Hepimiz bir aile reisiyiz. Aile reisi olmanın verdiği yetkilerimiz bulunduğu gibi, bu yetkiden doğan çeşitli sorumluluklarımızda vardır.
    Ailemizi bir araya getiren fertlerin madi ihtiyaçlarını karşılamak görevimizdir. Özellikle çocuklarımıza parlak bir dünya geleceği hazırlamayı da her şeyden önce düşünürüz.
    Ailemizi teşkil eden gertlerin dini bilgilerle donatımları, ahlak ve terbiyeleri, din için, vatan ve millet için faydalı birer kişi halinde yetiştirilmelerinde en önde gelen görevlerimiz ve sorumluluklarımızdandır.
    Bu sorumluluğumuzu bildirmek için yüce Mevla’mız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor.
    Ey iman edenler, kendinizi ve çoluk çocuğunuzu Cehennem ateşinden koruyun. Onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah’ın kendine verdiği emir ve yasaklarına baş kaldırmayan, kendilerine buyurulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.
    Ey inkar edenler, bugün özür beyan etmeyin, ancak işlediklerinizin karşılığını görmektesiniz.
    Bugün ülkemizde yaşayan ana ve babalar için en önemli sorumluluk konusu çocuklarıdır. Milletimiz geleceğini emanet edeceği, nesillerin sağlam bir ruhi ve manevi yapıya sahip olmasını sağlamak zorundadır. Analar ve babalar çocuklarının iyi birer Müslüman Türk çocuğu olarak toplumdaki yerini almasını temin etmek mükellefiyetindedir.
    Ülkemizde her gün cereyan etmekte olan olaylar, millet olarak, ana-baba olarak hepimizi kaygılanmakta, dinimizi ve vatanımızı kendilerine emanet edeceğimiz yarınki nesillerimiz konusunda güvensizlik kaynağı olmaktadır. Yurttaşlarımızın ve özellikle gençlerimizin birbirlerini sevmemeleri, birbirlerine düşmanca duygular beslemeleri, hepimizin yüreğini dağlamaktadır.
    Çocuklarımızın bugün bu hale gelmiş olmalarının sebebi, onları birbirine bağlayacak manevi bağlardan, dini ve milli duygulardan yoksun olarak yetiştirilmiş olmalarıdır.
    Eğitim ve öğretim sistemimiz, genç nesillerimize Allah, Peygamber, din ve iman bilgisi vatan ve millet sevgisi gibi yüksek manevi ve ahlaki değerlerigerektiği ölçüde anlatmamış ve bunları onların şuurlarında kökleştirmemiştir. Hatta bunlardan uzaklaştırıcı bir yolun izlendiğini dahi söylemek mümkündür.
    Millit olarak, milli bir eğitim ve öğretim ile çocuklarımızı birbirine sevdirecek manevi manevi bağlarla onları birbirine kenetleyecek bir yol takip ettiğimiz takdirde bugün ki yürekleri parçalayan olaylar zinciri hızla artarak sürüp gidecektir.
    O halde hastalığımızın çaresi bellidir. Çocuklarımızı, milletimizin manevi yapısını oluşturan dini, milli ve ahlaki bilgilerle donatmak. Bu ise, köklü bir din ve ahlak eğitimi ile olacaktır.
    Allah insanı temiz bir şekilde yaratmıştır. Onun ruhi ve manevi tekamülünün eğitim ve öğretim yoluyla gerçekleştirileceğini bildirmiştir.
    Mevla’mızın yüce Peygamberimize ilk vahyinin Okul ile başlamasının sebebi budur.
    Eğitim ve öğretim, insan hayatı bakımından son derece önemli bir toplum faaliyetidir.
    İnsanlara doğru olanla yanlış olanın, haramla helalin, güzelle çirkinin, iyi bir müslümana yakışan davranışla yakışmayannın bildirilmesi, öğretilmesi ve gösterilmesi dinimizin önem verdiği bir konudur.
    Temiz bir şekilde, adeta her şeyin yazılması mümkün olan boş bir levha gibi yaratılmış olan insan hayatında eğitim ve öğretimin ne kadar önemli olduğunu bildirmek için Allah Resulü Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) şöyle buyuruyor.
    “Her doğan Allah’ın fıtratı üzerine doğar, Ailesi onu Yahudileştirir, Hıristiyanlaştırır, veya Mecusileştirir.
    Yazımızda geniş bir surette belirttiğimiz sebepleri göz önünde bulundurarak çocuklarımızın, dinimizin özü olan Allah Kelamı Kur’an-ı okumayı, öğrenmelirini, dini bilgiler edinmelerini, camiye cemaate ısınmalarını ihmal etmemeliyiz.
    Çocuklarımızın kafalarını, başkalarının dini ve milli varlığımıza düşman, yabancı kültürlerle doldurulmasını istemiyorsanız, onlara Allah’ın Peygamberini, kitabını ve dinini öğretmek için gereken titizliği göstermelisiniz.
    Elbette bilenlerle bilmeyenler bir değildir. Eğer siz çocuklarınıza dinini öğretmezseniz, hadisi şerifte açıklandığı gibi, onların Yahudileşmelerine, Hıristiyanlaşmalarına yada Koministleşmelerine seyirci kalmaya mecbur olursunuz.