Yozgat’ın en eski ve en modern ilçelerinden biri olan Boğazlıyan’a sık sık gidemiyoruz. Ancak zorunlu işimiz çıkınca gidip kısa ziyaretlerde bulunuyoruz. Bu defa da öyle oldu. Kısa bir ziyaretimiz oldu. Hani hem ziyaret hem ticaret cinsten…Sabahın erken vaktinde kalkıp düştük yollara. Atatürk yolu hem kısa hem de sakin olduğu için biz de bu yolu tercih ediyoruz.
Yol boyunca sohbet ediyoruz. Muhabbet tatlı yol uzun; Çakmak’ın o meşhur üzüm bağları mevkiine gelince Boğazlıyan Ovası gözüküyor. Aklımıza Araştırmacı Yazar ve şair Hakkı Yurtlu’nun şu dizeleri geliveriyor:
 “Her tarafın pancar ediliyor kar / Uzunlu’nun suyu uzunca akar,
Çakmak’ın bağları yüksekten bakar / Yazıya kuruldun sen Boğazlıyan!.”
Gerçekten de ilçe geniş bir yazıya (ovaya) kurulmuş konumda. Gelişmeye müsait, zengin toprak yapısı ve verimli ovalarıyla dikkatinizi çekiyor Boğazlıyan. Pancar ekimi, sanayisi, Şeker Fabrikası, Ofisi ve Kaplıcalarıyla tanıtıyor kendisini… Tabii ki ilçeye gelip de Kaymakam Kemal Beyi yad etmemek vefasızlık olur. Saygıyla rahmetle anıyoruz!
Önce Kaymakamlığa uğruyoruz. Müdürlerimizle görüşüyoruz. İkram edilen çaylarını yudumluyoruz. Sonra İş Adamı gönül dostu ve misafirperver kardeşimiz: Boğazlıyan Eğitim Kültür Sanat ve Gelişim Derneği Başkanı Kamil İlhan Beyefendi ile birlikte de Devecipınar Muhtarını ziyarete gidiyoruz. Devecipınar Belediyelikken muhtarlığa dönüşmüş büyük bir kasaba. Köyün gurbetcileri (Almancıları) meşhurmuş, muhtar Ahmet Ünalar bize Türk kahvesi ikramında bulunuyor. 
Cuma Namazı için Boğazlıyan’a döneceğimizi bildirip Devecipınar dan ayrılıyoruz. Merkez Camii çevresinde biraz dolaşıyoruz. Boğazlıyan İmam Hatip öğrencileri Kermes düzenlemiş buna bağlı cami çevresinde bir hareketlilik yaşanıyor. 
Cuma sonrası Boğazlıyan Haber Gazetesini ziyaret ediyoruz. Murat Karabacak, Mustafa Doğan ve Gökhan Doğan kardeşimiz bizleri sıcak karşılayarak kapılarını ve gönüllerini açıyorlar. Çay – yemek ısrarlarını bir yere davetli olduğumuzu belirterek geri çeviriyor hasret gideriyoruz. Yılların hasreti ve özlemiyle onları kucaklayıp gazeteden ayrılıyoruz.
Boğazlıyan İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı Mikayil Demir kardeşimiz bizi işyerine davet ediyor. Yemek hazır çabuk gelin diyor. Kardeşleri dostları toplanıp Mikayil Kardeşimizin mekânını şenlendirmişler. Kısa bir İmam Hatip muhabbeti ve siyaset değerlendirmesi yaparken “Boğazlıyan Tavası” tabir ettikleri fırından çıkmış sıcak bir yemek getiriliyor. Benim tavukla yaptırdığım tepsili yemeğe benziyor ama, onlar bunu seçilen ve tercih edilen koyun- kuzu etiyle yaptırmışlar. Lezzeti harika nefis bir yemek çıkmış ortaya…Tadını unutmayacağımız güzel bir ikram eşliğinde muhabbetimiz devam ediyor.
Hoş ve unutulmaz muhabbetin ardından müsaade istiyoruz. Arkadaşlarımıza teşekkür ederek Mikayil Demir Kardeşimizin isyerinden ayrılıyoruz. İstikamet Boğazlıyan eşrafından işadamı kadim siyasetçi Bayram Eroğlu Ağabeyimizin mekanı… Çok katlı görkemli bir iş merkezinin üs katında mütevazi ofisinde dostlarıyla sohbet ederken buluyoruz Bayram Eroğlu’nu… Kendine has mütevazi hoş bir ofis tahsis etmiş, dostlarını burada misafir ediyor ve tatlı sohbetiyle size geçmişini anlatıyor. Yozgat valilleri ile çekilmiş samimi fotoğraflarına bakıyorum. Belli ki siyasetin her kademesinde görev almış. Çay ve tatlı ikramı ile eskilerden dostlarından söz açıp koyu bir muhabbete dalıyoruz. Dolaylı olarak bizi de tanıyor. Söz uzayınca teşekkür ederek oradan da ayrılıyoruz.
Yolculuğumuz Yozgat Atatürk Yolu istikametinde devam ediyor. Çakmak ’ın Bağlarında durup bir yudum su içiyor Boğazlıyan’a yine kuş bakışı yaparak veda ediyoruz güzel dostlarımıza...