Adalet Bakanlığı tarafından yapılan bir düzenleme ile bazı adliyeler kapatılıp, yakın bölgelerdeki adliyelere bağlandı. Bu doğrultuda da Kayseri'nin Felahiye ilçesindeki adliye binası kapatılıp, bu ilçe halkı adli konularla ilgili olarak iş ve işlemlerini Boğazlıyan Adliyesi'nden yürütecek.
Kıyamet koptu...
İlgilisi, ilgisizi neredeyse tüm Kayseri'li ayaklanacak, her gün yeni bir açıklama, tepki. Eylemler bir taraftan...
Ne oldu?...
Kayseri'nin Felahiye ilçesi halkı adli iş ve işlemlerini Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesindeki adliyede yaptıracak, olan bu...
Peki bunca tepkiye, bunca eyleme rağmen kararın değişmeyeceğini Kayseri'li bilmiyor mu? Elbette biliyor ama buna tepki göstermemesi halinde arkasından daha yenilerinin gelebileceğini biliyor, onun önüne geçmek üzere tepki veriyor, üstelik yargı kararına rağmen...
Bu bir politikadır. Kayseri'li elinden kaçanı ''Belki tekrar alırım!'' düşüncesiyle birlikte, ''Bu gitti başkası da gitmesin!'' anlayışını da ortaya koyup, hareketini, tavrını belirliyor.
Peki biz ne yapıyoruz veya bugüne kadar ne yaptık?...
Yozgat'ta iktidar partisinin, muhalefet partilerinin teşkilatları yok mu?...
Sivil toplum örgütleri nerede ki; bugüne kadar gidenlerin arkasından sadace ''Beyaz Mendil'' sallanmaktan öte ne yapıldı, ne yaptılar?...
Bugün ''400 Yatak Kapasiteli Araştırma ve Uygulama Hastanesi'' hakkında, temelinin ne zaman atılacağı konutusunda, temelinin biran önce atılması için tek kelime dahi etmeyenler, önümüzde önce Ramazan, arkasından da Ramazan Bayramı kutlaması olacak. İşte o zaman nasıl birbiri ardından, ''İnternet'' kaynaklı demeçleri patlacaklar, görün, görün de sonra karar verin...
Resmi ve özel günlerde sayfalar dolusu demeçleri verenler, Yozgat'ı ilgilendiren konulara gelyince ''Suspus'' olmaları nedeniyle, Yozgat hergeçen gün eriyor, yok olmaya devam ediyor.
Yozgat bu suskunluk nedeniyle yenilerine kavuşmadan, mevcutlarını kaybediyor.
Kayseri'linin vermiş olduğu tepkiyi ''Yersiz bulanımız'' az değil, ''Ne olmuş yani!'' diyenlerimizde çok fazla. Ancak, durum sanıldığı kadar basit değil.
Dün biz Bira Fabrikası kapatılırken eğer sessiz kalmasaydık, arkasından Orman işletmeyi, Köy Hizmetlerini, Ağaçlandırma Bölge Müdürlüğünü, Toprak Reformu Bölge Müdürlüğünü, Pınar'ı da kaybetmeyebilirdik. Şeker fabrikasının kapanması tartışmaya bile açılmazdı...
Ama biz sustuk...
Hatta çoğunluğumuz, ''Kapansın, bir pislik temizlenmiş olur!'' anlayışını bile düşünmeden söyleyebilenlerimiz bile oldu...
Bira fabrikasının kapanmasının ardından gelen ilk iki yıllık süreç içerisinde kaç esnaf kapısına ''Kara kilit astı?'' sorusunun yanıtını Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Uğur Bektaş versin...
Kayseri'li kendisine sahip çıkıyor. Elinden kaçanın gelmeyeceğini bildiği halde, diğerinin kaçmaması için mücadele ediyor...
Ya biz!...