Yozgat’ta aylar öncesinde göletlerin doluluk oranlarını konuşup tartışırken, son günlerde etkili olan şiddetli dolu yağışı ve aşırı yağışlar özellikle çiftçilerimizi olumsuz yönde etkiledi.
Bazen üniversite kenti bazen de tarım kenti olarak anılan Yozgat’ta özellikle son günlerde yaşanan dolu yağışları çiftçiyi perişan etmiş durumda. Özellikle ürün çeşitliliği konusunda ve mevsimsel ekim konusunda alternatifi bulunmayan Yozgat çiftçisi dolunun ardından kara kara düşünmeye başladı. Bakanlık tarafından da net bir açıklama ve destek sözü alamayan Yozgat çiftçisi şimdi yazın ne yapacağını düşünüyor.
Gübre, zirai ilaç ve mazot alımı yapan, cebinde parası bulunmadığı için aldığı ve sattığı her şeyi kara kaplı deftere yazdırıp harmanda öderim diyen Yozgat çiftçisi şimdi ne yapacağını ve bu yıl uğradığı bu zararın altından nasıl kalkacağının hesabını yapıyor. Onların zarara uğraması da tabi ki doğrudan vatandaşı etkisi altına alıyor.
Yozgat’ta hububat ve bakliyat satışı yapan esnaf, Yozgatlı çiftçinin zaten potansiyel olarak Yozgat’a yeterli gelmediği ve özellikle Adana ve Gaziantep gibi illerden bakliyat ve hububat ürünleri getirttiklerini ifade ederek. Şimdi yaşanan dolu felaketlerinden sonra Yozgatlının çok sevdiği ve Anadolu insanının olmazsa olmaz erzakları arasında gördüğü bulgur, yarma, düğürcük ve fasulye gibi ürünlerde de fiyat artışının kaçınılmaz olduğunu söylüyor.
Görünen o ki Yozgatlı çiftçi bu yılda ağır yaralı tarlasından kaldırdığı hasadını paraya çevirirse. Öncelikle benzinliklere uğrayarak almış olduğu mazot paralarının ödemesini yapacak, daha sonra oradan çıkarak gübreciye varacak ve tarlaya bin bir ümitle serptiği gübrelerin parasını ödeyecek derken el elde baş başta bir çanta çarşı ekmeği alıp köyüne dönerse ne mutlu. Temenni odur ki çiftçilerimize devlet gerekli desteği sağlar ve bu olumsuz durumdan kurtulurlar ve Yozgat vatandaşı da Ramazan ayı öncesi ekmeği ve unu zamlı almak zorunda kalmaz.