Dün karne günüydü. Binlerce öğrenci 15 gün sürecek yarı yıl tatili için karnelerini aldılar.
    Yarım dönemlik zamanda eğitimde ortaya koydukları performansları -tabi ailelerinkiyle birlikte- karnelerine yansıdı.
    Şimdiki karnelerin pek değeri yok aslında gözümde.
    Eğitim sistemine bakınca karneye düşen notun ehemmiyetini görmüyorum.
    Nasıl olsa geçecek öğrenci diyorum, notun değeri her zaman sıfır düşüyor gözümde.
    Ama asıl olan karnelerini alan öğrencileri Yozgat’ta nasıl bir geleceğin beklediği.
    Ülkede gelecek yok ki, Yozgat’tan nasıl bahsedebiliriz karamsarlığı düşmesin kalbinize.
    Karamsar olmadığımı bilirler beni tanıyanlar Yozgat adına.
    Ama bir görünen köy var…
    O köyü görmek, o köyde yaşananları fehmetmek için kılavuza gerek yok.
    Yozgat göçüyor arkadaşım…
    Hemde öyle böyle değil, ilçe ilçe göçüyor…
    Nasıl mı?
    Bu gün haber sayfamızda gündeme de taşıdık, TÜİK 2009 ve 2010 yıllarına ait nüfus hareketlerine dair verilerini açıkladı.
    Türkiye nüfusunun illere göre dağılımında Yozgat’ın verilerinin bir hayli düşündürücü olduğu gerçeği çıkıyor ortaya.
    Eminim meslektaşlarımın gözünden kaçmamıştır göçen Yozgat.
    2009-2010 yıllarında Yozgat’tan kaç kişi göçüp gitmiş biliyor musunuz?
    Tamı tamına 11 bin kişi.
    11 bini istediğiniz gibi yorumlayın.
    100 nüfuslu 110 köy,
    2500 nüfuslu 4 belde,
    Ya da Yenifakılı, Çandır, Kadışehri büyüklüğünde iki, üç ilçe…
    2 yılda bu kadar insan nasıl oldu da göçüp gitti değil mi?
    Adrese Dayalı Nüfus Kayıt sistemi uygulanmadan önce Yozgat’ın genel nüfusu 650 binlerdeydi.
    Nüfus kayıt altına alınınca çıka çıka 487 bin çıktı.
    Eyvah dedik ama çabuk unuttuk.
    Sanırım önceki nüfusların şişirme olduğu varsayımını gerçekçi bulduk, fazla ses çıkarmadık.
    Ama sarsıldık…
    Bir anda 100 küsür bin nüfus bir den kaybetmek kan kaybetmek gibi bir şey.
    Nüfus şişirme dediler inandık, gerçek nüfus ortaya çıktı, aslında göç möç yok dediler amenna dedik.
    Şimdi ne diyeceğiz, ya da nasıl bir izahat olacak…
    TÜİK açıkladı 2009’un başında Yozgat’ın nüfusu 487 bin 365 iken 2010 yılı sonu itibari ile 476 bin 96 kişiye düşmüş.
    Aradaki farkı görüyor musunuz?
    İnsanın dudağı uçukluyor bu rakamı görünce.
    Buna ne yorum bulacak acaba çok sevgili siyasetçilerimiz.
    TÜİK, yani devletin resmi kurumunun kayıtlarından yansıyanlar bunlar. 
    Şişiren de olmadı, patlatan da…
    Bu demek oluyor ki Yozgatlı çekip gidiyor.
    Gidiyor abi, bavulunu sırtına yüklenen başka diyarlarda arıyor geleceğini.
    Yozgat’ta doymanın, Yozgat’ta yarınlarının aydınlanmayacağının umutsuzluğuna kapılanlar çekip gidiyor.
    Ne acı bir durum…
    Evet evet acı.
    Askerden döner dönmez babamın teklifi yurt dışına gider misin olmuştu.
    Öyle ya, akrabaların çoğu oralara gitmiş yerleşmiş.
    Yıllar önce kendi de çekip gitmiş İstanbul’a, işsizliğin ne demek olduğunu biliyor sonuçta.
    Keyfinden gitmedi herhalde bu insanlar hiç bilmedikleri yaban ellere.
    Bir yarımız yurt dışında diğer yanımız ülkenin bilmem neresinde.
    Ama giden bakmıyor bir kere gerisine.
    Kim bilir belki vefasızlık belki de yaşanan karanlık günlere dönüp bakmamak.
    Giden gidiyor, kalan sağlar bizim mi?
    Kalan sağ mı ki acaba, psikolojimiz bozuk, umutlar soluk, geçimin adı yardım kuyruğu, iş asgari ücreti bulan zengin,
    Böyle bir düzen olur mu…
    Fabrikalar kapalı, istihdam kapıları daraldıkça daralmış!
    Hafta sonları bu kadar iç karartıcı sözü bir arada kullanmamaya çalışıyorum ama olmuyor olmuyor olmuyor…
    Bir kentten 11 bin kişi göçüp gitmişse bir yerler kangren olmuş, mekanizma çalışmıyor demektir.
    Buna rağmen bir mazeretiz var mı…
    Mazeretlere karnımız tok diyeceğim ama açıkçası pek de güvenemiyorum.
    Ne söyleseniz yutuyoruz, eminim 11 bini de yutarız!
    Her şeye rağmen iyi tatiller Yozgat.