Kapadokyalı tabip Aretaios fazla su için ve idrar çıkaran hastaların durumuna “Akıp Gitme, Gitme” anlamında “Diabetes” adını vermiştir. Daha sonra 1674 yılında Thomas, hastaların idrarını tadarak “şekerli” sıfatını eklemiş ve hastalık “Diabetes Millitus” olarak anılmaya başlanmıştır.
    Diabet, pankreasın insülin hormonunu yetersiz salgılaması sonucu ortaya çıkar. İnsülin yetersizliği kanda glukozun artmasına ve dokuların glukozu kullanamamasına neden olur. Böylece çeşitli organ ve sistemlerde glukoz metabolizmasının bozulmasına bağlı aksaklıklar gelişir. İnsüline bağımlı olmayan diabetin nedenleri arasında en başta hareket azlığı ve düzensiz beslenme gelir. Bu nedenle düzenli bir egzersiz programı diabetin ortaya çıkışını engeller. (1)
    Diabetes Millitus seyir ve belirtilerine göre iki ana guruba ayrılır.
    a)    Genç Tip Diabet : Vücutta insülin yokluğu söz konusudur. Bu diabetlerde insülün salgılanması olmadığından insülün tedavisi uygulanır,bu nedenle de insülin bağımlı diabet diye de adlandırılır.
    b)    Tip II Diabet (Erişkin Tip Diabet): İnsülün salgılanması tamamen yok olmamakta, ancak yetmemekte veya insülün salgılanmakta, fakat vücut bunu yeterince kullanmamaktadır. Tedavisinde insüline ihtiyaç yoktur. Bu yüzden insüline bağlı olmayan diabet diye de adlandırılır. (2)
    Diabet ve Egzersiz
    Fiziksel etkinlikler diabetli hastalar üzerinde yararlı bir etkiye sahiptir. Diyet ve insülin kadar önemli bir rolü olan egzersiz özellikle tip II diabeti olan hastalar için önemlidir. Hatta düzenli egzersiz, kilo kaybı  ve azalmış kalori alımı tip II diabeti olan hastalarda glukoz düzeyini korumaya yetebilir. (18)Büyük araştırıcılardan biri olan joslin, diabet tedavisinde ilaç + diyet + sporun beraber mütalaa edilmesini önermiştir. İnsüline bağımlı diabetlilerde  egzersiz insülün ihtiyacını azaltır. (1)
    Egzersizin Diabete Faydaları
    Diabet özellikle bir yaşam tarzı hastalığıdır. Genellikle bu kişiler egzersiz yapmayan daha tembel yaşayan ve motive edilmesi güç olan kişilerdir.Herkesin bir maraton koşusuna ihtiyacı yoktur,kişiler site etrafında yürümeye veya merdiven çıkmaya yönlendirilebilir,daha fazlası şüphesiz daha iyidir; fakat bu kadarı da hiçbir şey yapmamaya göre kabül edilebilir bir aktivitedir.
    Genellikle diabet şismanlarda görülür. Yapılan egzersizlerle şişman şahsın kondisyonu artar fakat kilo kaybetmezse egzersizin diabete faydalı bir etkisi olmaz. Japonya da sumo güreşi yapanlar güreşin karakteri gereği çok şişmandırlar ve bunların arasında diabete çok rastlanır. Şişman kaldıkları sürece güreş olarak yaptıkları sporun diabetlere hiçbir faydalı etkisi olmadığı saptanmıştır. Görülüyor ki kondisyon çalışmaları ancak şişmanlıkla beraber olmadığı zaman diabet önlemesinde bir faktör olmaktadır.
    Bir sonraki yazıda diabetlilerde egzersiz programına kısaca değinilecetir.
Yararlanılan Kaynaklar: (1) Spor ve Sağlıklı Yaşam, Diabet ve Egzersiz, Harp Akademileri Komutanlığı Yayınları, Nisan 1996 Ankara, (2) Odabaşı, İlhan; Diabet ve Egzersiz, Akdeniz Üniversitesi B.E.S.Y.O.1994-1995 Konferansları,Antalya