Bölgesel Amatör Lig 6. Grupta Yozgat’ı temsil eden Sorgun Belediyespor 3 yıldır mücadele ettiği Bölgesel Amatör Lig’de bu kez iyi bir başlangıç yaptı.
2010-2011 yılında ilk kez katıldığı bu ligde, ilk maçını deplasmanda Amasya Üniversitesi Gençlik ile oynayan ve 1-1 berabere kalan Sorgun Belediyespor, geçtiğimiz yıl da Nevşehir ile deplasmanda karşılaşmış ve o maçtan da beraberlikle ayrılmıştı. Bu kez kendi evinde Bolu Geredespor ile karşılaşan Sorgun Belediyespor geçtiğimiz yılların aksine iyi bir oyun ve galibiyetle lige merhaba dedi.
Sorgun Belediyesporlu yöneticiler, bu yıl gerçekten iyi bir takım kurdular. Takım içerisinde Süper Lig deneyimi olan, milli formayı giymiş oyuncular var. Böyle olunca ortaya iyi futbol ve iyi sonucun çıkması çok doğal.
Sorgun Belediyespor her ne kadar Gerede maçını iki farklı kazansa da, ben hala takımın tam oturduğu kanısında değilim. Bu takımın bir makine düzeni içerisinde tıkır tıkır futbol oynaması için en az 3-4 haftaya daha ihtiyacı var. İşte bu 3-4 hafta içerisinde hedeflenen puanlar toplanabilirse, inanın şampiyonluğa giden yolda aracımız arıza yapmadan finişe ulaşabiliriz.
Gerede maçında kalemizde Soner oynadı. Soner çok deneyimli, milli olmuş bir kaleci. Kalede güven veriyor. Ancak defansla tam bir uyum sağlanamamış. Buna da zaman gerekli. Bu maçta da kendisine fazla bir iş düşmedi. Geredespor tüm maç boyunca iki pozisyon yakalayabildi. İlk yarının 10. dakikasında yakaladıkları bir pozisyonda top direkten döndü, bizim atağımız başladı ve üç pasla ceza sahasına girdik, Ziya’da güzel bir vuruşla topu filelere gönderdi.
Maçın ikinci yarısında da sadece ve sadece bir pozisyon yakaladılar, onu da değerlendiremediler.
Defansımız iyi sayılır. Biraz daha birbirleriyle konuşarak oynarlarsa daha da iyi olacaklarına eminim. Sol kanatta Gökhan hem saha içi hem saha dışı ağabeyliği ile takımı toparlıyor. Kamil, Yücel ve Yunus geçtiğimiz yıl bir arada oynadıkları için birbirlerine oldukça alışıklar. Defansımızın önünde oynayan Abdulkadir’i ben çok beğendim. Dinamo gibi çalışıyor. Hanifi ile de iyi anlaşıyorlar. Benim Abdulkadir’den beklentim takımı biraz daha hızlı atağa kaldırmasıdır. Bunu yapabilirse takımımız çok gol pozisyonuna girebilir. Hem Hanifi, hem Abdulkadir aralara iyi paslar atabiliyorlar. Gökhan önünde oynayan Rıdvan veya Serdar’ı iyi kaçırıyor. Özellikle defansın ardına attığı toplar çok etkili oluyor. Sağ kanatta Kamil ile Ziya’da iyi anlaşıyorlar. Ziya çok koşuyor, iyi basıyor ve iyi mücadele ediyor. Ancak ilk yarının son dakikasında yakaladığı pozisyonda kendisi gol vuruşu yapmaya kalkmasa sağındaki arkadaşına pasını atsaydı, Gerede’nin işi ilk yarıda bitmiş olacaktı.
Rıdvan, Engin, Raşit bu maçta üçlü forvet gibi oynadılar. Rıdvan sol kanatta oynamasına rağmen içeriye fazla deplase oluyor. Kanatlardan bindirmelerde iyi ortalar keserse daha etkili olacağına eminim. Çünkü Rıdvan ayaklarına hakim bir oyuncu ve topu da iyi kullanıyor.
Engin, Raşit’in arkasında oynuyor. Hemen tüm pozisyonların içinde Engin’i görmek mümkün. Geçtiğimiz yıl oynadığı takımda 22 gol atmış. Her pozisyonun içinde olan oyuncunun 22 gol atmasından daha doğal bir şey olamaz. Ben Engin’den bu sene de en az 20 gol atmasını bekliyorum.
Raşit’e gelince, geçen yıldan daha iyi. Forvette etkili. Son vuruşlara biraz daha çalışması gerekli. Attığı golü beğendim. İyi yükseldi ve kafayı da iyi vurdu. Ancak bu golü hazırlayan Taner’i de unutmamak gerekli. Kaptan Kamil’in yerine giren Taner içeriye öyle güzel kesti ki topu, kaleciyi aşan top Raşit’in kafasıyla buluştu, o da golünü kaydetti.
Taner bu yıl iyi şeyler yapacak gibi görünüyor.
Serhat, antrenmanlarda daha iyi bir performans sergilerken, ben bu maçta sahada yıldızlaşabileceğini düşünmüştüm. Ancak beklediğimi bulamadım. Sanırım o da takıma uyum sağlamaya çalışıyor. İlerleyen haftalarda daha da iyi olacaktır.
Atom Karınca Serdar, yine bildiğimiz gibi. Serdar ile Gökhan da çok uyumlu oynuyorlar. Serdar sürati ile defans oyuncularının başını ağrıtacağa benziyor. Geçtiğimiz yıl sol kanattan müthiş bindirmeler yapan Serdar, aynı performansını bu yıl da sürdürüyor. Ancak bu kez takımda o kadar çok kaliteli oyuncu var ki, forma adeta aslanın ağzında. Formayı bir kapanın bir daha bırakacağını sanmıyorum.
Önümüzdeki hafta Ankara’da Adliyespor ile oynayacağız. Adliyespor bu hafta Akyurt Belediyespor’u yendi. Bizim hedefimiz o maçtan da üç puanla ayrılmak. Ardından hemen kendi evimizde İskilip Belediyespor ile oynayacağız. Bu üç maçtan 9 puan alırsak, 4. hafta Zonguldak Kömür deplasmanına çıkacağız.
Kulüp yönetimi ilk maç için 500 er lira galibiyet primi verdi. Üç maçtan 9 puan çıkarmaları durumunda primlerin ikiye katlanacağını açıkladılar. Şimdi tüm gözler bu üç maça çevrildi. Birini kazandık, kaldı ikisi.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Kanal 67 televizyonunda Zonguldak Kömür ile Kozlu Belediyespor’un yöneticileri bir spor programına katılmışlardı. Orada aynen şu konuşmalar geçti. ‘’Tam istediğimiz gibi bir gruba düştük. Elimizle grubu yapmak istesek ancak bu kadar yapabilirdik. Bu nedenle biz şampiyonluğun Zonguldak dışına çıkmasını istemiyoruz Biz olamazsak, Zonguldak Kömür olsun’’ şimdi bu sözden ne anlam çıkarılması gerektiğini, hiçbir yorum yapmadan sizlere bırakıyorum.
Üç puanlı günler bizlerin olsun. Şen ve esen kalınız.