Yalan dünya, kimler geldi kimler geçti…
Kiminin gidişi gelişi kadar sesli olmadı.
Kiminin ki de unutulmadı.
Bir mücahit, bir yiğit adam, bir bilge lider daha göçtü bu dünyadan.
Gidişine en fazla üzülenlerdenim.
Kederim, üzüntüm bir daha yerini doldurabilecek bir yiğit çıkarma endişesi.
Rauf Denktaş…
Bir ömür düşünün sadece vatanın bekası, milletinin özgürlüğü için harcansın.
Bir ömür düşünün son nefeste dahi vatan diyebilsin.
Bana göre Denktaş, yaşayan bir millet olabilme abidesiydi.
Bu gün (Salı) kara toprağın bağrına girse de bedeni fikirleri, ideolojisi ve yaktığı meşale hiç sönmeyecek.
Bu gün burada yas, hakiki alemde eminim düğün bayram.
Koçyiğit, bilge lider, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin değil tüm Türklerinin unutamayacağı insan mekanın cennet olsun.
Gittiğin yerde duamız duan olsun…
Denktaş\'ın kendi kaleminden yazdığı şu şiiri tarihe not düşmek adına sizlerle paylaşmak istiyorum:
BİR AVUÇ CAN…
Havalar şu sıra iyice soğudu.
Soğuk insanın içini üşüttükçe hiçbir şey yapası gelmiyor.
Üzerinize afiyet iki gündür boğaz ağrısının yol açtığı rahatsızlıkla mücadele ediyorum.
Doktorun bir avuç ilaç ve iğneden oluşan karışık bir mönü hazırlamasıyla gözümü ancak açabildim diyebilirim.
Şu sıra ciddi bir salgın var.
Çocukların ve yaşlıların özellikle bu sıralar dahi dikkatli olması gerekiyor.
Dün objektifime takılan bir görüntüden bahsetmek istiyorum.
Rahmetli Ayhan Köylüoğlu Hocamın muhterem annesi Şahinde Teyze\'yi tanıdım tanıyalı yaz-kış balkonundan ekmek kırıntıları atar kuşlara.
Ekmek bulamadığı gün özel yem aldırırdı Ayhan abiye…
Özellikle de kışın attığı ekmeklerin saniye sürmeden bittiğini söylüyor Şahinde Teyze.
Yazıktır, günahtır, bunları aç bırakmaya gönlüm razı olmaz deyip, yürümeyen dizlerine derman yükleyip, ekmeğini kuşlarla paylaşır.
Dün ağaç dalındaki üzeri buzla kaplı elmayı yemeye çalışan sığırcığın fotoğrafını çekmeye çalışırken soğuk ve açlığın önünde yaşayan hiçbir canlının duramayacağı gerçeğini hissettim.
Havanın eksileri bulduğu bu günlerde açlık ve dondurucu soğuğu hiçbir canlıya reva görmüyor insan.
Kış gününde insanın insana ne kadar ihtiyacı varsa aynı dünyayı paylaştığımız diğer canlıların da bize ihtiyacı var.
Geçtiğimiz hafta Yozgat Belediyesi Zabıta ekipleri doğaya fırınlardan topladıkları ekmekleri bıraktılar.
En fazla yarım saatlerine mal oldu bu hareketleri.
Ama insanlık adına örnek oldular, yüreklerindeki merhameti ortaya koydular.
Kışın soğuk günleri etkisini artırırken bir tabak çorbayı komşudan, bir avuç ekmek kırıntısını da balkonunuza, evinizin, pencerenizin önüne konan kuştan esirgememeli insan.
Açlık ve soğuk, ikisinin de karşısında kimse duramaz.
Ama merhamet varsa insanın yüreğinde açlıkta soğukta tesir etmez yaşayan hiçbir canlıya.
Biraz merhamet etmek, bir avuç da olsa çöpe atacağımız ekmek kırıntılarını paylaşmaya davet ediyorum herkesi.
Ve tüm kurum ve kuruluşları yabani hayatın yiyeceğe ihtiyaç duyduğu bu günlerde daha duyarlı olmaya davet ediyorum.
İnsanın insana olan merhametini söyleme lüzumu dahi görmüyorum.
İnsanın insana merhameti değil insanlığa olur.
Bu soğuk kış gününde bir tas çorba da olabilir, tebessüm yüklü bir selam da…
KİM DEMİŞ
Kim Demiş
Kim demiş ki benim için bu beldede âti yok,
Kim demiş ki bu toprakta Türk oğlunun hakkı yok...
Bu diyarlar sizin için etmez diyen cahil kim?
Haykırırım cevap versin bizi fazla gören kim?
Ey Türk oğlu bu beldede senin için her şey var,
Bu toprağın her adımı senden bir parça saklar.
Türk kanıyle kızıl güller veriyorken bu diyar,
Ümit yoktur bu beldede Türk\'e diye kim demiş?
Bu topraklar senin için yeşerirken burada,
Ataların destanları inilderken sularda,
Kim demiş ki yabancısın ey Türkoğlu bu yurtta.
Bu toprakta emeğin yok, çekil buradan kim demiş?
Ey asîl Türk, bu sözleri söyleyecek herkesin,
Demir gibi yumruğunu vur başına inlesin
Bu toprakta atan kalpler nerden gelmiş dinlesin,
Türk\'e yer yok bu diyarda, çıksın, gitsin, kim demiş?
AKGÜL\'ÜN YOZGAT AŞKI
Eski milletvekili, TESKOM Genel Başkanı…
Abdulkadir Akgül…
4 yıllık milletvekilliği süreci kimine göre artı, kimine göre eksi, kimine göre de nötür…
Kim ne derse desin o seçimden 6 ay sonra da olsa Yozgat\'a geldi.
Gelmez, iş yapmaz, Yozgat\'ı tanımaz diyorlardı.
Aslına bakarsanız yalan da demiyorlarmış.
Kendisi de itiraf etmişti bu gerçeği.
Ama ben Yozgat sevdalısıyım diyor.
Ak Parti Kadın Kolları Olağan Genel Kurulu\'nda konuşan Akgül, bir anlamda partililerle dertleşti.
Yaptıklarım, yapamadıklarım kıyaslaması yaptı.
Kırdıklarım, gönül aldıklarım eşitliği kurdu.
Milletvekillerine biz yapamadık siz yapın, çünkü başbakan yardımcınız var mesajı verdi.
Mazeret ortaya koydu, yeni vekillere mazeretiniz yok dedi.
Akgül yine bildiğimiz gibi, olduğu gibi anlayacağınız.
Kapım açık dedi tüm Yozgat\'a…
Eminim açıktır, buna ne şüphe.