Yozgat…
    Küçük bir Anadolu şehri… Tabiri yerinde ise ‘kendi yağında kavruluyor’ kavrulmaya gayret ediyor…
    Şehrin ekonomisi kısıtlı, küçük ve orta işletme sayısı oldukça iyi…
    İşsizlik oranı gayet yüksek…
    Tam tanım kenti olamasak da, yakınız…
    Memur, emekli kentiyiz…
    Öğrenci kenti olma adına gerçekten güzel çalışmalar var…
    Yıllarca üniversite istedik, pankartlar astık, her politikacıya bu konuyu aktardık ve muradımıza erdik sonunda. Üniversitemiz oldu.
     Üniversitenin kurulmasını en çok isteyen esnafımızdı…
    Yapılan araştırmalarda üniversitenin kurulmasını en çok isteyen esnafımız üniversite öğrencilerine iyi yönde davranmadıkları yani tam anlamda esnaflık yapmadıkları çıkıyor…
    Aslına bakacak olursanız Yozgat’taki işsizlik oranını yüksek olması bile buna bağlı.
    Yozgatlı olarak acayip bir yapıya sahibiz.
    Bunu şöyle açayım; Yozgat’ta yapımı devam eden Hızlı Tren Projesi oldukça güzel ve istihdama katkısı olacak bir proje.
    Lakin proje çalışmalarını yürüten taşeron firmalarda çalışanların neredeyse tamamı il dışından, Yozgat dışından yani gelen insanlar…
    Yozgat’ta işsiz mi yok da dışardan geliyor insanlar çalışmaya?
    Hayır, tabii ki işsiz sayısı oldukça fazla ama “iş beğenmeme” gibi bir lüksümüz var!
    İş beğenmememiz Yozgat’ı her konuda il dışına bağlı bir kent yapmakta, yapacak da…
    Tarlada Urfalılar çalışır, taş, parke işlerinde doğulu insanlar çalışır, inşaat işlerinde hakeza aynı tablo…
    Yozgatlı ne yapar, ne işten anlar?
    Duruma bakınca Yozgatlılar hiçbir işten anlamazmış gibi gözükse de Yozgat’ın dışına çıkınca her işi yapar oluyorlar. Ham de tam anlamıyla yani eksiksiz ve dört dörtlük. Peki, neden Yozgat’ta çalışmıyor bu insanlar? Neden iş seçiyorlar bunu bir türlü çözmüş değilim!
    Yeri gelince delikanlı oluruz, ahkam keseriz..
    O zaman delikanlılık da Yozgat’ta yapılan bir projede çalışmak yazmıyor(!)
    Hızlı Tren Projesi konusuna girmişken orada çalışan insanlarda Yozgat esnafından muzdarip…
    Nasıl bir esnafımız var anlayamadım…
    Yıl sonunda Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sayın Uğur Bektaş bu konuya değinmişti…
    Geçtiğimiz ay il genelendeki esnaf odaları başkanlarıyla bir araya gelip, esnafa yönelik bir dizi seminer düzenleyip esnafa esnaflık dersi verecekti…
    Konunun takipçisi olmaları için gerekli birimleri uyarıyorum…
    Çünkü il dışından gelen her birey bizim aynamızdır.
    Biz onlara nasıl davranırsak, onlarda bizim hakkımızda Yozgat hakkında öyle düşünürler. İyi davranırsak iyi oluruz, kötü davranırsak yobaz oluruz…
    Bu konuda herkese büyük görevler düşüyor…
    Emniyetinden tutun simitçisine kadar herkese…
    Artık Yozgat’ta iyi şeyler olmak zorunda…
    Küçük-büyük herkes elini taşın altına soksun…
    Herkes kendine çeki düzen versin ki EMİTT gibi ulusal fuarlara gittiğimizde kendimizi iyi hissedelim…
    Halen insanların beyninde Yozgatlının kötü bir imajı var bunun tam tersi yönünde değişmesi gerekiyor.
    Gücümüzün yettiği kadar üzerimize düşen her görevi üstlenmeye var olduğumu ve konunun Yozgat olduğunda aşırı hassas davranacağımın bilinmesini de ayrıca gerekli kişilere bildiriyorum…
    Sayı ve sevgilerle…