Konuyu şöyle geriye doğru düşünürseniz bir dönemliğine de olsa seçilen milletvekillerine emeklilik hakkı tanınmış, yasal emeklilikten yararlanma hakkını elde etmişlerdi. Bunu bile içimize sindirememişken şimdilerde maaşlarını yüzde yüz arttırarak tüm emeklilere hakaret sayılacak tarzda bir teklifle milletin karşısına çıkılmasını ve bunun bir gecede onaylanmasını yadırgadık.
Sanırım onlar hatırlamak istemiyorlar ya biz hatırlatalım, yüz binlerce emekli maaşlarında yapılacak adaletli bir düzenleme artışı yasasını bekliyorlar. Yine yüz binlerce garip işçi vatandaşlarımız asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışıyorlar. Ayrıca asgari ücretin altında(500-600 TL\'ye) çalışan genç-delikanlı evlatlarımız var. Bunların içinde evini barkını geçindiren, anne ve babasına bakmak zorunda olanlar da var.
Emeklilerin çok büyük bir çoğunluğu 800-900 Türk Lirası alıp geçimlerini zor şartlarda devam ettiriyorlar. 20-25-30 yıl bu devlete hizmet etmiş, üç kuruşluk emekli maaşı ile geçinen insanımızın sayısı milyonları bulmaktadır. Bunların içinde mağdur olanlar, yatalak hastalar, çocuk okutanlar ve bankaya ipotekli yaşayanlar var.
Örneğini kendimden vereyim; babam işçi emeklisi, henüz maaşı bin liraya ulaşmadı. Bir karı bir koca geçimini zor sağlamakta, maaşı ile ayı doldurma şöyle dursun, maaşını aldığı gün borçlara dağıtıp geriye kalan 29 gün parasız-pulsuz geçirmek zorunda kalıyor. Sayın vekillere rica etsem de gelip bu garip emeklinin evinde bir gün misafir olsalar.
Babama çarşıda rastladım. Soğuktan evine gidemiyoruz(doğal gaz kullandığı için zavallı çok para gelir diye doğalgazı kısıtlı yakıyor). Halini hatırını sordum, hastayım soğuk geçiği var, üşütmüşüm deyince; “Baba limon al, bolv,ca meyve götür ye” dedim. “ Ah oğlum bizim eve aylardır meyve girmiyor ki” deyince benim yüreğim ezildi, ağlamaklı oldum. “ peki baba ben getireyim” dedim, ağladığımı hissettirmemek için yanından uzaklaştım.
ALLAH\'TAN KORKUN BE!..
Ben öğretmen emeklisiyim. Birinci dereceden emekli oldum(yani birinci sınıf memur emeklisi sayılırım). 2004 yılı sonunda emekli oldum. O günden bu güne maaşımdaki artış oranı 300 TL\'yi bulmadı(bakın adamlar kendilerinin maaşlarını bir gecede yüzde yüz arttırıyorlar ve de bu garip halktan utanmıyorlar). Şu an aldığım maaş 1200 TL civarında (yine de Allah\'a şükürler olsun diyorum). İki evladım halen okuyor, yüksek okuldalar, biricik yavruma iş bulmakta zorlanıyorum. Aldığım emekli aylığımla dört kişilik aileme bakmak, onları okutmak, geçindirmek zorundayım ama, Allah\'ıma şükürler olsun diyorum ve halen mecliste teklifi bekleyen emekli maaşlarının düzenlenmesi yasasını bekliyorum.Emekli maaşlarına yapılacak artışa mali kaynağı düşünenler, bir gecede (kaynağını bile hesap etmeden) kendi maaşlarını yüzde yüz attırıp bunu da savunmaya kalkışıyorlar. Ne demek; “ El insaf, izah, adalet, hak, hukuk ve vicdan?..” Allah bu millete zeval vermesin, sadece kendini, çevresini düşünen yöneticilerle bu millet nereye varır bilemeyiz?
Sayın vekillere bir teklifimiz var. Tamam kendileri bir dönem için seçilmekle 8 bin TL emekli maaşını hak ediyorlar, ama bu yetmez. Bence çocuklarına, eşlerine, yarenlerine ve akrabalarına da maaş bağlamak gerekir. Hepsini bir gecede emekliye ayırıp, hayatlarını garanti altına alsınlar canım adamlar hak ediyorlar. Çeşmenin başındakiler için kaynağı kendi bostanlarına salıvermek hiç de zor bir şey olmasa gerekir.
Hayır, hayır kimse kızdığımızı, sitem ettiğimizi sanmasın, sadece şunu merak ediyorum: Emekli maaşlarına yapacakları üç kuruşun hesabını yapanlar, kaynak düşünenler, nerden alıp vereceğiz diyenler, kendi maaşlarına gelince kaynağını bile düşünmeden anında yüzde yüz artırıp bunu da savunmaya kalkışmalarına sitemimiz. “ El insaf, vicdan biraz” diyorum.
Ha, bunlar bizim vekillerimiz, hak var hukuk var, hakkınızı helal eder misiniz? Bunun cevabını ben vermeyim, emeklilere ve çalıştırdıkları insanlara sorsunlar.
Çalıştırdığınız ya da emekli ettiğiniz insanlar per perişan yaşarken (üç kuruşa muhtaçken) siz zevk-i sefa içinde yaşayacaksanız bunun bir de ilahi adalet hesabı olmalı, öyle değil mi? Vicdanı rahatsız olanlara diyeceğimiz bir şey yok. Allah\'ım el insaf versin, izan versin!.. tüm haklarımızı da ………. ederiz.