YOZGAT Belediyesi’nin şehir içinde başlattığı projelerden bahsediyorum.
Farkında mısınız, projeler istenilen süratte yürümüyor.
Rahmetli şair ve fikir adamı Abdurrahim Karakoç diyor ki:
“Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun”
İşte bizim belediyede şu anda sanki aynı bu durumda.
Zaman kısa, seçim vakti geldi kapıya dayandı…
Belediyenin performansına bakarsak, yorgun gibi…
Yolu soruyorsanız, Yozgat’ın yürüyecek değil, koşacak daha çok yolu var.
Projeleri kısaca irdelediğimde tamamlanması gerekenlerin yarım kaldığını üzülerek gördüm.
Hangileri mi?
Mesela, 2016’nın Eylül ayında tamamlanması gereken, ‘Yozgat Park’ projesi.
Başkan Kazım Arslan’ın 2016 yılında verdiği demece göre, burası 2016 Eylül ayında tamamlanacaktı.
Mesela, ‘Yeni Hal Binası ve İş Merkezi’ projesi de yine Haziran 2017’de tamamlanacaktı.
Eski düğün salonu yıkıldığında verilen demeçlerde tarih buydu.
Herhangi bir yükselme göremediğimiz otopark projesi için ise 700 gün süre vermişti belediye.
Temel atma töreninde konuşan Başkan Arslan, 700 günde tamamlanacak dedi.
Otopark projesinde de kum saatinin yarısı aşağı indi, yarısı yukarıda…
Belirtilen süreye yetişir mi? Bilemiyorum…
FİKİR Mİ, PARA MI?
Milletlerin gelişmesinde ve kalkınmasında etkili olan faktör nedir diye sorsak birçoğu ‘para’ diyecektir.
Haklılık payları elbette vardır ama tamamıyla haklı değillerdir.
Evet, bu konu da Yozgat ile ilgili.
Başlığa aldanıp, derin felsefi bilgilerin içine dalacağımı zannetmeyin.
Zaten o kadar entelektüel birikime sahip de değilim.
Ben kendimde bu öz eleştiriyi yaparken, birileri kendini çok entelektüel gördüğü için, beni eleştirebiliyor, ama kendinden bir haber…
Gelelim fikir mi, para mı konusuna?
Sahi, Yozgat’ta bunların hangisi daha ön planda?
Yozgat’ın geleceğinin konuşulduğu toplantılarda, oturumlarda, istişarelerde sizce en çok kim söz alıyor?
Bir ara denk gelirseniz iyice irdeleyin derim…
Göreceksiniz ki, fikri olandan ziyade, parası olan konuşuyor, anlatıyor ve öneriyor…
Netice tabi hüsran oluyor.
Herkes kabul eder ve onaylar ki gelişmiş ve uygar toplumlarda fikir sahipleri söz alır ve konuşur.
Şu konuda da siz haklısınız, bizim şehirde fikir sahibi olanlar da pek konuşmaya tenezzül etmez.
Meydanı başkalarına bırakıverirler…
Sonra da hatıra ve anı olarak Necip Fazıl’ın, Serdengeçti’nin veya bilmem kimin kitleleri nasıl etkilediği anlatılır.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Yozgat’ta, son günlerde yerli makam yerine Suudi’lerin makamlarıyla ezan okuyan bazı imamları.
*Yozgatlılara yerli ve ucuz et satışı başlattığını duyuran iş adamını.