Başkalarından biraz daha fazla dua ezberleyenler piyasaya çıkıp yetkisiz ağızlarla vaaz vermeye yelteniyorlar. Elbetteki milletimiz içinde kutsal ifadeler geçen kelimeleri duyunca saygı ve manevi değerlere verdiği önem yüzünden sonuna kadar dinliyorlar. Peki dinlediklerimizin niyetleri ve birikimleri o saygı ve sabıra layıkmı bunu kimden öğreneceğiz.
Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir dernek programında isminin ve cisminin kim olduğunu dahi bilmediğim bir şahıs, yıllarca görmediğim dostlarımla bir iki saat sohbet etme hevesimizi kursağımızda koydu. Söylediği saatlerce süren vaazından bir kelime bile aklımda yok ama bizim o güzel muhabbet sevdamızı kursağımızda koyarak ellerimiz bağlı sürekli onu dinlemek zorunda kaldık. Oturduğu yerde uyuklayan insanlar, yüksek  sesle uf çeken kişiler, heyecanla vaazın sonunu bekleyenler herkesin ümitleri olumsuz neticelendi.
Paylaşmaya, sevgiye, temizliğe, yardımlaşmaya ve güzel ahlaka dayalı yüce dinimiz yetersiz şahısların ağzında ne kadar zedeleniyor. Haddini, süresini, sınırını ve liyakatini bilmeyen şahısların beyinlerine görgü ve bilgi aşılayacak kurumlarımız yok mu? “ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen, zekatın faziletini, temizliğin zaruriyetini, insan, doğa ve nimet sevgisini insanlık alemine aşılayan yüce peygamberimizin hatıralarına zarar verdiğini bilmiyorlarmı.
Çalışmak, üretmek, okumak, yardımlaşmak, paylaşmak, boş durmamak, iç karartmadan, korkutmadan, ürkütmeden, Allah korkusu değil de Allah Sevgisinin faziletini anlatarak, zaman, mekan, had ve ortam ayarını iyi belirleyerek güzel üsluplarla deklare etmek ve saygın ağızlardan istek doğrultusunda dinlemek dinimize ne kadar güzel puan getirirse, kim, ne, hangi yetkiyle, ne maksatla ve liyakatiyle ortaya çıkıp acımasız korkular, karamsar hava, süresiz detay ve hürafa dolu sözlerle dine olan dinleme itibarını fırsat bulup kafa şişirmeler bitsin artık.
Bilelim ki, klavuzumuz Kur-an. Allahımıza şükür okumayı, yazmayı da biliyoruz. Kafamıza takılan dini endişelerimize cevaplarımız Diyanet İşleri Başkanlığı İcma Kurullarında en sağlıklı biçimde öğreneceğimizi de biliyoruz, düzeyli, düzenli, yönlendirici ve örnek yaşamlarıyla kendilerine sürekli itibar ekleyen Hocalarımızı da seçiyoruz, ne gerek var kapasitesi düşük bireylerden vaaz dinlemeye..
Aile yaşamının faziletini, ahlaklı toplum olma yönünde örnek davranışları, bilge kişilerden Kuran-ı Kerimde hükmedilen ibadet özelliklerini, mülkiyet, namus, fazilet, ana-baba, akraba, arkadaş, komşu hakları, emek ve görev sadakati ile kin tutmama değerlerini öğreten Yüce peygamberimiz boş konuşmayı, çok yemeyi, gıybet yapmayı, üretmeden tüketmeyi, sorumsuz ve huzursuz yaşamayı, nazik ifadelerle dışlamış, dinimizde hep müjdeleyici, affedici, kucaklayıcı, kabul edici, her Hataya hoş görü göstererek doğru yola döndürmeyi öğütlemiştir. Peki bu yetkisiz ağızlara, ortalık şarlatanlarına ne demeli….