BİSİKLET tamirciliği yapan İsmail Kuraner ile 'herkesin haberini yaptın, bir benim haberimi yapmadın!' serzenişi ile tanıştık.. Daha doğrusu, ahşap oymacılığı ve diğer el sanatları çalışmalarının da olduğunu o günlerde öğrendim.. Sonrasında şimdi Yozgat Belediyesi'ne ait Divanlıoğlu Konağı altında ahşap oyma sanatını devam ettiren Hakan Akçinlioğlu ile tarihi Askerlik Şubesi binasının maketini yaptığı dönemde karşılaştık.. Aydıncık ilçesinde 1980'li yılların başlarında henüz ilçelik unvanını almadığı dönemde tesadüfen yarı değerli taşlarla karşılaştım.. Sonrasında birden fazla haberini yaptım.. Şimdilerde o değerli taşlar, kınalı eller tarafından işlenip, takılar, süs eşyaları yapılıyor.. 
Sorgun ilçesinde çinicilik, Yozgat Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslarda çeşitli el sanatlarının yanında öne çıkan 'Kitre Bebek' ve kağıt atıklarından imal edilen 'sepetler' ile daha niceleri.. Saraykent ilçesinde 'kilim dokuma' gibi daha nice turizm sektöründe pazar payı edinebilecek el sanatları ürünlerinin üretimi yapılıyor.. Sadece yapılıyor.. Bilen biliyor.. Alan alıyor.. Birilerine hediye ediliyor.. Ötesi ise yok.. Ama olmalı...

PAZARA SUNALIM...
Ötesi de olmalı, diye düşünüyorum.. Düşünüyorum ama gücüm yetmiyor.. İmkanım yok.. Gücü yetenler, imkanı olanlar belki dikkate alabilir, düşüncesiyle paylaşıyorum, hayalimi.. Düşüncemi.. Olur ya.. Biri çıkar 'neden olmasın!' deyiverir.. Yapıverir.. Oluverir..  Yozgat'taki tarihi konaklardan birisi.. Şehrin merkezinde.. Mesala şimdilerde Su Tahsilat Bürosu olarak kullanılan tarihi eski Askerlik Şubesi.. Veya, Yozgat Müzesi'nin bulunduğu bölgedeki tarihi binalardan birisi.. Avlusu.. Bahçesi.. El sanatlarının imalatı ve pazarlama için tahsis edilebilir.. Burada ustalar el sanatlarına yönelik üretimi, satışlarını da yaparak uygulayabilir...
NE KAYBEDERİZ?..
Olmaz!. Olamaz!.. Diyenler de olabilir.. Saygı duyarım.. Dedim ya 'bu benim hayalim' diye.. Ama olursa ne olur?.. Dışarıdan gelen insanları bir kenara bırakıyorum.. Eşinizi.. Gelininizi.. Çocuğunuzu.. Torununuzu.. Aldınız yanınıza.. Gittiniz o görkemli tarihi yapının önüne.. Sergilenmiş, satışa hazır el emeği göz nuru eserler.. İçeriye girdiniz.. Dışarıda gördüğünüz eserlerin imalatını yapan ustalar.. Hanımlar.. Beyler.. Gençler.. Hikayelerini de dinleniz.. Hatta durup, ustalardan birisiyle.. Veya tezgahın başına geçip, özçekimler yaptınız.. Peki oradan kesenize uygun bir şey almadan gitmek olur mu?.. Olmaz.. Mutlak alırsınız, bir şeyler..Elbet bununla sınırlı değil.. Çekindiğiniz 'özçekimleriniz' sosyal medya hesaplarınızda.. Tıklayan.. Tıklayana.. Burası neresi?.. Çok güzelmiş!.. Gibi, daha nice sorular içeren yazışmalar.. Yapılan tanıtımlar.. Övgüler.. Değmez mi?.. Olmaz mı?.. Olamaz mı?...