Son dönemde Yozgat'taki trafik akışını takıntı yaptım galiba. Her sokağa çıktığımda, özellikle yayalar ile sürücüler arasındaki diyaloglar, yaşanmışları gayri ihtiyari de olsa gözlemlemeye başlamamın yanında, kendime sorular yöneltip, sonrasında da yanıtını bulmak gibi bir rahatsızlık vuku buldu.
''Trafik ve trafik ışıklarının bulunmadığı alanlarda geçiş üstünlüğü, motorlu aracın mı? yoksa yayanın mı?'' sorusunun yanıtını bulamamak, insanın çıldırtıyor, adeta. Yazılı belgeler, ''Trafik veya trafik ışıklarının bulunmadığı yaya geçitlerde geçiş üstünlüğü yayalara aitti. Sürücüler, yaya geçitlerin bulunduğu kavşaklara yaklaştıklarında yavaşlayıp, karşıdan karşıya geçmek üzere bekleyen yayaların güvenli şekilde geçmelerini sağlamak zorundadır'' diyor.
Bu yazılı belgeler, tarih öncesine ait değil. O halde Yozgat'ta yaya geçitlerinde yaşanılan diyaloglar neyin göstergesi?...
Belediye Sabze Hali'nden çıkış yapıp, yaya kaldırımdan orta refuje ulaştım. Araç trafiğini kontrol edip, Saat Kulesi'nin bulunduğu kesimden dönüş yapan otomobilden önce karşıya geçebileceğimi düşünerek kaldırımdan yola indim, bir adım daha attığımda otomobilin tam yanımdan geçiş yaparken sürücüsünün camdan kellesini uzatıp, ''İntihar etmeyi düşünüyorsan, o zaman başka yolu seç!'' uyarısı ile irkildim...
Bu durum bana ders oldu...
Şimdilerde araç trafiğinin tamamen durmuş olması halinde yaya geçiti kullanıp, karşıdan karşıya geçmeyi tercih ediyorum.
Hafta sonu Yozgat'a gelen misafirlerim ile birlikte Saat Kulesi'nin bulunduğu yaya kaldırımdan karşıya geçmek üzere hamle yaptığımız da, ''Dur!'' diye arkadaşın koluna sarıldım. ''Niye?'' diye sordu, ''Yaya geçişlerde geçiş hakkı bizim, araçlar durması gerekir'' diye devam etti. ''Burası Yozgat, burada yaya geçitlerde geçiş hakkı ve önceliği sürücülere aittir'' demeye kalmadı, ikimizin arasından bir araç giriş yaparken, kellesini camdan uzatıp, el kol işaretleriyle bize tepki gösterdi.
Başta da belirttiğim gibi, yazılı belgeler tarih öncesine ait değilse, o zaman Yozgat'ta bir terslik var. Bu tersliğin adlandırmaya yeltendiğimde ''Yozgat'taki sürücülerin önemli bölümü trafik kurallarını bilmiyor'' diyorum, veya ''Sürücülerin önemli bölümünün ehliyeti yok!'' diye düşünüyorum.
Ortada bir sorun olduğu mahakkak. Bu sorunun çözümlenebilmesi için ise aklıma gelebilen iki çözümü var. Bunlardan birincisi yaya geçitlerinin bulunduğu kesimlere trafik ışıkları konulacak, yayalar da sürücüler de trafik ışıklarına göre hareket edecek. Veya yaya geçitlerinin bulunduğu kesimlerde belirli süreler dahilinde trafik polisleri görev yapıp, sürücü ve yayaları yönlendirip, trafikte alışkanlık haline gelen yanlış bir uygulamanın doğrusunu da öğretecek.
Hangisi tercih edilir bilemem. Ancak bu gidişatla ciddi sorunların kapıda olduğu gerçeği de ortada. Tatsız olaylar yaşanmadan gerekli önlemin alınması dileğiyle...