Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) IŞİD'in kontrolündeki Cerablus'a yönelik karadan ve havadan 'Fırat Kalkanı' harekâtını başlattı. “Cerablus IŞİD'in Türkiye sınırında elinde tuttuğu tek önemli yerleşim yeri kaldı. Dolayısıyla IŞİD için stratejik önemi var. Fırat'ın da hemen batısında. PYD-PKK açısından da önemi: Burayı ele geçirdikleri takdirde, daha batıda Afrin bölgesi filan da PYD'lilerin elinde, bir koridor oluşturacaklar.
Başbakan Yıldırım'ın da söylediği gibi bir Kürt koridoru oluşturulacağı öngörüsü var. Türkiyenin istemediği bir şey bu. Dolayısıyla Türkiye diyor ki şimdi, "Tamam biz burayı IŞİD'den arındıralım ama burayı Özgür Suriye Ordusu alsın. PYD'nin sınırımıza kadar gelmesine ihtiyaç yok." ÖSO Türkiye'nin ve kağıt üzerinde ABD öncülüğünde IŞİD'e karşı koalisyonun da desteklediği bir grup. Fakat Rus ve Suriye birliklerinin Hatay'ın güneyinde son birkaç aydır yaptığı harekât sonucu buradaki birliklerin bir kısmı dağılmış vaziyette.
Suriye'nin Halep kentinde yer alan Cerablus'a sabah saatlerinde Türk Ordusu, top atışına tuttu. Ordunun kara harekatı düzenleyeceği Cerablus, DAEŞ'in stratejik yerlerinden. Son zamanlarda DAEŞ'in Türkiye'ye karşı bombalı saldırılarından ötürü Türkiye, meşru müdafaa hakkını kullanma kararı aldı. Türkiye'de insanlar Cerablus nerede sorusunu sorarken, IŞİD'in Cerablus'taki önemini merak ediyor.
Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütü DAİŞ'e ait hedeflerden yapılan atışlar ve terör saldırılarının ardından uluslararası anlaşmalar ve Meclis'in verdiği yetkiden kaynaklanan haklarını kullanarak gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyona uluslararası koalisyon unsurları destek sağlıyor.
Türkiye'nin güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğe dönük risk ve tehditlerin arttığı, Irak'ın kuzeyinde silahlı terör örgütü PKK unsurlarının varlığını sürdürdüğü belirtilen kararda, Suriye ve Irak'ta diğer terör unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları tehditte de önemli artış gözlendiği bildirilmişti.
Türkiye'nin, Irak'ın toprak bütünlüğünün, milli birliği ve istikrarının korunmasına büyük önem atfettiği vurgulanan kararda, terör gruplarının Irak'taki mevcudiyetine ve bunun doğurduğu tehditlere karşı askeri, siyasi ve diplomatik tedbir ve girişimlerin artırarak sürdürülmesinin önemine değinilmişti. DAİŞ ile mücadeleye yönelik Birleşmiş Milletlerce alınan karar da Türkiye'nin sınır ötesi operasyondaki haklılığını ortaya koyuyor.
Meşru müdafaa hakkının kullanılabilmesi için silahlı saldırının varlığı gerekiyor ancak bu saldırının herhangi bir devletten kaynaklanması şartı aranmıyor. Devletlere tek başlarına meşru müdafaa haklarını kullanmalarının yanı sıra başka devletleri de yardıma çağırarak birlikte bu haklarını kullanma hakkı tanınıyor. Bu kapsamda terör örgütü DAİŞ tarafından gerek Suriye'nin kuzeyinden yurda yapılan atışlar gerekse terör saldırıları, Türkiye'yi bu konuda haklı duruma getiriyor. Uluslararası anlaşmalar da Türkiye'nin bu konudaki haklılığını ortaya koyuyor.
Türkiye de bu konuda önemli tedbirler almıştı. Bu kapsamda 2011'den 2016'nın şubat ayına kadar 37 bini aşkın kişiye yurda giriş yasağı konulmuş, terör örgütleriyle ilişkisi olduğundan şüphelenilen ve yasa dışı yollardan yurda giriş yapan 3 binden fazla yabancı sınır dışı edilmişti.
Güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonlarda terör örgütü DAİŞ ile ilişkileri nedeniyle bin 30'u yabancı uyruklu 2 bin 433 kişi gözaltına alınmış, 808'i tutuklanmıştı.
Türk silahlı kuvvetlerine- Mehmetçiğimize Allah dan başarılar diliyoruz. Mevla muzaffer bir ordu olarak dönmelerini nasip eylesin. Allah yar ve yardımcıları olsun.