1990’larda köy gibi bir ilçeydi Şefaatli. Ekonomisi zayıf, ulaşımı sıkıntılı, yatırım yok, teşvik yok, Belediyenin gideri çok, geliri yok, imari, mimari hizmetlerin uygulanması dert, işsizlik, yoksulluk, sefalet ve her yönüyle keşmekeş bir durumdu.
Geçtiğimiz günlerde Ankara’dan kalabalık bir grupla Kızılkoca (Yassıağıl) köyünde yapılan bir şenlik programına iştirak ettik. Misafirlerimizi Ankara’ya yolcu ettikten sonra, Hanıma dedimki, bak Şefaatli buraya 11 km. mesafede. Uzun zamandır görmüyorum, gel ordan geçerek Sorgun’a gidelim dedim. Oraya bağlı olmamamıza rağmen demiryolu, buğday pazarı ve bazı ufak tefek ticaretler nedeniyle biz Şefaatli’ye çok giderdik. Nedense çocukluğumdan beri burayı hep merak eder, gitmek için can atardım.
Şefaatli yeşillikler içerisinde, bereketli topraklara sahip, küçük ama güzel bir ilçe. Eskiye göre alanında fazla bir genişleme yok ama daha derli toplu. Demiryolu yine gözbebeği. Parklar, bahçeler ve kaliteli altyapı hizmetleri yapılmış. Sokaklar temiz, insanlar umut yüklü ve güleryüzlü. Tam bir Avrupai görünüm. Marketler, pazarlar, yürüyüş yolları, yeşil ortam, düzenli imarlaşma ve her yönüyle çok temiz bir görüntü. Yani belediye iyi çalışmış.
Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt yenilikçi, dürüst ve çalışkan bir insan. Sadece Şefaatli’de değil etraf köy ve ilçelerde de çok seviliyor. Onun adını ve kişiliğini herkes iyi anlatıyor. Bizde böyle güzel bir hemşehrimiz olmasından elbette gururlanıyoruz.
"Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asıl önemli olan, dünkü halimizden bugün daha üstün olmamızdır." Diyor. Şefaatli Belediyesi olarak; “etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula” parolasıyla yola çıktık. Diyede perçinliyor yapacaklarını.
Zeki Başkanın Şaban DÖKER gibi çalışkan bir yardımcısı var. Şefaatli aşığı ve Türkiye sevdalısı çalışkan ve üretken bürokratları var.
Hani bazı kurumlara gidersiniz duvarlara ilginç yazılar asarlar. Veya sosyal paylaşım sitelerinde estetik anlayış ve felsefi içeriği yüksek sözler yayınlarlar. Bakarsınız genelde zıt karekterler o sözleri asar ya da paylaşır. Ama Zeki BOZKURT sağlam faziletli, sözünün eri, dürüst, çalışkan, şahsiyetli, adam gibi bir adam. Ne slogan belirlemişse fazlasını yapmış. Halkta onu çok seviyor. Elbette muhalifler olacak ama hizmet için gerçekten iyi bir seçim. Kale Parkı diye bir eserleri var ki, ben o güzellikte bir parkı Büyükşehirlerde bile görmedim. Çok estetik bir anlayışla peyzajı, dizaynı tasarlanmış, dikkat çeken, dinlendiren, ferah ve huzur kokan görsel güzelliğinin yanında kültürel rölyef ve figürlerle de dekore edilmiş. İç açıcı, ferah bir park.
Şefaatlinin ortasından Aksu ve Karasu Çayları geçiyor. İçinde bağıra, çağıra neşeli kazlar, ördekler yüzüyor. Durup seyrettik. Yıllar öncede görmüştüm buraları. Hatta bir yaşlı amcayla küpeli kazan muhabbetimiz olmuştu. Burdaki düzenleme ve güzelleştirme çalışmaları şehir dokusunu hiç bozmamış. Şefaatli ve çevre köylerinde her yıl hasat festivali ve değişik tanıtım organizasyonları yaptıklarını söylediler. Hiç haberimiz olmuyor. En azından gazetemizde yazardık diye düşünüyorum. Ayrıca ben festival, seminer ve değişik kalabalık organizasyonların sunumunu yapıyorum, Şefaatli’den böyle bir davet gelse koşa koşa gider sunumlarını gönüllü olarak yaparım. Aksu ve Karasu’nun kenarları ağaçlık, meyvelik, bağ bahçe. Tekrar bu iki çay, Delice Irmağı olarak birleşiyor ve geçtiği yerleri cennete çevirerek süzülüp gidiyor.
Yozgat’ın en has adamları yaşıyor burada. Bakınca insanın içi ısınıyor. Hepsi dost canlı, hoş sohbet ve cömert. Hanım ve oğlum acıktık dediler. Yeşilyurt Camii’nin karşısındaki otelin aralığında Emek Restaurant diye bir yere girdik.   Sahibi Halil ERSUNGUR Bey bizi güleryüzle karşıladı yer gösterdi. Yemekleri leziz, ustalığı yerinde, çalışanları kibar ve saygılı. Halil Beyin eşsiz yemeklerine bakınca insanın iştahı açılıyor. Sağolsun bize cömert ikramlarda bulundu. İnsan kendini evinde zannediyor.
Biraz gezdikten sonra oğlum Tunay illa kıymalı pide yiyeceğim diye ısrar etti. Zafer Pide Fırını’na geldik. Yine güzel bir insan Zafer KIRIMLI Bey bizi karşıladı. Öyle mahir ve ustaca bir karışım hazırlayarak bir pide yaptı ki, tok olmamıza rağmen birer de pide yedik. Hâlâ tadı damağımızda.
Cömert gönüllü insanları  var Şefaatlinin. Orda insan aç ve açıkta kalmaz. Tam erdemli Yozgat kültürünü sergiliyorlar. Sıcak, samimi ve dost gönüllüler.
Şefaatli deyince nedense içimde özlemle karışık bir hasret sızısı hissediyorum. Bu güzel ilçenin sokaklarında rahmetli babamla gezdiğimiz günleri hatırlıyor, Şefaatli’de yaşayan hemşehrilerimi kıskanıyorum. Onlar nasıl bu kutsal coğrafyada keyif içinde yaşıyorda ben neden gurbet diyarlarındayım diye yakınıyorum. Ben her sabah farklı kimlik ve kişilikteki insanlarla büyükşehirlerin güvensiz derinlikleri, kirli havası, hileli yiyecekleri ve  stresli trafiğinde çile çekerken, onlar berrak Yozgat havasında uyuyup, mis gibi yufka ekmek, hormonsuz doğal ürünler ve dost muhabbetiyle beslenip, kendi işlerinde huzur içinde vakit geçiriyor diye gururla karışık kıskançlığa bürünüyorum. Şehrimizdeki güzellik ve berekete katkısı olan, gayretli, gönlü güzel, iyi işler yapan onurlu hemşehrilerimi yazmaya yayınlamaya devam edeceğim. Çünkü onların emeği ve fazileti bizlere gurur olarak yansıyor. Yozgatımızın ulaşımı, coğrafyası, altyapısı, yatırıma, üretime uygunluğu ve eşsiz insanıyla layık olduğu seçkin konuma hızla yol almasını ilgi ve övünçle seyrediyorum.
Şefaatli Belediye’sine gönüller dolusu teşekkürlerimle takdir ve hayranlıklarımı  sunuyorum.