Kendine ceza mı vermek istiyorsun insanoğlu? Bir nanköre gönül ver, bir nankörle dost ol, bir nanköre yap fedakârlıklarını…
Kısacası hem ver hem kötü ol. Ondan sonra otur karar ver, kendine mi kızmalısın değmeyeceğini bildiğin halde, o kişilere yaptıkların için, yoksa onlara mı kızmalısın nankör olduklarını bildiğin halde, kendinden verdiklerine teşekkür etmedikleri için?
Yok insanoğlu yok kendine yapacağın büyük haksızlık olur, bir nankörle vakit geçirmek, bir nanköre kendini ifade etmeye çalışmak, bir nanköre verdikçe vermek…
Öyle olduğunu hissettiğin kişilere sırtını dönmek için bekleme çünkü bir gün onlar sırtını döndüğünde sen en çok kendine kızacaksın, “değmeyeceğini bilmiyor muydun?” diye…
Verme bir nanköre cebindeki son paranı, borçlu çıkarsın. Verme bir nanköre vaktini, “menfaati vardı ki yanımdaydı” sözünü duyarsın. Verme bir nanköre gözyaşlarını “şizofrendi, deliydi” laflarını duyarsın.
Verme bir nanköre emeğini “benim için ne yaptı ki…” sözünü duyarsın.
Sevgi eker nefret toplarsın. Yollarına gül döşer de kendi yürüdüğün yollarda taşlardan yürüyemezsin. Nanköre verme sırrını, birin yanına beş katılmış halini duyarsın. Kısacası, nankörle çıkma yola, iyilik yapar kötülük bulursun.
Üçüncü kişiler bilmez kimin haklı kimin haksız olduğunu, sonunda iyi niyetine karşın senin çıkar adın nanköre, yalancıya…
Olabildiğince uzak durmalı böyle insanlardan, ne dost olmalı ne de düşman. Görmezden gelmek ve Allah’a havale etmek en güzeli olmaz mı sizce de?
Duvar yapıldıktan sonra duvarcı unutulur. (Çin Atasözü)
Nankörlük zayıf insanların işidir. Kudretli insanlar içinde asla nankör olana rastlamadım. (Johann Wolfgang von Goethe)
Kişilerin nankörlüğünü ve vefasızlığını hayatınızla ödediyseniz dünyanın en iyi insanlarından biri sizsiniz. (Berrin Korkmaz)
Nankörlük sevginin mezarıdır. (François de La Rochefoucauld)
Toprak, nankör bir adamdan daha kötü bir şey yetiştirmez. (Ausonius)