Nice 18 Martlar gelecek, Çanakkale Şehitleri de, Çanakkale ruhu da unutulmayacak inşallah! Bu bizim için çok önemli bir mesajdır.
Çanakkale Şehitlerinin kutsal kanları olmasaydı, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti de olmayacaktı. Bunu iyi biliyoruz ve Çanakkale şehitlerini minnetle, şükranla anıyoruz!.
*******
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, Ya Rab ne güneşler batıyor!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker,
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer,
Ne büksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i,
Bedri’n aslanları ancak, bu kadar şanlı idi..
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın!..
“3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı'nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası'nda 25 Nisan 1915 - 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.”
“Çanakkale; altı asır üç kıtaya hükmeden şanlı Osmanlının son zaferi ve İstiklal harbimizin habercisi... "Yedi Düvel"in "hasta adam" dedikleri Osmanlıya son darbeyi vurmak isterken kazdıkları kuyuya düştükleri yer... İki yüzelli bini aşkın şehidin kanıyla sulanan vatan toprağı... Cenab-ı Hakkın (c.c.) inayetiyle, Allah ve Peygamber aşkıyla gözünü kırpmadan, korkusuzca düşmana karşı koyan Mehmetçiğin tarih yazdığı altın sayfadır... Düşmanın dahi kahramanlığını, insanlığını övdüğü Mehmetçiğin yazdığı şanlı bir destanın adıdır Çanakkale…”
****
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
Çanakkale Ruhunu iyi anlamak gerekiyor! Neden Çanakkale, niçin geldiler, nasıl saldırdılar, bu gücü nereden topladılar, Gelibolu Yarımadasını neden Cehenneme çevirdiler ve nasıl durduruldular? Hangi imanın, hangi gücün karşısında pes edip Geldikleri gibi gitmek zorunda kaldılar?
Çanakkale Geçilmez! diye tarihe destan yazdıran Mehmetçiğin mücadelesi nasıl sonuçlandı? Böyle bir imanın yenilemeyeceği nasıl anlaşıldı? İşte bütün bunlar Çanakkale’de gizlidir; Çanakkale Geçilmez! fermanında gizlidir!...
*******
Boyabatlı Ömer oğlu Mustafa
Yazdı bu destanı girerken safa,
Muradı gitmekti arşı tavafa,
Bugün bizden vatan razı olacak,
Nefer şehit, ordu gazi olacak!
Dağlara adını yazdıran yiğitlerin destanını tarih anlatmaya devam ediyor!..Artık Sarıkamış, Çanakkale, Galiçya, Sakarya, Dumlupınar...şehitlerinin yanına gitmek ve ot tıkadıkları yaralarının üzerine gözyaşlarımızı akıtmak, onların canları ile verdikleri selamı almak zamanıdır!..Onlar bizim hür ve bağımsız yaşamamız için hayatlarını verdiler.
Onları unutarak yaşamak esir yaşamaktır. Unuttuğumuz her şehit düşmana teslim edilmiş bir siperdir. Vatan için şehit olmuş insanları unutmak vatana ihanettir!...
*****
Beş yerde yaram var yazamam mektup
Çoktandır oğlumdan haber yok deyip,
Elin beş vakit namazda açıp,
Kendini kedere salmasın Anam!
62. Alay 1. Tabur başçavuşlarından Yozgatlı İsmailoğlu Rıfkı 23 Eylül 1916 da yaralı bir şekilde götürülürken alay komutanına yalvarıyor: Aman Efendim, Bölük komutanı şehit oldu. Yardımcısı Bilal Efendi şehit oldu, ben bölüğe ancak yarım saat kumanda edebildim; yaralandım. Ne olur Allah aşkına cepheye bir komutan yetiştirin!... Doğru bir taleptir; çünkü o cephe düşmemelidir; çünkü o cephe dimdik ayakta kalan vatandır!...