Doğru nedir? sorusuna genel olarak, ''Herkesin kendisine göre bir doğrusu vardır'' diyerek söze başlarız, ardından da kendi doğrumuzun en doğrusu olduğunu dayatmaya kalkışırız. İnsanoğlunun genel yapısından kaynaklı bu durum aslında bencilliğimizi de ortaya koyar.
Matematik'te rakamlar ve belirli kurallara dayalı hesaplar vardır. Ortaya çıkan sonuç herkes tarafından kabul görür. O nedenle de günümüzde ve tarih boyunca da matematik sonuçları itibariyle en doğru bilim dalı olmuştur.
Matematikte 2x2'nin 4 ettiği gibi, 2+2'nin de 4 ettiği gerçeği de vardır. Bugün her ikisinin sonuçlarını da doğru olarak algılamamızın temelinde yatan herkesin sonucu doğru olarak kabul etmiş olmasıdır.
Eğer tarihte birileri çıkıpta, ''2x2=4 ediyorsa, 2+2=4 etmez'' diyerek, ortaya farklı bir tezi atmış olsaydı, bugün matematik bilminin sonuçlarını ''Doğru'' olarak kabul etmez, çıkan sonucu doğru bulanlara ''O senin doğrun'' demek durumunda kalırdık.
Günümüzde yaşamakta olduğumuz temel sorunların büyümesine, içerisinden çıkılmaz hal almasına neden olan da ''Benim doğrum, en doğrusudur!'' denilerek, bir dayatmanın peşinden koşulmasıdır.
Bunun yerine ''Herkesin doğrusu kendisine'' anlayışından hareketle, mutabakat arayışına gidilip, birbirimizi dinleyebilme hürriyetini tanıyabilmiş olsak, o zaman varılacak mutabakatın ortaya çıkaracağı sonç en doğrusu olduğunu ortaya koyacaktır.
Doğuru olarak kabul ettiklerimiz varılan mutabakatın sonucudur. Mutabakat yok ise, kesin doğru da yoktur. Birazcık düşünüp, neleri ''Doğru'', neleri ''Yanlış'' olarak algıladığımızı irdelediğimiz de bunu çok açık olarak görmemiz mümkündür.
''Doğru'' dediğimiz her sonuç, her kesim tarafından da onaylanan sonuçlardır. ''Yanlış'' olarak algıladıklarımız ise, ''doğru'' ve ''yanlış'' diyen tarafların bulunduğu, yani tartışmalı olan sonuçlardır. Tartışmalı konuların taraflarının, orta yolu bulup, mutabakat sağlamak yerine, ''Benim doğrum en doğru olanıdır'' anlayışını dayatması da günümüzde yaşanılan olayları beraberinden getirmekte olduğunu görürüz.
Bugün ülke genelinde yaşanılan olaylar doğru mudur?...
-Değildir!...
Bugün ülke genelinde yaşanan olaylar yanlış mıdır?
-Değildir!...
O halde her ikisine de aynı yanıtları alıyorsak, biraz düşünülüp, ''Yanlış'' olarak kabul ettiklerimizi seçip, dışarıya bırakırsak, geriye kalanlar üzerinde mutabakata varamamış olsak da o kadar önem arzetmez. Veya tam tersi, mutabakata varıp, ''Doğuru'' dediklerimiz ayıkladığımız da geriye kalanların yanlış olmasının anlamı da kalmayacaktır.
Özgürlük, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan, tehdit etmeden, rahatsızlık vermeden her istediğinizi yapabilmenizdir. Başka bir değişle, özlüklüklerin de sınırları vardır, bu sınırlar aşılmadığı süre içerisinde istediğinizi yapma özgürlüğünüzü kullanabilirsiniz.