Bu dünyada ev sahibi olmak her insanın hayalidir.
Bu öyle bir hayal ki, zaman zaman hayatın 10-15 yıllık bölümünü ipotek altına aldırmaya değer görürüz.
Hükümetin Acil Eylem Planı çerçevesinde hayata geçirdiği Toplu Konutların yükselmesi ile parası olanı da olmayanın da ev hayali bir şekilde gerçek olmaya başladı.
Yozgat da bu hayalin gerçeğe dönüştüğü illerden.
Geriye dönüp bakıyorum da yaklaşık 2 bin konut yapılmış TOKİ tarafından Yozgat’a.
İlçeden merkeze taşındığımız 10-15 yıl önce ev bulmak samanlıkta iğne bulmak gibi bir şeydi Yozgat’ta.
Bulduğunuz her eve oturma imkanınız yoktu.
Bir şekilde bütçeleri sarsıyor, alaşağı ediyordu fiyatlar.
Ev sahiplerinin nazına çekmek ise cabası. 
Her ev sahibi yanlış anlamasın lütfen, ama kiracıya ev verirken sanki kızını gelin veriyormuş gibi hareket eden,
Üzümün çöpü, armutun sapı misali kiracıya olmadık işkenceler çektiren ev sahipleri vardı.
Hayatının büyük bölümünü kirada geçirmiş işçi babanın oğlu olarak kiracılığı her zaman insana zul gelen, acı veren, işkence olarak gördüm.
Ev sahiplerine karşı bir antipati beslemeye başlıyor insan zamanla.
Kiracılığın, evden eve taşınmanın zorluğu ise ayrı bir dert.
Bu dünyada zaten kiracıyken, ikince kez kiracı konumuna düşmek insana ağır geliyor haliyle.
Ah diyor insan ahhh, başımı sokacak iki göz odam olsun yeter! Canına tak ediyor bir yerde. Ev olsun da nasıl olursa olsun.
İnsanlar yıllarca hep bu hayali kurdu.
Kimi belki mal, mülk sahibi olmak için kurdu bu hayali, kimileri de kiracılıktan bıktığından.
Nasıl bıkılmaz ki kiracılıktan, Almanya’dan oğlum geliyor teraneleri filmlerimize komedi konusu oldu.
Bu gün katıla katıla güldüğümüz Kemal Sunal filmlerine konu olan bu ve bunun gibi teraneler aslında bizim ıstırap dolu yıllarımızın ta kendisi.
Kiracılık üzerine kitap yazsanız yazılır, hatta roman…
Kimi ev sahi vardır insanın evine aldığı eşyanın dahi bilançosunu tutar.
Eve gelen misafirin hesabını yapar,
Kolay geçmedi bu milletin kiracılık yılları.
Herkesin evi olacak diye bir kaide yok ama en azından ev sahibi zihniyeti değişti ülkemizde.
Özellikle de Yozgat’ta ciddi değişime uğradı ev sahibi ve kiracı modeli.
Peki neydi bu değişimin sebebi.
Gökten bir merhamet ışığı mı düştü ev sahiplerinin gönlüne, ya da kiracılara çeki-düzen verecek?
Devletin Toplu Konut İdaresi tarafından Türkiye genelinde yaptırdığı konutlar tartışma konusu olsa da bana göre kiracı ve ev sahibi modelinin değişmesindeki en büyük etken.
Düşünebiliyor musunuz, evin ilaç olduğu Yozgat’ta dahi TOKİ 2 bin konut yapmış.
2 bin yeni ev demek, tekel konumundaki birçok ev sahibinin, kirada insafa getirdi TOKİ. 
Eğer bu gün Yozgat’ta kiralar belli bir seviyedeyse bunda TOKİ’nin varlığını kimse inkar edemez.
TOKİ konutları Yozgat’a farklı bir çehre aslına bakarsanız.
Yer seçimi, konutların kalitesi, yaşanan sıkıntıları tartışabiliriz.
Eksikler, yanlışlar, yerine göre kalitesizlik, daha iyi olabilirdi dediğimiz  olumsuzları göz ardı edemeyiz elbette.
