Ne de güzel başlamıştı oysa 2012-2013 futbol sezonu. İlk maçımızı evimizde Geredespor ile oynamış 2-0 kazanmıştık. Daha sonra da evimizde oynadığımız tüm maçlarda rakiplerimizi dize getirmiştik. Hem de hiç gol yemeden.
İkinci yarı başladı, sahamızda yendiğimiz tüm takımlar adeta bir bir intikam alır gibi yenmeye başladılar bizi. Önce Geredespor beşledi, ardından da İskilip yendi. Bunlara ilaveten bir de kendi evimizde ilk yenilgimizi aldık. Hem de 4-1 gibi açık bir farkla Adliyespor’a karşı.
Aslında ben ilk yarının son maçı olan Yahşihan maçından beri takımda bir düşüş olduğunu gözlemliyordum. Bu düşüş çok hızlı bir şekilde sürüyor. Oyuncularımız, maşallah 10 gün boyunca Antalya Belek’te paşalar gibi dinlenmişler, ara sırada zevk için gazozuna maç yapmışlar. Yoksa, kamptan dönen bir takım bu kadar kötü olur mu?
İskilip Belediyespor maçına gitmedim. Ancak, internet kanalıyla sonuçları izlemeye çalıştım. İlk yarısı 1-0 İskilip Belediyespor’un lehine sonuçlanan maçı 2-1 kaybettik. Yani Sorgun Belediyespor’da kan kaybı devam ediyor. Ne oldu, nasıl oldu da bu takım böyle hızlı bir düşüşe geçti, anlamak mümkün değil. Giden oyunculara bakıyorsunuz, takıma büyük katkılar sağlayan oyuncular değil. İlk yarıdaki sonuçları bu oyuncularla almışız. Öyleyse bu demek oluyor ki, Sorgun Belediyespor, kendi evinde seyirci baskısı ve rakip takımların ‘’burada maç kazanamayız’’ düşüncesi ile maça çıkmaları sayesinde, içerdeki maçlarını kazanmış. Zaten dışarıda da daha siftah bile yapamamış.
Bildiğimiz kadarıyla ligler ilerledikçe de, oyuncular form tutar. Bizimkiler ise tam aksine gittikçe formdan düşüyorlar. Ben bu form düşüklüğünü iyi antrenman yapmamalarına bağlıyorum. Belki bundan sonra Feridun Dündar’la daha iyi çalışırlarda, bir an önce form tutarlar. Tabii oyuncular formsuz olunca, bu sonuçlarda kaçınılmaz oluyor. Bizim ligde bulunan tüm takımlar ara transferde 3 er, 4 er futbolcuyla takımlarını güçlendirirken, biz bir oyuncu bile alamadık. Alamazdık, çünkü, ekonomik durumumuz buna elverişli değildi. Bunlara bir de, sanki çok büyük başarılar elde etmiş bir takımın oyuncuları ve teknik kadrosuymuş gibi, her gün yönetimin kapısına dikilip paralarını istemeleri yok mu, ben bunun da alınan sonuçlarda etkili olduğunu düşünüyorum. 3 yıldır bu ligde oynuyoruz ve hiçbir yıl oyuncular bu kadar paragöz olmamışlardı. Paralarını istemekte tabii ki haklılar, ancak bunu her gün yönetimle yüz yüze gelerek yapmaları hiçte doğru değildi. Şimdi biz bu oyunculara ‘’Ne çaldınız elimize ki, ne çalalım yüzünüze’’ dersek haksız mıyız?
Siz Yahşihan’ı bile yenemediniz. Siz Geredespor’dan 5 yediniz. Güya rakibiniz olarak gördüğünüz Adliyespor sizi dörtledi. İskilip gibi bir takıma bile yenildiniz. Beyler sizler hiçbir şeyi hak etmediniz. Bunu unutmayın ve hemen kendinize çeki düzen verin. Bu ana kadar suçladığınız teknik kadro gitti. Başınızda yeni bir teknik kadro var. Artık buna da suç bulamazsınız sanırım. Taraftarın sabrını zorlamayın. Üzerinizdeki formayı terinizle ıslatın ve alacağınız paraları hak edin. Bu ilçede kimse sizin kara gözünüze, kara kaşınıza hayran değil. Sizler Sorgun’u temsil ediyorsunuz. Bu ilçenin halkını temsil ediyorsunuz. Kafanızı yastığa koymadan önce bir düşünün. ‘Ben ne yaptım, ne yapıyorum, daha iyi neler yapabilirim’ diye. Haydi artık biraz canlanın. Sizi böyle eleştirenleri utandırın. Beni utandırın. ‘’Bizler böyle futbolcuyuz’’ diyerek karşımıza çıkın. Teknik heyeti götüren rüzgarı karşınıza almayın, arkanıza alın. Unutmayın, bu rüzgar hep aynı yöne doğru esmez. Bir gün mutlaka size doğru da döner.