Vatandaş beyanıdır!
İyi dinlene.
Kulak verile.
Dikkate alına.
Cumhuriyet Alanı’nda belediye aşure dağıtıyor.
Malum Muharrem ayı.
Vatandaşın ilgisi ve alakası yoğun, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşın derdi bir tabak aşure alabilmek.
Bu kadar kalabalık bir araya birikir de siyasiler yerinde durur mu?
Hemen yanaştı alanın dibine bir görüntülü ve sesli propaganda aracı.
Bu araçlar değişik bir şey. Yozgat ilk kez bu seçimlerde gördü bunları.
Bir römork üstünde iki tarafı ekranlı bir stant ve tepelerinde hoparlör var.
Görüntülü ve sesli propaganda yapıyor AK Parti’ye ait bu araç.
Araçtan bir ses yükseliyor “Barış, dostluk, kardeşlik var” diyor.
Birkaç cümle daha sarf ediyor ve sonunda ‘Sen, ben yok, biz var. Türkiye var” diyerek tamamlıyor reklam filmini.
İşte o esnada alt yazı gibi önümden kayan bir vatandaşın dilinden şu sözcükler dökülüyor.
“Kan var, göz yaşı var, kavga var, ayrışma var!”
Sonra yönünü bana dönüyor ve ekliyor: “Bu kadarda insan kandırılmaz ki, enayi yurduna konmaz ki! Birlik mi kaldı, dirlik mi?”
Amca dertli, ekliyor: “Bizim gibi saf insanları nasıl kandırırız onun derdindeler. Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Ülkenin güneydoğusu ateş çemberi bunlar yine yeşil çimler üzerinde uçurtma uçuruyor…”
AK Parti’ye fena sallıyor. Fena yükleniyor.
Benim onu dinleyecek zamanım ve ruh halim olmamasına rağmen konuşuyor, anlatıyor, ekliyor.
Beni tanımıyor, bilmiyor ama yanımdaki gazeteci abimin, gazeteci olduğunu bildiği için konuşuyor ve mesaj veriyor.
Açılım anlatıyor, çözüm sürecini gündeme getiriyor, Ankara’da patlayan bombalarla ilgili analizler yapıyor.
Hatalı politikacıların hatalarını ve ülkede açtıkları derin tahribatları bir çırpıda unutturmaya çalıştığını ve seçmenin enayi yerine konduğunu söylüyor.
Bu tür reklam ve propagandaların gerçek hayatla bağdaşmadığını ve kandırmaca olduğunu iddia ediyor.
Sonra diyor ki “Vatandaşları kandırıyorlar”
Bizde diyoruz ki “E, seni kandıramamışlar işte boşver”
Tekrar yanıt veriyor ve diyor ki: “Sorma, iki kerede beni kandırdılar. Ama bir daha kandıramazlar”
Tüm bunları neden yazıyorum?
Yozgat’tan bir seçmen profilini ortaya koymak adına.
İşte Yozgatlı seçmenin bir kısmı siyasete böyle bakıyor ve siyasileri bu açılardan eleştiriyor.
Bunun tam zıttını ve tersini düşünen seçmen yok mu ?
Elbette var ve sayısı da bir hayli fazla.
Onlarda diğer adaylar ve partilerin sloganlarına aynı itirazı yapıyor, tepkiyi gösteriyor.
Tüm bu dışa vurumlar ve eleştiriler, sandıkta hangi partinin lehine, hangisinin aleyhine yansıyacak merak konusu ise işte bu.