Kulakları çınlasın dönemin iktidar partisi ANAP'ın Yozgat Milletvekili eski bakanlardan Lütfullah Kayalar, bir tarım kenti olan Yozgat'ta kıraç toprakların sulanıp, tarımsal üretimin artırılmasına yönelik ciddi çalışmalar yaptı, mücadele verdi...
Sorgun ilçesine bağlı Gedikhasanlı ile Gelingüllü köyleri arasında bulunan bölgede kurulması için DSİ tarafından projelendirilen Gelingüllü Sulama Barajı'nın temelini törenle attığımızda, bölge çiftçisinde buruk bir heyecan vardı. Tarım alanlarının sulanıp, daha kaliteli ve bol ürün alınacak olmasına sevinen köylüler, köyün sular altında kalmasıyla birlikte tüm anıların da orada saklı kalıp, unutulacak olmasından dolayı duydukları burukluğu törende de dışa vurmuşlardı, haklı olarak.
Daha sonraki süreçte, birden fazla gidip, geldik Gedikhasanlı, Gelingüllü ve bölgedeki diğer köylere. Baraj gövdesindeki inşaat tamamlanıp, su tutulmaya başlanılacağı tarihe kadar yaşanılan istimlak sorununun çözümü konusunda da dönemin Yozgat Valisi Ertuğrul Ersoy ciddi uğraşlar vermişti.
Aradan yıllar geçti, Gelingüllü Sulama Barajı'nda su tutulmaya başlandı, köy sular altında kaldı. Barajda su yükseldikçe köydeki konutlar kaybolurken, iki ayrı bölgede bulunan camilerin minareleri suyun yüzeyinde kaldı. Bir kaç kez fotoğrafını çekip, haberini yaptığım gölet ortasındaki iki minare görüntüsü ulusal basında ilgi gördü, geniş yer buldu, her defasında. Ardından, Su Sporları Federasyonu tarafından Baraj sularında müsabakalar yapıldı. O tarihte ''Minare gölgesinde sörf'' başlığı altında yaptığım habere olan ilgi büyük oldu. Çalışmakta olduğum ajans aracılığı ile ulusal basının hemen hemen tamamına yakınında habere yer verilmişti.
Zaman içerisinde su içerisinde yıpranıp, çökebileceği ortada olan minarelerin yıkılmaması, ayakta kalabilmesi için dönemin belediye başkanlarını uyarmama karşın, fazla dikkate alınmadı. Suyun içerisinde bulunan iki minarenin güçlendirilip, ayakta kalması Esenli'nin turizm açısından önemli bir avanhtajı olacaktı. Bugün belki de hem üniversiteler arası hem de diğer su sporlarıyla ilgili olarak Esenli Beldesi, Gelingüllü Sulama barajı sularında müsabakalar düzenlenebilecekti. Ama olmadı, kıymet bilinmedi.
Zaten minarelerin yıkılmasından sonra sadece bir müsabaka daha yapıldı. Sonrasında da unutulup, gitti. Unutulan sadece Esenli'de Gelingüllü Barajında iki minare arasında gerçekleştirilen su sporları müsabakaları olmadı. Esenli'de gelişimini durdurdu. Bugün gelinen noktada ise Esenli Beldesi'nin yeniden köy olması kesinlik kazandı...
Düşünebiliyor musunuz; ilçe olmayı hayal eden bir belde, belki de gölet suları orta yerinden fırlayan iki minarenin yok olmasıyla birlikte, sahip çıkılamaması yüzünden beldelik unvanını bile koruyamayıp, köy olmak durumunda kaldı. Çok küçük bir ayrıntı bu aslında. Kimsenin farkına varamadığı bu küçük ayrıntının bir yerleşim alanının kaderini nasıl etkilediğinin görülebilmesi adına önemli bir örnek olduğunu düşünüyorum...