Yozgatlı vatandaşlar, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümünde de alanı doldurdu.
Cumhuriyet Alanı yoğun bir kalabalıkla doldu.
Yozgatlı vatandaşlar hain darbe girişimini bir kez daha kınadı.
Yozgatlı vatandaşlar tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle andı.
Okunan şiirlere ve türkülere eşlik etti.
Elinde Türk bayrağını sallayarak bozkurt ve rabia işaretleri yaptı.
Demem o ki Yozgatlı yine üzerine düşeni yaptı.
Sonrasında ise yavaş yavaş dağılarak evine gitti.
Vatandaşın büyük bölümü bu kez sabaha kadar beklemeyi tercih etmedi.
Ben bunu şöyle yorumladım…
Vatandaş artık hainlerin üstesinden geldiği ve bundan sonrasının devlete ait olduğunu düşünüyor.
Artık devlet yargılamalı, devlet ceza vermeli, devlet sap ile samanı birbirinden ayırmalı diye düşünüyor.
Vatandaş bundan dolayı evine erken gitti.
Bence eve yapılan erken dönüşten siyasiler ve devleti yönetenler iyi bir mesaj çıkarmalı.
Vatandaş artık üst kademelerdeki sorumlularında cezalandırılmasını istiyor.
Vatandaş artık bu işin siyasi ayağındaki isimlerinde teşhis ve tespitini bekliyor.
Ve yine vatandaş diyor ki yöneticilerine:
“Sen gerekeni yap, bana yine iş düşerse ben buradayım. Merak etme. Meydana da inerim, göğsümü de siperim ederim kaygılanma…”
Ben Cumartesi gecesi alandaki vatandaşın psikolojisini ve tavrını böyle yorumladım…
ÇABUK AYRILDIK
Geçen sene şu günlerde birlik ve beraberliğimiz tavan yapmıştı.
Ancak bu sene pek de öyle olmadı…
Siyasiler için söylüyorum, sakın yanlış anlaşılmasın.
Yoksa hemşerilerimiz, milletimiz yine bir ve bütün çok şükür.
Ama düşündüm de geçen sene AK Parti, CHP, MHP, BBP, Demokrat Parti, Saadet Partisi il başkanları el eleydi.
Hepsi el ele, omuz omuza sahneden bizlere fotoğraf veriyordu.
Bu yıl bu tabloyu göremedik maalesef.
AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz, MHP İl Başkanı Ethem Sadef, BBP İl Başkanı Kemal Korkmaz yine meydandalardı.
Ama ayrı yerlerde durdular.
Bir ara sahnede yine benzer pozu verdiler ama bu kez CHP yoktu.
Bir yılda hemen nasıl ayrıştık ve ayrı düştük diye sordum kendi kendime.
BİR GAZİ VE AİLELER
Bir gazi gördüm alanda göğsünde madalyası.
Güneydoğu gazisiymiş.
Madalyasını özellikle takıp gelmiş meydana.
Hem gururlu, hem hüzünlü gibiydi.
Çok deşmek istemedim…
Ya o gururlu aileler…
Şehitlerimizin yakınları…
Cumartesi gecesi bizde üzüldük, bizde gururluyduk, bizde hüzünlüydük…
Ama tabi ki onlar kadar değildi.
Onların yüzünde ayrı bir acı, ayrı bir gurur, ayrı bir hüzün vardı.
Bizim tam olarak anlayamayacağımız türden…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*İkram almak için sahnenin önünü boşaltıp, kuyruğa geçen vatandaşları.
*Sabaha kadar nöbeti bırakmayan vatandaşları.