Kaybedecekleri mevki, maaş, aile, para, mal, mülkü olamayanlar, cüretkardır…
    Bilindiği üzere Amerika Birleşik Devletleri' ni kuranların çoğu, İngiltere başta ve ağırlıkta olmak üzere diğer ülkelerin işsiz, güçsüz, ipsiz, sapsızlarından oluşmuştur.
    Dünyanın hemen her yerinde en tehlikeli insanlar, kaybedecekleri hiçbir şeyleri olmayanlardır…
    Bazen de cüret edenler, tribünlere oynarlar, ateşe ellerini sokarlar, sonra da dönüp kışkırtıcı tavırlar ile yandaşlarının tezahüratını almaya çalışırlar.
Terör örgütü yandaşı olduklarını her fırsatta göstermekten geri durmayan bir partinin mensupları, partilerinin kapatılması ile birlikte kaybettikleri Türk vekilliklerini geri alabilmek için müracaat etmişler…
    Bunun temel nedeni olarak da, geçtiğimiz günlerde yapılan referandum ile ortaya çıkan demokratik ortamdan faydalanmak istediklerini açıkladılar…
    Bu arada, referandumda “Hayır” oyunu verenler siz değerli okuyucularımızın da izlediği gibi, AKP' liler tarafından gerici, anti demokratik, darbe yanlısı olarak sunulmuştu…
    Peki kimdi bu gericiler biliyor musunuz?
    Yapılan ilk açıklamalara göre bu demokrasi düşmanları (!) yani % 42' lik kesime girenlerin eğitim düzeyi; lisans, yüksek lisans, doktora yapmış kişilerden oluşuyor ve toplumun aydın, entelektüel bir kesimini temsil ediyordu…
    Tam bu konu unutuluyor, hasır altı ediliyordu ki, bu kez de AKP' nin yaptırttığı ve kendilerini de şaşkınlığa düşüren anket sonucuna göre de ülkemizin kıyılarında yaşayan, belirli bir eğitim düzeyinin üzerinde olanlar gerici, yobaz, ilk okul mezunu İç, Doğu ve Güney Doğu Anadolu' da yaşayanlar ise ilerici, demokrat, hürriyet yanlısı, öyle mi… ?
    Kendileri de bunu açıklamakta zorlanınca Kızılcahamam da toplanarak, çok yakından ayak sesleri duyulmaya başlayan genel seçimler için hazırlık yapmak ve kıyılarda yaşayanların nasıl ikna edilebileceği üzerine görüşüldü…
    İlk okul mezunu, göbeğini kaşıyan, makarnaya, kömüre oyunu teslim edenler tamam da, aydın kesim için nasıl bir strateji izlenecek, onu da yaşayıp, göreceğiz…
    Cahilin cüretinin son zamanlarda ne denli arttığının en güzel örneği de yaklaşık yarım asırdır kapısında beklediğimiz, kul, köle olduğumuz, dost ve müttefik Avrupa Birliği' nin, önümüzdeki günlerde bebek katili, İmralı canisinin politika yapmasının önünün açılması için baskı yapmaya başlayacağı duyumlarının alındığını MHP Millet vekili Tuğrul Türkeş kamu oyuna açıklayıverdi…
    Buna cesaret edecekleri, daha teslim edildiği günlerde tartışılmaya başlanmıştı bile…
    Bakalım, İnşallah Allah ömür verir de o günleri yaşamam diye düşünüyorum.
    Cahilin cesaretini arttırmanın cüretini de o derece artabileceğinin en güzel örneği, hava muhalefeti nedeni ile ertelenen 29 Ekim törenlerinin yapılacağı 31 Ekim sabahı kendini patlatan ve hak ettiği yere def olup giden yaratık idi…
    Umarım arkası gelmez…