Kıymetli hemşerilerim, geçen hafta hayatımızın büyük bir kısmını geçirmekte olduğumuz işyerlerimizde çalışma sürelerinin belirlenmesine ilişkin genel esaslar hakkında bilgi vermeye çalışmıştık. Bu hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz.
İş Kanununda haftalık 45 saat olarak belirlenmiş olan çalışma süresi, geçen hafta değindiğimiz gibi işyerlerinde standart olarak her gün ve her hafta aynı şekilde uygulanmayabilir. Kanun 63. Maddede bu konuya açıklık getirmiş durumdadır. Buna göre “Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” denilmek kaydıyla, “Denkleştirme süresi” denilen kavram çalışma yaşamına girmiş bulunmaktadır. Bu kavrama geçmeden önce bir haftalık süre içerisinde kalmak kaydıyla çalışma süresinin nasıl farklı olarak dağıtılabileceğine bakalım.
İşyerinin, depolu çalışan ve haftanın belirli günlerinde sevkiyatın yoğun olduğu bir işyeri olduğunu varsayalım. Buna göre bu işyerine ürünler haftada iki kez Salı ve Cuma günleri gelmekte ve çalışan işçiler diğer günlerde de ürünün dağıtım işini yapmaktadırlar. Bu durumda işçilerin ürünün geldiği günler daha çok, diğer günlerde daha az ya da iş durumuna göre hiç çalışmasına ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu işyerinde işçilerin Kanuna ve yönetmeliğe muhalefet etmeden bir çalışma ilişkisi içerisinde olabilmesi için, uymaları gereken birden çok kural bulunmaktadır. Birincisi çalışma saatleri toplamı haftalık 45 saati aşmayacaktır. İkincisi, yönetmelik hükümlerine göre işçilerin günde kesintisiz en az 12 saat dinlendirilmesi, en çok ise 11 saat çalıştırılması hükmüne aykırılık taşımaması gerekir. Üçüncü olarak da gece dönemine rastlayan sürenin 7,5 saati aşamamasıdır. İşyerinde gece çalışması olmadığını, gündüz açık bir işyeri olduğunu varsayarsak, ilk iki koşulun varlığını aramamız gerekecektir. Tüm bu açıklamalara göre bir örnek çalışma planı yapacak olursak, işçilerin Salı ve Cuma günleri en çok çalışma sınırı dikkate alınarak (11x2) 22 saat çalıştırılabilmesi mümkündür. Yani sabah diyelim ki 08.00’de işbaşı yapılan bu işyeri için, öğlen 12.00-13.00 arasında da ara dinlenmesi verildiğini varsayarsak, akşam 20.00’ye kadar çalışma devam edebilecektir. Görüldüğü üzere işçinin en az 12 saat dinlendirilmesi kuralı da bu şekilde kendiliğinden gerçekleşmiş olmaktadır. Haftalık çalışma süresi 45 saat, işyerinde bir gün ücretli hafta tatili verilmesi de daha önceki yazılarımızdan da hatırlayacağınız gibi bir zorunluluk olduğuna göre, işyerinde kalan dört günde işçilerin (45-22) 23 saat daha çalıştırılması suretiyle haftalık çalışma süresi aşılmamış olacaktır. Örneğin, 6+6+6+5 olmak üzere dört gün çalıştırılabileceği gibi; işçi bir gün daha hafta tatili kullandırılıp, kalan üç gün 8+8+7 şeklinde de çalıştırılabilecektir. Bu hallerin hiçbirinde Kanunun öngördüğü çalışma süresi aşılmamış olacaktır. Burada dikkatinizi çekmek istediğim diğer bir husus, tüm örneklerin yasanın kabul ettiği üst sınırlardan verilmiş olmasıdır. İşyerinde çalışma sürelerinin tarafların anlaşması ile 45 saatin altında belirlenmesi de mümkün olduğundan, bu halde çalışma süresinin aynı oranda azaltılması gerektiği de unutulmamalıdır.
Çalışma süresinin haftalık çalışma süresi içinde nasıl farklı dağıtılabileceğini gördük. Bunun yanında bir de Kanunda “Denkleştirme süresi” denilen ve Kanunla iki ay, eğer toplu sözleşme var ise dört aya kadar artırılabilen bir çalışma döneminin de işyerleri açısından nasıl uygulanabileceğine bir göz atalım.
