Önceki gün ajanslara iki ayrı haber düştü, yeni teşvik kanunu ile ilgili. Birisinde yeni teşvik paketinin açıklanmasının ardından girişimcilerin, Güneydoğu’daki Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) yatırım yapmak için adeta sıraya girdiklerinden bahsediyor, diğer haberde ise, ABD’de temaslarda bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın, Pepsi, 3M ve Kimberly-Clark şirketlerinin yeni teşvik sistemindeki imkanları değerlendirmeyi düşündüklerini duyurduğunun altı çiziliyor.
Bir taraftan, ‘’Teşvik’’ talebinde bulunuyoruz, yatırım yapılmasını istiyoruz, diğer taraftan da ‘’Biz yan gelip yatalım, birileri de gelsin bize para verip, yatırım yapsın!’’ diye hayal kuruyoruz.
Yok böyle bir şey...
Yeni teşviklerin açıklanmasının ardından, teşvik kapsamına alınan ve yatırım talebinde bulunan iller, bölgeler birbiri ardına toplantılar yapıp, teşviklerden nasıl yararlanacakları konusunda değerlendirmelerde bulunup, yol haritilarını çizdiler, yatırımcıların bilgisine, ilgisine sundular, yatırımcılar bu bölgelerde yatırım yapabilmek için OSB’lerden tahsis talebinde bulundular, ama biz daha teşvik ile ilgili değerlendirmelerde bulunabilecek noktaya bile gelemedik.
‘’Bekleyen derviş muradına ermiş!’’ devri kapandı. Artık bekleyen dervişler muratlarına eremediği gibi, açlıktan nefesleri kokar hale geliyor.
Daha önce de gündeme getirdim, bir kez daha hatırlatma ihtiyacı duyuyorum, her ne kadar kimsenin umurunda olmasa da, kimseler dikkate almasa da, ‘’Tarihe not düşme’’ adına ısrar ediyorum; biran önce teşvik ile ilgili olarak kurumlar, kuruluşlar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri bir araya getirilip, teşvikten Yozgat’ın en fazla nasıl yararlanabileceği konusunda gerekli tespitlerin yapılıp, yol haritasının da belirlenmesi gerekir.
Aksi takdirde bizler yaya kalırız, ‘’Atı alan Üsküdar’ı değil, Fizanı bile geçer’’ haberimiz olmaz.
Peki bunu kimler yapacak veya yapmalı?...
Eğer böyle bir soru sorulma ihtiyacı duyuluyorsa, o zaman ‘’Yakın bu ili!, yansın alev alev’’, belki ‘’Küllerinden yeniden doğması için’’ sahiplenecek birileri çıkar.
Bu ilin Valisi, Belediye Başkanı, Sivil Toplum Örgütlerinin yöneticileri nerede?...
Bu ilde söz sahibi olmak, lider olmak için siyasi partilerde, belirli meslek kuruluşlarında bir yerlere gelmeye çalışanlar nerede?...
Seçerek, Başkente gönderdiklerimiz Ankara’nın havasına alışmış, yoklar buralarda, Türkiye politikasının eteğinden tutmuş, gidiyorlar.
Onlardan vazgeçtik de, ‘’Nerede?’’ sorusuna ‘’Burada!’’ diye karşılık verecek birileri mutlak kalmıştır, diye düşünüyorum.
Yozgat’ın, teşviklerden yararlanabilmesi, yol haritamızın biran önce hazırlanıp, ilan edilmesi gerekir. Yapılacak, bir çalışma ile yabancı firmların Yozgat’ta yatırım yapabilmeleri konusunda gerekli altyapı oluşturulabilir. 
Zira, Yozgat Türkiye’nin merkezinde bir il. Avrupa ve Asya bölgelerine buradan ihracat yapmak daha kolay ve ekonomik. 
Bunları dikkate aldığımızda, geriye ‘‘Nerede?’’ sorusuna ‘‘Burada!’’ diye yanıt verebilecek isimler kalıyor ki; onlarda çıkacaktır.