Teşvik verdik, almadı…
    Ara sıra belediyelerine yardım gönderdik olmadı…
    Geçici iş bulduk yine olmadı.
    Projelere yabancı kaldık…
    Ya şartımız uymadı ya da boyumuz kısa kaldı.
    Kredi verdik, ya kara listeye takıldık, ya da kefili bulamadık.
    İcralara düştük, halimizi anlayan olmadı.
    Esnafız dedik, sicilimiz bozuk çıktı.
    Borç istedik onu da veren olmadı.
    Son olarak bölgesel teşvik çıktı. Vay 3. bölgedeyiz, vay 4. bölgedeyiz diye diye bir yılı geride bıraktık, yine bir şey olmadı.
AB Projelerinde istenileni ortaya koyamadık.
Şu sıralar ORAN Projesi gündemde. Onda sonuç ne olur bilinmez.
    Ama bildiğim bir şey var ki, devlet ne çıkarırsa çıkarsın asıl yararlanması gerekenler olaya ya Fransız kaldı, haberi olmadı, ya da şartları uymadı.
    Bundan bir yıl kadar önce devlet kredi borcu, karşılıksız çek veya senet gibi durumlardan Merkez Bankası'nın kara liste diye tabir edilen bölümüne ismi yazılanları affettiğini, yani sicil affı uyguladığını açıklamıştı.
    Evet evet, uygulamaya geçmedi olay sadece açıklamada kaldı.
    Sicil affı havada kaldı kara liste kabardıkça kabardı.
    Şimdi birileri çıkıp esnafa bilmem ne kadar indirimli faizli kredi diyor ya, ben gazeteci olarak sadece haberi aktarmakla yetiniyorum.
    Biraz daha açık konuşmamı ister misiniz, kendi yazdığım habere kendim dahi inanmıyorum.
    Benim şartım uymadıktan sonra isterse gökten para yağsın.
    Ne faydası var?
    İşte kara listedeki bir esnaf için de durum böyle.
    Krediden eli cebinde yararlananlar belli, ekonomik durumu iyi olanlar.
    Onun dışında kalan, krizin vurduğu, günü zor kurtaran, siftahsız kepenk kapatanların ise yağlı, ballı kredileri izlemekten başka yapabilecekleri bir şey yok.
    Şu sıra bir af gündemde bakalım ne olur ne olmaz, zaman gösterecek.
    Gelelim bu şehri ne kurtarır sorusuna.
    Hali vakti yerinde işletmelerin kredi sıkıntısı yok, bunu anladık.
    Önemli olan küçük ve orta ölçekli işletmelerde.
    Giderlerine dahi yetişmekte zorlanan işletmelerin kara liste batağındaki halini sanırım tahmin ederseniz.
    İşte bu işletmelerin de yararlanabileceği özel kredi türleri üretilmeli.
    ORAN bu tür işletmelere özel projelere zemin oluşturuyor ama henüz kapsamı dar. Zamanla biraz daha genişledikçe faydalı çalışmalar ortaya çıkacaktır.
    Bunun dışında devletin anlaşmalı bankalar aracılığı ile küçük ve orta ölçekli işletmelere özel proje karşılığı hibe destekleri uygulaması şart.
    Denetimi elden bırakmadan, projenin uygulanabilirliğini kıstasları daraltmamak kaydıyla takip edip, işletmelerin bulunduğu bataktan kurtulmasına yol gösterici çalışmalar pekala üretilebilir.
    Bunun dışında faizsiz krediler işletmelerin kurtuluşu için adeta bir reçete olacaktır.
    Belirli aralıklarla verilecek krediler işletmelere can simidi olabilir.
    İçi boş söylemlerle ve bir beden hatta on beden büyük sözde kredilerle Yozgat esnafını beyhude bir yola sürüklemek yerine elle tutulur bu tür çalışmalar eminim kente hayat verecektir.
    Taşıma suyla değirmen döner mi diyenler olabilir.
    Suyu taşısak da taşımasak da zaten değirmen dönmüyor Sevgili Yozgatlılar.
    Hibe destekleri ve faizsiz kredilerle en azından gerçekten bir şeyler yapmanın gayretinde olan işletmeler kurtarılabilir.
    Ekonomik darboğazdaki işletme bu şekilde zaman kazanır, güç toplar.
    Gün gelir kapasite artırır, AR-GE çalışması yapar.
    Ekonomik krizde kaybettiği zamanı telafi etmeye çalışır.
    Ben Yozgat'ta böyle bir çalışmanın zaruri olduğunu düşünüyorum.
    Yozgat işletmecisinin, esnafının halini bile bile, bu tür desteklerin şartlarını ağır kriterlerle belirlerseniz de olmaz.
    Gözü kapalı değil ama en azından biraz ültimatom Yozgat ekonomisine soluk aldıracak, kenti kurtaracak sihirli formülü ortaya çıkaracaktır.
    Varsa başka planı olan buyursun…