BİZİ görünce durdu.. 'Vah yavrum, vah..' diyerek karşıladı.. Çatal kapılı evlerinin bulunduğu sokakta.. Nuri, 'Hayrola ana!' dedi.. Demez olaydı!. 'Oğlum, bizim kazın birisi yok.. Bizim kaza benziyor diye komşunun kazını almışım.. O da geldi, benim kazım dedi.. Zaten kaz bizim avluyu yadırgadı.. Kaz yok!' karşılığını verdi.. Nuri ile göz göze geldik.. 'Ana' dedi, 'Mahallenin gobelleri çalmıştır.. Afiyetle yemişlerdir.. Sen helal et.. Yenisini alırız!' diyerek, teselli etmeye çalıştı.. Annesi 'Çalmasalardı keşke oğlum.. Deselerdi ben pişirir verirdim.. Gerçi öyle bir şey yaptılarsa helal olsun ama iyi bir şey yapmamışlar.. Pişiremezler de şimdi' diye hayıflandı...
KAZIN ÖYKÜSÜ...
Eskipazar Mahallesi'nde Kara Fatma'nın Çeşmenin karşısındaki bekar evinde otururken, çeşmenin havuzundan akan suda gezinen kazlar ilişti gözümüze...Canımız çekti.. Rahmetli Kenan Yılmaz, anlattı.. 'Kaz Pilavını ye ye doymassın!' diye.. Nuri Efe, 'anama söylersem yapar' dedi ama kimse dinlemedi.. İhsan Parlak, 'Bizim evde iyi turşu var' diye araya girdi.. Kimilerimiz kaz almayı, nereden nasıl alacağımızı tartışırken, Hafız 'ın sesi duyuldu.. 'Paraynan alınan kazı tadı olmaz.. Mahallede bir sürü kaz var, birisini göz hakkı diye alalım' önerisinde bulundu.. Fikir behimsendi...
Nuri, Hafız, başka kim vardı bilmiyorum.. O sokaktaki çatal kapıdan içeriye girdik.. Nuri, eve girdi, biz dışarda kaldık.. Dönüşte kucağımızda kaz vardı.. Kim nasıl yaptı, aldı.. Bilmiyorum.. Kazı getirdik.. Kara Fatma'nın Çeşmenin arkasında bakkalı bulunan Muhtar Hasan'a kestirdik.. Muhtarın tarifi ile bir tenekeye koyup haşlayıp, tüylerini yolduk.. Kürt Ali bulguru, İhsan turşuyu, Kenan soğanı, yoğurdu getirdi.. Karnımızı doyurduk.. Kazın iyi pişmediğini farkettik.. Ama iş işten geçti.. Nuri, anasına ne diyeceğini düşünüyordu..
UTANDIM, DİYEMEDİM...
Yozgat'ta yalnız yaşıyordum.. Arkadaşlarımın anneleri bizleri çok severdi.. Nuri'nin annesi de öyle.. Evlerine gittiğimizde, sanki hazırdaymış gibi bize birşeyler hazırlar, önümüze kordu.. Kaz'ının kaybolduğu gün de aynısını yaptı.. Kaz'dan umudunu kesip, eve gittik.. Her zaman olduğu gibi avluda bekliyorum.. Nuri üzerine değiştirip, gelecek.. O sırada sahanda, tereyağlı yumurta, yanında yufka ekmek tepsi içerisinde göründü.. Nuri'nin anası.. Ne yalan söyliyeyim, sahanda tereyağlı yumurtayı çok yedim.. Ama Nuri'nin anasının yaptığı sahanda tereyağlı yumurtanın yerini hiç birisi tutmaz.. Rahmetli Kenan'ın anası da çok iyi kurufasulye yapardı.. Kaşıkla kaşıkla, tadından yenmezdi.. Neyse, sahanda yumurtayı yerken, kaz konusu yine açıldı.. 'Buluruz!' dedim ama bulamayacağımızı biliyordum.. Gözlerine baktım... Utandım, diyemedim.. Diyemedik...