, hapse girmiş umurunda değil...
Yani, mevcut yapı içerisinde sivil toplum kuruluşları, 'sivil' olan bölümlerini bir kenara bırakıp, 'holding' havasında çalışıyor. Yapılan yasal düzenlemer nedeniyle. Al gülüm/ver gülüm. Gerçek manada bir birlikteliğin olması için çiftçilerin birlik olması gerekir. Gerçek anlamda 'Sivil' bir örgütlenme ile sorunlarının çözümünü aramalı, birlikte üretim yaparak, maliyetleri düşürmelidir. Düşürmesi gerekir...
Herhangi bir köy, çevre köylerler birlik olabilir. Her köyde, her evin önünde bulunan tarımsal ekipmanlar yerine ihtiyaç kadar ekipmanla ekimin/biçimin yapılması masrafları düşürür. Bir dönümlük tarlaya da yüz dönümlük tarlaya da zaman harcanıyor. Emek veriliyor. Emekler, birikimler, üretimler ve paylaşımlar adil olduğunda maliyetler, girdiler düşecektir. Merkezi köylerde deneyelim/deneyin. Göreceksiniz, birlikten nasıl bir gücün ortaya çıktığını. Yoksa ağlamakla ömür geçmez...