Bu eksiklerin yanında Yozgat’taki toplum hayatına, insan yaşantısına katkısı daha büyük.
Ben kiracı olmanın verdiği zorluğu Yozgat’ta yaşayan insanların ıstırabına son veren TOKİ’nin konut yapımında bu şehri unutmamasını siyasilerden özellikle istiyorum.
Geçenlerde Belediye Başkanı Yusuf Başer, TOKİ’nin bundan sonra da konut yapmaya devam edeceğini açıklamıştı.
Uygun yerler seçildiği takdirde yeni TOKİ konutlarının yapılmasını Yozgatlı’nın menfaatine görüyorum.
Kaliteden ödün vermeden, mümkünse geçmişte yaşanan sorunları insanlara yaşatmadan konutlar yükselmeli memlekette.
Yükselmeli ki kiracılık işkence olmaktan çıksın be kardeşim…
ESNAF-VEKİL DİYALOĞU
Yozgat Milletvekilleri Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer hafta sonu Yozgat esnafını ziyaret ettiler.
Lise Caddesi’nden başlanan esnaf ziyaretleri haliyle sokakta yürüyen vatandaşı da kapısı vekili tarafından açılan esnafı da memnun etti.
Bizde adettendir partili olsun ya da olmasın kapınızı bir siyasi büyük açıyorsa ona en köşe başını göstermek, saygı göstermek, misafirperver olmak gerekir.
Sayın Soysal, Başer ve İl Başkanı Fahri Açıkgöz ile partililerin hafta sonu yaptığı esnaf ziyareti de oldukça renkli ve samimi bir ortamda gerçekleşti.
Milletvekili esnafı ziyaret edecek mi, edecek…
Etmeli de…
Milletvekilinin Yozgat sokaklarında yürümesi dahi hakikaten insanlar için bir memnuniyet nişanesi.
Esnaf ziyaretinde basın mensuplarına açıklama yapan her iki vekil de Bekir Bozdağ gerçeğini vurguladılar.
“Rahatız” demeye getirdiler, en azından esnafın ya da yolda yürürken vatandaşın bir talebi olursa Yozgat adına karşılık vermekte sıkıntı çekmeyeceklerini söylediler.
Öyle ya, milletvekillinin gücünün yetmediği yer neresi?
Ya bakan, ya da başbakan yardımcısı…
Biz de ne var; Başbakan Yardımcısı, Bakan, Meclis Başkanı, Bakan Yardımcısı…
Bunların hepsi icracı makamlar.
Vatandaştan alıp, icra makamına ulaştırmada ve icraata dönüştürmede bizim vekillerin sıkıntısı olmayacak demektir.
Yani bu şansı bizim milletvekillerinin fırsata dönüştürmeme gibi bir olasılıkları yok.
Sanırım Sayın Soysal ve Başer bunun farkına varmışlar.
TBMM’deki yoğun mesaileri biter bitmez soluğu Yozgat’ta aldılar.
Önce de geliyorlardı ama öyle esnaf kapısı açıp, sohbet edecek vakitleri yoktu.
Ama şimdi artık buradayız dediler, hatta kimi zaman haftanın 3-4 günü.
Eğer Yozgat’ın vekili olarak sizler; bakan, başbakan yardımcısı, meclis başkanı, bakan yardımcısı makamlarını Yozgat’a hizmete dönüştürme de kabiliyetinizi ve iradenizi ortaya koyabilirseniz ne ala.
Bu işin getirisi siyasi geleceğiniz adına da Yozgat adına da fevkalade getiri sağlar.
Ama yok, iş sadece selamdan, sohbetten ibaret kalırsa sadece gelip-giden vekil olursunuz.
Bizim insanımızın güler yüzlüdür sıkıntı yaşamazsınız ama biri kral çıplak deyinceye kadar o kadar çok vakit geçer ki!
Siz de zamanın nasıl geçtiğini anlayamazsınız.
Bu da söylenmesi gereken bir gerçek.