Üç çiçek,
Cennetten  gönderilen üç güzide cennet kokulu çiçek, çiçeklerim.
Nurefşan...
Tuba...
Sıdıka Şeyda.
Hepside misk-ü amber  gibi,  
Hepside cennet misali  güllerim.
Evlâtlarım, üçüde emanet ve üçüde cennetten süzülen güzel kokulu rayihalarım. 
Solmasın, solmasınlar diye gece gündüz üzerlerine titrediğim, gözümün nuru, ciğer parelerim. 
Her daim  evden işime  giderken 
"Ya Rabbi önce sana, sonrada eşime emanet ettiğin üç güzide çiçeğim..." 
Eşimede, 
"Hanım, amman dikkat et, hasta olmasınlar, başlarına birşey gelmesin, onlar yerine ben hasta olayım, aman gözünü seveyim dikkat et" deyip emanet ettiğim çiçeklerim.
Bugün, benim günüm, babalar günü imiş meğerse. Hediyelerin en güzelini bir kez daha o güzel mi güzel mis gibi cennet kokusu evladlarımdam aldım.
Bir mektup.
Mektupların en güzeli.
Ne de güzel yazmışsınız.  
Mektubunuzda diyorsunuz  ki.
..............
Günlük koşuşturmacamdan fırsat bulup da anca toparladım kafamı, elim gitti telefona..
Bugün benim hayatımda tanıdığım ilk özel erkeğin, canım babamın doğum günü..
Biliyor musun sen hep özel, hayran uyandıracak bir karakter ve paylaşılması imkansız bir insandın benim için.
Hâlâ da öylesin. Ben küçükken işe gittiğinde ağlardım ya, hep yalnız kaldım diyeydi o gözyaşları. Eeee ama annem de var evde, ağlamak niye? Anne, bir baba olmuyor; babam başkadır benim için. Zamandır, gelecektir, kendimdir, eğlencedir, kitaptır, düzgün konuşmaktır, farkında olmadan beni öğretmenliğe yönlendiren  güzel yürekli insandır. 
Senin kızın olduğum için hep gurur duydum. Bu yüzden de dualarımın başında hep sen varsın babacım. İyi ki benim babamsın, iyi ki bana yakın bir yere taşındınız. Canın görmek istediğinde ya da özlediğinde anneni ve babanı gidip görmen büyük nimetmiş, çok şükür.  
Rabbim eksik etmesin seni başımızdan. 
Çok seviliyorsun...
..............
Teşekkür ederim kızım...
Teşekkür ederim gül kokulum...
Teşekkür ederim Cennet çiçeklerim...
Sen ve kardeşlerin iyi ki varsınız.
RABBİM size hayırlı, sağlıklı bir ömür nasip etsin.
Selâm ve dua ile.