DÜN sizlere sahurlarla ilgili bir yazı yazdım ya, bugün de iftarla ilgili yazayım dedim.
Türkiye’de zaten artık yazılacak, söylenecek şeylerin azaldığının farkındayız.
Memleketimizde olan biten hadiseler bizleri üzse de, elimizden bir şey gelmediği için Allah’a havale ediyoruz.
Dünün sahurlarından bahsetmişken, dünün iftarlarından da bahsedeyim.
Dedesiyle sahur yapanlar, dedeleriyle oruç da açmıştır.
Bizim de anımız bir iftar anısıdır.
Yozgat’ta dün iftar öncesi sokaklara indim ve şöyle bir bakıverdim.
Yozgat’ta eski Ramazan halleri halen çarşı ve pazarımıza çok şükür hakim durumda.
Özellikle trafiğe kapatılarak, Yozgat’a ayrı bir güzellik katan Meydan Yeri Caddesi, buram buram Ramazan kokuyordu.
Fırınlardan yükselen pide kokuları...
Tavukçuların kızarttığı tavuklar…
Tatlıcıların sırayla dizdiği tatlı çeşitleri…
Hepsinin ilerisinde heybetiyle ayakta duran Büyük Cami…
Bir şehre nasıl bakarsanız öyle görürsünüz işin özü.
Yozgat’ta Ramazanlar önceden de böyleydi, yine böyle…
Fırına indim ve telaş içinde pide almaya çalıştım.
Elinde susam ve yumurtayla fırında kuyruk bekleyen abiler yine oradalardı.
Onlar bu geleneği devam ettirdikçe Ramazan ayını yaşamak daha güzelleşiyor.
SİGARAYLA AÇILAN ORUÇ
Ne kadar yanlış ve tehlikeli değil mi?
Sigara ile oruç açmak…
Sigara başlı başına bir yanlış zaten…
Lakin öyleydi dostlar.
Benim rahmetli dedem, orucunu bir bardak su ve sigara ile açardı.
Günde dört pakete yakın sigara içen bir insanın oruç tuttuğunu düşünün.
İftar saatine kadar saatli bir bombaya dönüşürdü rahmetli.
Bazen sudan bir sebeple bağırıp, öfkelendiğini gördüğümüzde, nedenin sigarasızlık olduğunu anlardık.
İftar saati yaklaştıkça biraz gevşer, lakin arada yine gerilirdi.
Akabinde ise top patlar, ezan okunurdu.
Dedem için beklenen an gelmiş oluyordu…
Eline bir bardak suyu alıp yudumladıktan sonra, yine besmele çeker ve sigarasını yakıverirdi.
Önce bir tas çorba içmesini istediğimizde: “Benim şu sigara olmasa, ben 6 ay da oruç tutarım, çorba ne ki on gün yemek yemesem mesele değil” diyerek reddederdi.
Sigarayı yarıladıktan sonra söndürür ve yemek yemeye işte o zaman başlardı.
Tabi yemeği bitirdikten sonra, sahur vaktine kadar sigara ve çay ikilisiyle baş başa kalırdı.
Rahmetli böyle yaptı, lakin siz sakın böyle yapmayın.
YARDIMLAR DOĞRU YERLERE
Ramazan ayında yapacağınız yardımların doğru yerlere yapılması gerekiyor.
Bu açıdan yardım yapmadan önce, yardım veya katkıda bulunduğunuz dernek veya vakıfın geçmişini iyi bilmeniz şart.
Sadece Ramazan ayında ortaya çıkanlara dikkat etmek gerekir.
Yardım yapacaksanız, yılın 12 ayında bu işi düzenli yapan, her işini yasal çerçeve içerisinde yürüten yerleri seçmeniz gerekmektedir.
Yozgat’ta da bu işi bu şekilde düzenli yürüten dernek ve vakıflar mevcuttur.
Hatırlatma gereği duydum.
Haydi selametle…