Ak Parti’nin Yozgat mitingi ile ilgili yorumlarıma kimi ‘MHP’li gibi konuşuyorsun, kimileri de ‘Ak Parti’li gibi konuşmuşun dedi.
    Ak Parti mitingi coşkulu desen kabahat, coşku yok desen daha farklı kabahat.
    Ama asıl olan doğruyu konuşmaksa bu gün de CHP için doğruları konuşacağımdan emin olabilirsiniz.
    Bu yorumlar üzerine emin yine birileri farklı yerlerde görecektir.
    Olsun bakalım…
    CHP kim ne derse desin Kemal Kılıçdaroğlu ile yeni bir ivme kazandı.
    En azından kendi içinde (şimdilik) çekişmeyi bırakıp biraz başını yukarı kaldırdı, önünü gördü.
    Ha, Deniz Baykal da kurnaz, işini bilen bir siyasetçi. Yiğidi öldür hakkını yeme demiş atalar.
    Ama uzun yıllar aynı partinin başında olmak, bakarkörlüğü de beraberinde getiriyor.
        Nihayetinde görmedikleri aldı götürdü Baykal’ı…
    Bu gün koltukta Kemal Kılıçdaroğlu var.
    Milletvekili iken İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı adayı olmasında vardı bir iş.
    Ama bu kadarını beklemiyordu kimse.
    Çok da önemli değil Kılıçdaroğlu’nun nasıl genel başkan olduğu, bu gün yaptıkları, konuştukları çok önemli.
    Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ziyaretinde yaptığı konuşmaların hiçbirine katılmıyorum Kılıçdaroğlu’nun.
    Miting meydanında kürsüye çıkıp sanki BDP lideri gibi konuştu, özerklikten bahsetti, bölücülerin söylemlerine ortak oldu.
    Eminim bu konuşmayı planlayanlar Ak Parti’nin bölgelere göre yaptığı konuşma şeklini uygulamaya çalıştı, kopya etti ama bu kopya CHP’nin üzerine bir beden büyük geldi, sırıttı.
    Yozgat’ta milliyetçi, Diyarbakır’da özerkçi olunmuyor…
    Olan oluyor elbette, ama Sayın Kılıçdaroğlu kantarın topuzunu kaçırdı.
    Onu da koyduk bir tarafa.
    Gelelim Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda.
    Saat 10:00 gibi Esentepe’deydim. Yozgat’ta miting yapılacağı gün akın akın parti bayrakları ile donatılmış arabaların ardı arkası kesilmez bu güzergahta. İlçelerden gelen otomobiller selamlar Yozgat’ı.
    Ama bu kez bir durgunluk vardı, CHP bayraklı araç göremedim Esentepe’de.
    Ya erken gelmiş olmalıydı CHP’liler, ya da mitinge ilgi olmayacaktı.
    Miting saatine az bir zaman kala Cumhuriyet Meydanı’na geldiğimde gördüğüm manzara beni şok etti.
    Meydan’da deyim yerinde ise ‘kimseler’ yoktu…
    Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’na geldiği dakikalarda biraz daha hareketlenen kalabalık, biraz sonra azda olsa beklenen kıvama yaklaştı.
    Açık konuşmak gerekirse Boğazlıyan’dan mitinge çok büyük bir katılım bekliyordum.
    Meydandaki kalabalığın büyük bölümü nereden geldi bilemiyorum ama benim beklediğim CHP için yeterli bir kalabalık yoktu.
    Miting meydanlarındaki kalabalık seçim öncesi belki oy yüzdesini değil ama en azından partinin ildeki imajını temsil eder.
    Miting biter bitmez tanıdığım CHP’lilere ‘Miting nasıldı’ diye sordum.
    İyiydi yanıtı verenlere kalabalık sizce yeterli miydi dedim.
    CHP’lilerin ikinci yanıtı, “Meydanı dolduranların tamamı oy verecek insanlar, hiç boş insan yoktu…”
    Doğrudur, ben yanılmış olabilirim ama bu yanıt siyasetçilerin kendi kendini tesellisinden başka bir şey değil.
    Kimi CHP’lilere göre de “Yozgat’a göre doğal, olması gereken bir miting oldu. Nihayetinde CHP’nin Yozgat’taki varlığı ortada…”
    CHP mitingine CHP’lilerin yorumları bu şekilde.
    Kalabalık yeterli olmasına yeterli değildi ama coşku fevkaladeydi.
    CHP’lilerin Kılıçdaroğlu’na gösterdikleri aşk dolu tutum,
    Ortaya koydukları coşku, heyecan hakikaten fevkaladeydi.
    CHP mitingi için sade bir yorum yapacak olursak ‘Kalabalık değildi ama coşkuluydu…’
    Tek kelimeyle bunu demek yeterli bence.    
SİYASET RÜZGARI

KILIÇDAROĞLU MUTLU ETTİ

    İleri Gazetesi 45 yaşında.
    Bu günde bizlerle aynı kalbi duyguları paylaşan herkese sonsuz teşekkürler.
    Bu anlamlı günde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da İleri Gazetesi’nin 45. yıl coşkusuna yaptığı ziyaretle ortak oldu.
    Öncesinde Ak Parti Seçim Bürosu’nu ziyaret eden Kılıçdaroğlu, daha sonra Şehit Aileleri Dernek binasına geçti.
    Kılıçdaroğlu’nun bu ziyaretleri bana göre çok anlamlı.
    Onun için ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
    Gelelim İleri Gazetesi ziyaretine.
    Bu ziyaret İleri Gazetesi adına inanın bir gurur vesilesi.
    Düşünmesi, yerel bir gazeteye bir siyasi parti genel başkanını ziyareti ile güç vermesi hakikaten önemli bir olay.
            Sayın Kılıçdaroğlu, ziyareti sırasında şu soruyu sordu Yazıişleri Müdürümüz Seda Erkılıç’a; “Baskı var mı baskı…”
            Baskı, yani basına siyasi baskı…
    Ulusal basına baskı olur da yerel basına baskı olmaz mı hiç?
    Olur bal gibi de olur ama İleri Gazetesi’ne olmaz.
    Yozgat’ta da yerel gazeteye baskı uygulayacak siyasi düşünceye sahip siyasetçilerimiz de yok zaten.
    Her şey bir tarafa Kılıçdaroğlu nazik bir ziyarette bulundu bize moral verdi.
    Tabi, gün içerisinde bizleri ziyaret eden, telefonla arayan, çeşitli vesilelerle bize ulaşan tüm okurlarımıza sonsuz teşekkürler.