11 Ekim 2012 Çarşamba günü ilk defa kutlandı Dünya Kız Çocukları Günü.
Türkiye, Kanada ve Peru’nun Birleşmiş Milletlere girişimde bulunması sonucu geçen yıl onaylandı.
Birincisi bu yıl kutlanan Dünya Kız Çocukları Gününün önceki yıllardan gelen bir kutlama referansı yok. Yeni yeni idrak edilmeye başlanıyor.
Bu başlık altında kutlanması bugünün kız çocukları yarının anneleri olduğundan mıdır? Böyle bir güne ihtiyaç duyulduğundan mıdır? Bu adla anılan bir güne gerek olduğundan mıdır? Bu zamana kadar kız çocukları ihmal edildiğinden midir? Nedir? Yoksa bu soruların tümünden midir?
Rivayete göre zamanın birinde bir babanın kız evladı olmuş. Bu müjdeli haberi alınca babanın sesi hiç çıkmamış, başını öne eğip öylece kalakalmış. İnsanlar konuşurken ortamda birdenbire sessizlik olduğunda söyleniveren “Birinin kızı oldu” sözünün bu yaşanılan durumdan dolayı çıkmış olabileceği söyleniyor.
“Erkek evladı sevilir, kız evladı sevdirir”
“Kız evlat, öz evlat” Sözlerinin yanı sıra,
“Kızını dövmeyen, dizini döver”
“Kız beşikte, çeyiz sandıkta” diye deyimlerine ne demeli?
Bu özel güne en çok sahip çıkması gerekenlerden;
Dünün kızları olan annelerin, ablaların, anneannelerin, babaannelerin, halaların, teyzelerin, kaynanaların, yengelerin, eltilerin, baldızların, görümcelerin, gelinlerin, kız kardeşlerimin, ablalarımın, yeğenlerimin, kendimin ve kızımın “Dünya Kız Çocukları Günü” kutlu ve de mutlu olsun.
Özellikle yeryüzündeki tüm kız çocuklarının Dünya Kız Çocukları Gününü gecikmeli de olsa kutlamak istiyorum.
Bu anlamlı günü en çok layıkıyla kutlaması gerekenler; babalar, dedeler, amcalar, dayılar, ağabeyler, enişteler, bacanaklar, kaynatalar, kayınbiraderler, damatlar.
Sizleri dünyaya getiren annelerinizin bir zamanlar küçük bir kız çocuğu olduğu hatırlandığında günün anlam ve öneminin kolayca kavranılması mümkün müdür?
Sağlıklı toplumların oluşması ailelerin çocuklarına, özellikle kız çocuklarına önem vermekle, onlara hak ettikleri olanakları sağlamakla olmaz mı?
MAÇIN KADROSU
Temel ile Dursun futbolcuymuş. Bir gün sohbet ederlerken Temel sormuş:
- La Dursun öbür dünyada futbol var mıdır?
Dursun:
- La ben de bilmeyrum. Kim önce ölürse ötekine mektup yazsın.
Ve Dursun ölmüş. Temel’e mektup gelmiş:
La Temel saa bir eyi bir de kötü haberim var, eyisi burada futbol vardır. Kötüsü bu haftaki maçın kadrosunda sen de varsın.
İyi Haftalar…