Dün Bozok Spor Salonu’nda okullar arası halk oyunları yarışması yapıldı.
Yarışma öncesinde, okulların performansı kadar davulcu ve zurnacılarında performansını merak etmekteydim.
Yarışma başladığında gördük ki ortada ne davulcu, ne de zurnacı var.
Gelişen dünyamızda dijital sesler ve stüdyo kayıtlar halk oyunlarımızın içine dahi girmeyi başarmış.
Yani artık öyle geleneksel oyunlarımızda, geleneksel davul ve zurna ile oynamıyor ekipler.
Ayağa bir çarık, sırta bir yöresel kıyafet geçirmek yeterli oluyor.
Akabinde bilgisayardan çalan hazır müzik eşliğinde ekipler oyun oynuyor.
Çalan müziklerin içinde davul-zurnadan çok org denilen müzik aleti ve diğer dijital müzik kopyaları geliyor kulağa.
Bizim gümbürdeyen davuldan çok, hazır müzik ritimlerinin sesleri yükseliyor yarışmalarda.
İmdat Avşar isimli bir yazar var. Kendisi hemen komşu vilayetimiz olan Kırşehir’den.
İmdat Avşar, “Çiğdemleri Solan Bozkır” adlı öykü kitabında Kırşehir Abdalları’nın günümüzde içinde bulunduğu durumu çok güzel ve içtenlikle anlatır.
Bir zamanlar onlar olmadan olmayacak, gerçekleşmeyecek düğün, eğlence ve etkinliklerin bugün onlar olmadan nasıl yapıldığına yer verir.
İşsiz kalan ihtiyar abdalları konuşturur öykülerinde, elektrikli org denen cihazın davul ve zurnayı nasıl bitirdiğini, zurnacı Bektaşların, davulcu muharremlerin işsiz ve aç kaldığına yer verir.
Bizimkisi de o hesap gayrı davul ve zurnanın da hükmü bitti ve değeri yitti gitti.
Aslında değeri yitip giden, davul ve zurna değil de milli kültürümüz, adetlerimiz, ata yadigarı emanetlerimiz.
Öze dönmeye çalışan ve özü yakalamaya çalışan nesillerin her geçen gün biraz daha özünden kopuşu ve özünden ayrılışı.
Ne diyelim hayırlısı…
***
Dünkü yazımda İmam Hatip Ortaokulu’nun bilgisayar ihtiyacı olduğunu gündeme getirmiştim.
Milli Eğitim Müdürü Sayın Saim Kuş, şahsımla iletişime geçerek konuya açıklık getirdi.
Her zaman bizlerin eleştiri, görüş ve düşüncelerini takip edip, dikkate alan il müdürümüz artık okullarda bilgisayar laboratuvarları döneminin sona erdiğini ve bakanlığın tek bir sınıfı laboratuvar yapmak yerine, her sınıfa bilgisayar ve ilgili cihazları kurduğunu hatırlattı.
Yani artık zaten her sınıfta öğretmene ait bir masaüstü bilgisayar, her öğrenciye ait birer tablet bilgisayar, bir adet akıllı tahta ve her sınıfta bir projeksiyon cihazı bulunduğu için eski usul laboratuvar işi sona ermiş.
İmam Hatip Ortaokulu’nun tüm sınıflarına da akıllı tahtalar için il müdürlüğü ihale yapmış ve kısa sürede akıllı tahtalar sınıflara takılarak, diğer okullarda olduğu gibi burada da eğitim-öğretim bilişim teknolojilerinden faydalanılarak gerçekleşmiş olacak.