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 5. Maddesinde denkleştirme esasına göre çalışmanın kuralları belirlenmiş durumdadır. Buna göre “Tarafların yazılı anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerinde haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşuluyla farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, yoğunlaştırılmış iş haftası veya haftalarından sonraki dönemde işçinin daha az sürelerle çalıştırılması suretiyle, toplam çalışma süresi, çalışması gereken toplam normal süreyi geçmeyecek şekilde denkleştirilir. Denkleştirme iki aylık süre içinde tamamlanacak, bu süre toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilecektir. Parça başına, akort veya götürü gibi yapılan iş tutarına göre ücret ödenen işlerde de bu Yönetmeliğin denkleştirmeye ilişkin hükümleri uygulanır. Denkleştirme dönemi içinde günlük ve haftalık çalışma süreleri ile denkleştirme süresi uygulamasının başlangıç ve bitiş tarihleri işverence belirlenir” hükümleri doğrultusunda denkleştirme gerçekleştirilebilir.
Yönetmelik hükümlerine göre denkleştirme süresinin en çok iki ay olduğu görünmekte olup, denkleştirme süresinin ve koşullarının yazılı olarak belirlenmesi istenilmektedir. Bu durumun hem işçi hem de işveren adına, denkleştirme süresinin sınırlarının çizilmesi ve Kanundaki çalışma sürelerine bağlı diğer hükümlerin (örneğin fazla çalışma) bu doğrultuda belirlenmesi açısından pratik faydaları bulunmaktadır. Ancak Yargıtay birçok kararında, bu dönemin yazılı olmasa da taraflar tarafından ileri sürülebileceğini, tarafların bilmesinin yeterli olduğunu ve bu durumun “örtülü” bir denkleştirme olduğunu kabul etmektedir. O zaman bunun bir geçerlilik şartı değil ispat şartı olduğunu söylemek mümkündür. Yani taraflardan biri aksini ispat edebilmek için yazılı bir anlaşmaya ihtiyaç duyacaktır.
Yazılı olarak süresinin belirlendiğini, başlama ve bitiş sürelerinin de ilan edildiğini varsayalım. Peki denkleştirme nasıl yapılacaktır? Sürenin en çok iki ay olacağını söylemiştik. Bunu sekiz hafta olarak düşünelim. Haftalık çalışma süresi de 45 saat olsun. Sekiz haftalık çalışma süresi toplamı (45x8) 360 saat olacaktır. İşçilerin en çok çalışma süresinin günde 11 saat olabileceğini söylemiştik. Bu durumda işçiler en yoğun çalıştıkları haftalar için, altı gün üzerinden (11x6) 66 saat çalışabilecektir. Normal çalışma döneminde haftalık 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak adlandırılacağını söylemiştik. Ancak denkleştirme dönemi için belirlediğimiz 8 hafta boyunca bazı haftalarda çalışma süresi 45 saati aşsa bile, bu çalışmalar fazla çalışma olarak değerlendirilmeyecektir. Ama bunun da bir koşulu vardır. Bu da işçilerin 66 saat çalıştırıldığı haftalar dışında diğer haftalar 45 saatin altında çalıştırılarak 8 hafta sonunda haftalık ortalamanın 45 saat olmasıdır. Yani diyelim ki üç hafta işçiler haftalık 66 saat çalıştırılsın. Bu üç haftada toplam (66x3) 198 saat eder. İşçilerin bu 198 saatlik çalışmayı kalan 5 haftada denkleştirebilmesi için (360-198) toplamda 162 saat daha çalıştırılmaları gerekir. Bunu da 5 haftada birbirine yakın olarak çalıştırarak denkleştireceğini varsayarsak, (34+32+32+32+32) şeklinde 5 haftalık bir çalışma düzeni yeterli olacaktır. Saydığımız bu sekiz hafta sonunda toplam haftalık çalışma süresi (66+66+66+34+32+32+32+32)/8 = 45 saat olacağından, usulüne uygun bir denkleştirme gerçekleştirmiş olacağız.
Çalışma süreleri, bizim çalışma yaşamımızın ana konularından biridir ve diğer tüm konularla da ilişkili olduğu için, önümüzdeki hafta bu konuyu incelemeye devam edeceğiz. Selamlar …