Türk Milleti, beklenen gün doğacak
Kem talihin çözülecek bir gece
Biiznillah zulmeti nur boğacak
Ufuklardan süzülecek bir gece
Sabreyledin aylar, yıllar boyunca
Kudurdular itler kana doyunca
Mehter ile cenk çağrısı duyunca
Seni üzen üzülecek bir gece
Ehli olan aldığında işleri
Kâbus olur hayalleri, düşleri
Haraminin, eşkıyanın başları
Böcek gibi ezilecek bir gece
Dalaletin, hıyanetin, gafletin
Suçu ağır, cezaları pek çetin
Hasmı kimse memleketin, devletin
Üzerleri çizilecek bir gece
Okul yakan, cami yakan, ev yakan
Aramıza fitne, nifak, kin sokan
Bebeğe, askere kurşunlar sıkan
Kurşunlara dizilecek bir gece
Düşmanıysa bayrak ile ezanın
Adresidir görülmemiş ezanın
Yollarına hendek, kuyu kazanın
Mezarları kazılacak bir gece
Yola çıkar alpler kefen giyerek
Kur’an’ına, Resul’üne uyarak
Sonsuza dek değişmesin diyerek
Tarih baştan yazılacak bir gece
KENAN ÇARBOĞA/ SİVAS
BİR ANDA
Boncuk taktım bulutların saçına
Bel bağladım gölgelerin göçüne
Kendimi boşluğa attım bir anda
Zamanı eledim bir tutam kaldı
Sabrı süzdüğümde elde gam kaldı
Varımı yokluğa sattım bir anda
Irmağa dayandım, güne sarıldım
Her yanı ateşten göne sarıldım
Özümü toprağa kattım bir anda
Elim boğazımı sıkmaya vardı
Ölüm de, zulüm de elim kadardı
Ölümü elimle tuttum bir anda
Acer umutlarla kocaldım sonra
Dertleri yüklenip yüceldim sonra
Bilinmez yerlere yettim bir anda
KENAN ÇARBOĞA/ SİVAS
ÇIKARSA
Ne yapsın bu millet, bir iğdiş erden
Bir çocuk beklerken yedi çıkarsa
Elbette başını kaldırmaz yerden
Bey sandığı geda, gidi çıkarsa
Zalimin elinde kalınca naçar
Her zulme, zulmete kapılar açar
Mülk temelden batar, adalet kaçar
Haksızın ardında kadı çıkarsa
Umutlar bağlayıp talih kuşuna
Günleri yitirir boşu boşuna
Yıkılır dünyası, çöker başına
Kaplanın postundan kedi çıkarsa
Kullar yolsuzlukla yola gelir mi?
Düşünen beyinler ibret alır mı?
Kanuna, nizama güven kalır mı?
Adil bilinenler adi çıkarsa
Devşirme, vicdanda hile uyutur
Hepimizi bile bile uyutur
Devlet haramiyi elde büyütür
Gaflet ihanete dadı çıkarsa
Havuroğlu, bu hâl payidar olmaz
Yiğitler öcünü mahşere salmaz
Yok olur pislikler, zerresi kalmaz
Göğe Ergenekon odu çıkarsa