Hikayemiz hikayeden değil en yaşanmışından.
Yeri ve zamanı çok uzak değil.
Yer Bozok Yaylası, yani bizim diyarlar, Yozgat!
Zaman, o da çok uzak değil, bir bilemediniz iki gün öncesi.
Mekan; Saraykent İlçesi Çiçekli Köyü...
Gelelim mevzuun yaşanmışlıklardan oluşan hikaye bölümüne.
SÜRÜYE DALAN 8 KURT...
Kurt, dağların özgür canlısı.
Heybetine sadece duruşu ile değil efsanelere ve Türk’ün ruhuna atfedilen benzerliği ile de hiç yabancı değiliz.
Kurtların günüydü Saraykent’te.
Çiçekli köyünde yabani hayvanların yoğun olarak bulunduğu alanda otlatıyordu çoban köyün sığır sürüsünü.
O sırada uzaklardan görüntü 8 kurt.
Görünmeleri ile sığırın içine dalmaları bir olur.
Çoban köpekleri ve çobanların gayreti ile kurtlar püskürtülür püskürtülmesine lakin mesele burada bitmez.
O panikle çobanlar köylüyü arar, ahali silahları kaptığı gibi rızkı kurda kaptırmamamın telaşı ile dağa çıkar.
Köye ilk çıkanlardan bir tanesi Çiçekli köyünden Ömer Işıksoy.
Ki, saldırının gerçekleştiği yere geldiğinde karşısında bulur kurtlardan birini.
KURDA ATEŞ ETMEDİ
Biraz önce sürüye saldıran kurtlardan birini görür görmesine ancak ateş etmez Ömer Işıksoy.
Neden etmez, isterseniz kendisinden dinleyelim:
- Bizler silahlarla dağa çıktıysak kurtları öldürmek değildi niyetimiz. Onların bize zararından çok faydası var. Onlar olmasa eğer dağlarda, yabani domuzlardan geçilmez. Daha tehlikeli canavarlardan kurtlar koruyor bizi. Sadece kurdu izledim, geçip gitti...
Ne kadar ilginç değil mi
Sanki hayata dair bir ders, bir ibret, manası enteresanlıklar yüklü bir kıssa...
Az önce sürülere dalan kurtları vurmuyor köylü.
Kurt, doğası gereği karnını doyurmak zorunda. Ki, karşısına çıkan, yani yaşam alanı içine giren sürüden payını almak için deneme yapmış ama başarılı olamamış.
Fakat o sürünün sahipleri silahlarla çıktıkları dağlarda ateş etmeyerek, aslında dolaylı dostları olan kurtları öldürmek değil tedbir almakla yetinmiş.
Hayat bazen böyle değil mi?
İnsanların duruşları ve maksatları vardır.
Bazen maksat içte kalır, haberdar olmayız.
Bazen de maksat hasıl olur ancak niyet farklıdır.
Hayatta kimi zaman olumsuz, şer, zararlı, kayıp olduğunu düşündüğümüz olayların belirli bir süre sonra aslında olması gerekenin ta kendisi olduğunu anlarız.
"İyi ki olmamış" dediğimiz anlar bile olmuştur.
Kurt görünümlü "mertlik" midir, aradığımız yoksa "kuzu" görünümlü ihanet mi?
Mesele net, çizgi ince.
Tercih yine bizde, tıpkı Çiçekli Köyündeki kurtlarla sürünün karşılaşması ve köylülerin tetiğe basamayan iradesine hükmeden hakikat gibi...